25 Haziran 2018

Hayır yapmak isteyenle fırsat


33 yaşında bir öğretmen adayı okurumuz mail yolu ile bana ulaşarak yaşadığı sıkıntıyı diye getirmiş.

Sakarya Üniversitesi Lisans ve Master eğitimini tamamlayan okurumuz YÖK'teki bir maddeden dolayı öğretmen olamıyormuş. Beden eğitim öğretmeni olmak için mücadele eden okurumuzun geçen yıl ataması çıkmış ancak Milli Eğitim Müdürlüğü atamayı iptal etmiş.
KPSS'den atama için geçerli notu olan okurumuz çıkmaza düşünce sorunu çözmek için Kıbrıs da bir okula gitmiş. Eğitim fakültesi ile denklik sağlayacak nitelikteki bu okul tabiî ki pahallı bir okul olunca elde yok avuçta yok misali okurumuz borç harç parayı denkleştirip 3 bin 200 Avroluk birinci dönem harcını yatırmış. Birinci dönem bitti ikinci dönem başlarken şimdi ekonomik anlamda iyice dana düşen okurumuz çaresiz kalmış. 'Bana bir eğitim gönüllüsü yardımcı olsa, bende şu okulumu bitirip öğretmen olarak atansam başka bir şey istemiyorum' diyen okurumuzun samimiyetine inandım.
Telefonunu yazmış aradım diplomaları, sertifikaları, okula ödediği harç parası kayıtları ile gazeteye geldi. Derdini birde yüz yüze anlattı. Hayrın, sevabın böylesi çok makbuldür. Umarım adı ve numarası bende saklı olan okurumuzun yaklaşık 10 bin lirayı bulan eğitim masraflarını bir hayırsever karşılar…

Hayvansever gözüyle köpek sorunu…
Sokak köpekleriyle ilgili gelen şikayetler ve bu doğrultuda yapılan çalışmaları zaman zaman sizlerle paylaşıyoruz. Hayvanseverler de bu soruna duyarlı yaklaşarak sokak hayvanlarının insanlara sıkıntı yaratmayarak hayatlarını sürdürmeleri için mücadele ediyor. Bugün bir hayvan dostu olan okurumuz Bahar Saner'in mail yolu ile bana gönderdiği yazıya yer vereceğim. Sokak hayvanlarıyla ilgili hayvanseverler olaya nasıl bakıyor, ne yapıyor? Hepsi bu yazının içinde yer alıyor. İşte o yazı:
'Sokak köpekleri ile ilgili en büyük korkumuz vicdansız kişilerce zehirlenebilecek olmalarıdır. Öncelikle işin insani boyutunu sonra kanuni meselesini anlatacağım. Şahsen İnsanın diğer hiçbir yaratıktan üstün yaratılmadığına inanıyorum. Yaratıcımız Kainatta yarattığı tüm varlıkları eşit yaratmıştır. Bu doğa ve Dünya hepimize ait olduğuna göre, ortak yaşam alanımızda bir arada yaşayabilmeliyiz. Biz insanlar hayvanların yaşam alanını ve doğayı sorumsuzca katlettiğimiz gibi, hiç düşünmeden her yer bizimmiş gibi hareket ediyor ve hem hayvanlara, doğaya ve kendi ırkımıza her türlü vahşiliği sergiliyoruz.
Köpeklerden korkulması gerektiğinin öğretilen bir şey olduğunu düşünüyorum. Köpeklerin yanınızdan uzaklaşmasını mı istiyorsunuz? Bir 'hoşt' dersiniz, o da olmadı mı su atarsınız giderler. Ayrıca köpekler insanlara tecavüz etmez, malını mülkünü gasp etmez, türlü çirkinlikler sergilemezler. Bu bahsetmiş olduğum tüm vasıflara İnsanoğlu sahiptir. Dünya da köpek saldırısı sebebiyle ölen insan sayısı yok denecek kadar azdır. Bu vakaların görülmesinin en büyük sebebi ise O köpeği yetiştiren sahibidir. Yani yine geldik İnsana... Emin olun o köpeklerin ve diğer tüm canlıların bizden istedikleri tek şey birazcık sevgi.
Meselenin kanuni kısmına gelecek olursak eğer 5199 sayılı Hayvanlarını Koruma Kanunu Sokak Hayvanlarının bakımını Belediyelerin üstlenmesi gerektiğini söylemiştir. Belediyeler Sokak köpeklerini bulundukları yerden alarak, kısırlaştırıp aşılarını yapıp tekrar bulundukları yere bırakmak zorundadır. Sizde zaten yazınızda bunu belirtmişsiniz. Ancak durum böyle olmuyor tabiki A Belediyesi sınırlarından alınan köpekler RM ye getirilip gerekenler yapılıyor. Köpeklerin nereden alındığına dair kayıt tutulmadan kafesler ayrılmadan burada tutularak daha sonra A belediyesinden alınan köpekler B Belediyesine bırakılabilmektedir. Kanun aldığın yere bırakacaksın ve sokak hayvanları besleyip. Gönüllüler ile işbirliği içerisinde olacaksın diyor. Köpeklerde bir hiyerarşi vardır. Mevcutta bulunduğu interland'ın dışarısında kolay kolay yaşayamazlar çünkü her bölgenin sürü köpekleri vardır ve diğerlerini barındırmazlar. Kanunun da bu şekilde geliştirilmesi bu sebepledir. Çözüm biz hayvanseverlerce Her belediyenin Rehabilitasyon merkezinin olması ve hayvanların kısırlaştırılıp bulundukları alana bırakılmasıdır. Bu üremenin de önüne geçecektir. Barınaklar ölüm kampıdır.
Yüzlerce köpeğin açlık, sefalet, hastalıklar ve sevgisizlik içerisinde küçüçük dar alanlara kafeslere ömürleri boyunca sıkıştırılmalarıdır. Hangi vicdan buna evet diyebilir. E mpati kuralım yaratıcı tarafından hür ve özgür yaratılmışsınız ama kendi hakları! İçin sizden üstün olduğunu iddia eden biri gelip sizin özgürlüğünüzü ve yaşam hakkınızı elinizden alıyor. Türkiye de Barınakların hali ortadadır. Belediyelerin gönüllülere köstek değil, destek olması gerekmektedir. İlimizde de bu durum ne yazık ki böyledir. Şimdilik kıssadan hisse bahsedeceklerim bunlardır.'




2 Şubat 2013 , Cumartesi Bu haber toplam 0 defa okundu.
YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.

Bu Haberi Okuyanlar Bunları da Okudu



GAZETE SAYFALARI

GAZETE ARŞİVİ

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara


 

 


 

 



 



Site İçi Arama

 

 

 

 

 

Anket Sorusu Diğer Anketler

ERSİN TARANOĞLU BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKAN ADAYI OLUR MU?

PUAN DURUMU


altın


SAKARYADA HALI YIKAMA SAKARYA HABERLERİ Sakarya'da Kiralık VinçSakarya OtelleriSakarya OtelSAKARYA HALI YIKAMASAKARYA DÜĞÜN SALONLARIİZMİR YOGA