Hiç… yazısını arkadaşına e-posta gönder

Adınız :
Kimden : Kime :
Mesajınız :

Hiç…9 Ocak 2018, Salı

Bugün, yazımın başında, üç harflik bir kelime olsa da, bu kelime, hayatin özünü saklıyor aslında. Evet, çok karamsar bir kelime olabilir, son zamanlarda yüreğim de, mutsuz, huzursuz ve isyankar da olabilir. Ancak bu kelimeyi, gerçekten anladığımız, gerçekten doğru bir şekilde analiz ettiğimiz vakit, bu kelime, bize hüzün değil, aksine huzur verecek. 
Neden bilmiyorum ama biz, koca bir hiç olan hayatin içinde, her zaman ‘’her şey’’ olmak istiyoruz. Çok sağlık istiyoruz mesela. Her zaman mutlu olmak, hüsnü tanımamak, gerçekleşecek hayaller kurmak istiyoruz. Hiç bir dert uğramasın bize, her zaman neşe, sevinç olsun yürekte. Çünkü hiç olan hayata, çok fazla değer, çok fazla önem veriyoruz. Bırakamıyoruz kendimizi akıp giden zamana. Teslim olamıyoruz, bizi bizden daha iyi tanıyan Allah’a.
Yazılan senaryoyu, en kusursuz, en iyi ve en mükemmel bir şekilde, sahneye koymak yerine, senaryoyu sil baştan yazmak istiyoruz. Oysa dert, yazılan senaryoyu, sahneye çok güzel bir şekilde koymak ve sahur terk ederken, herkesi ağlatmak olmalı. İnsan nefes alırken, her yüreğe dokunmalı. Selam verecek insan her gönüle. Sevgi rüzgarı olup, ekilen bütün nefret tohumlarını silecek dünyadan.
Bir türlü olamazsak ta, kendimizi bir ‘’hiç’’ olarak gördüğümüz vakit, çok rahat edeceğiz aslında. Elin, yaptığı her bir iyi iş için, ‘’benim ilgim yok, her işi Allah yaptırdı’’ diyebilsek, hayra giden ayak için, “benim hiç bir alakam yok, beni o hayra gönderen Allah’’ diyebilsek, dilden düşen her sözü için de, Allah’a ait olduğunu, dilin, sadece aracı olduğunu düşünsek ve hata, günahları üstümüze alsak, ne bir ego kalır içimizde, ne bir kibir, ne bir sabırsızlık, ne bir öfke ve nede başka bir kirli düşünce.
Evet, biz farkında olmasak ta, biz bu dünyada, koca bir ‘’hiç’’ iz aslında. Sen bir hiçsin. Ancak, el, bize ait olmasa da, ayak, akıl, dil, yürek bize ait olmasa, bütün bunlar emanet olsa da, sorumluluğu sadece bize ait. Ayağın gittiği günah, bize ait. Dilin söylediği yalan, iftira, gıybet bize ait. Gözün gördüğü, kulağın duyduğu haram, yalnızca sana, bana, bize ait.
Kim bilir belki de, gerçekten hiç olup, her insanı sevip, her yüreğe dokunmak lazım. Gerçekten hiç olup, hayatın her gününe, her derdine, her acısına, her mutluluğuna eyvallah demek lazım. Ve belki de gerçekten hiç olup, ne yaşarsak yaşayalım, Allah’a şükür etmek lazım…