19 Kasım 2017

BAHÇELİ 'EVET' İSTEDİ


Demokrasi Meydanı’nda düzenlediği mitingde Sakaryalılardan ‘Evet’ oyu vermelerini isteyen MHP Lideri Bahçeli, “Öyle bir cevap veriniz ki, Avrupa titresin. Evet derseniz inşallah oyun bozulacaktır” dedi

KAYNAŞMANIN ASALETİ
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli dün Demokrasi Meydanı’nda vatandaşlara hitap etti. Meydandaki kalabalığı öven MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Ne mutlu sizlere, kıvrım kıvrım akan Sakarya gibi coşup çağlıyorsunuz. Burada milli kaynaşmanın asaleti vardır. Birlik ve beraberliğin sönmeyecek meşalesi yanmaktadır” dedi.
KUCAKLAŞMA ÖRNEĞİ
Sakarya’da köken ayrımının çoktan aşıldığına değinen Bahçeli, “Bu durum gıpta edilecek bir kucaklaşma örneğidir” dedi. Sakarya’nın acıda bir olduğunu ifade eden Bahçeli, “Acıda bir oldunuz, ayrımcılık peşinde koşanları hayal kırıklığına uğrattınız. Siz Sakarya’sınız, birlik ve beraberliğin zafer tacısınız. Sizler şahlanmış kardeşliğin eserisiniz” şeklinde konuştu.
AVRUPA TİTRESİN
Türkiye’ye pranga vurmaya çalıştıklarını dile getiren Genel Başkan Bahçeli, “Sakarya, bizzat ve bilfiil hükümet etme sistemi üzerindeki tercih ve seçim hakkını kullanacaktır. Peki Almanya niye hoplayıp zıplamaktadır? Öyle bir cevap veriniz ki, hasta ve rejim değişikliğinin kenarındaki Avrupa titresin, Türkiye’ye tuzak kuranların alayı saklanacak delik arasın” dedi.
PERİŞAN OLACAKLAR
Meydandakilerden 16 Nisan referandumunda ‘evet’ oyu vermelerini isteyen Bahçeli, “Millet için evet mi? Devlet için evet mi? Evet diyorsanız, inşallah oyun bozulacaktır. Evet diyorsanız, şirkin ve şiddetin oyuncuları bozguna uğrayacaktır. Türkiye, 16 Nisan’da üzerindeki ölü toprağını atacaktır. Kürdistan hayali kuranlar perişan olacaklardır” dedi.

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli dün Demokrasi Meydanı’nda vatandaşlara hitap etti. Meydandaki kalabalığı öven MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Ne mutlu sizlere, kıvrım kıvrım akan Sakarya gibi coşup çağlıyorsunuz. Öz yurdumuzda garip öz vatanımızda paryalığa kesin bir dil ve iradeyle karşı geliyorsunuz. Hakkınızdır, çünkü siz bu vatanın asıl sahipleri, asil fertlerisiniz. 16 Nisan Anayasa Referandumu sebebiyle sizlerle buluştuk, düşüncelerimizi paylaşmak amacıyla burada toplandık. 15 gün sonraki demokrasi şöleni için sırtında Türk tarihi bulunan Sakarya’nın da görüşünü alalım istedik” dedi.
AL BAYRAĞIN GÜZELLİĞİ
Mitinge katılanlara teşekkür eden Bahçeli, “Bu meydana teşrif ederek ellerinde al bayrağın güzelliği, gönüllerinde milli sevdanın görkemi, vicdanlarında milli uyanışın sedası bulunan her Sakaryalı kardeşime şükranlarımı iletiyorum.  16 Nisan Referandumunun yeni bir diriliş ruhuna vesile olmasını temenni ediyor hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum” dedi. Sakarya’nın Türkiye’nin özeti, özgüveni kardeşliğin güvencesi olduğunu belirten Bahçeli, “Burada milli kaynaşmanın asaleti vardır. Burada birlik ve beraberliğin sönmeyecek meşalesi yanmaktadır. Sakarya’da köken ayrımı, yöre farkı, etnik ve soy çeşitliliği çoktan aşılmış, herkes millet şemsiyesi altında toplanmıştır. Bu durum gıpta edilecek bir kucaklaşma örneğidir” dedi.
SAKARYA ACIDA BİR OLDU
Sakarya’nın acıda bir olduğunu ifade eden Bahçeli, “Acıda bir oldunuz, ayrımcılık peşinde koşanları hayal kırıklığına uğrattınız. Sevinçleri birlikte paylaştınız, aranıza fitne sokmaya çalışanları heder ettiniz. Kaderde ve kıvançta ortak oldunuz, kavga ve karışıklık fırsatı kollayanları besmele duymuş şeytana çevirdiniz. Siz Sakarya’sınız, birlik ve beraberliğin zafer tacısınız. Sizler şahlanmış kardeşliğin eseri, Türk milletinin soylu evlatlarısınız” dedi.



TEFRİKAYA İZİN YOK
Dış mihrakların birbirimize düşmemizi beklediğini dile getiren Bahçeli, “Sakarya birdir, millet tektir, tefrika ve tezvirata asla prim verilmeyecektir. Kafkaslar’dan, Balkanlar’dan kopup gelerek buralara yerleşen, burayı yurt bilen her insanımız bizim öz be öz kardeşimizdir. Bu mukaddes topraklar duayla muhafazaya alınmış, kardeşliğin hatıra ve mirasıyla müdafaa edilmiş, bundan sonra da edilecektir” dedi.
TÜRKİYE’YE PRANGA
Türkiye’ye pranga vurmaya çalıştıklarını dile getiren Genel Başkan Bahçeli, “Türkiye’yi dara düşürüp tarihsel haklarından tavize zorluyorlar. Terör örgütleri bu maksatla adice kullanılıyor. Emperyalizm tekrar önümüzü kesmeye uğraşıyor. Bölgemizde her taşın altı nifakla kaynıyor. Çevremiz fesat kumkuması olmuş tehdit saçıyor. Türkiye’nin bekası risk altındadır. Türkiye’nin güvenliği günden güne aşınmaktadır. Biliniz ki, biz güçlü olmazsak istiklalimizle oynayacaklar. Biz diri kalamazsak istikbalimizi elimizden alacaklar” dedi.
İKBAL KAYGISI
Bahçeli sözlerini şöyle sürdürdü: Bu kadar yoğun ve karmaşık tehlikeler karşımızda duruyorken ikbal kaygısı taşıyamayız, nefsimize teslim olamayız, egolarımıza tamam diyemeyiz. Düşünmemiz gereken bir devletimiz vardır. Savunmamız gereken bir vatanımız vardır. Dalgalandırmamız gereken bir bayrağımız vardır. Maalesef Barzani’nin Ankara ve İstanbul’da da göndere çekilen sözde bayrağının Kerkük’teki tüm resmi dairelerde asılmasına karar verildi. Yeni bir kepazelik böylece somutlaştı, karar altına alındı.



KERKÜK SAKARYA’DIR
Kerkük Sakarya’dır, Musul Kocaeli’dir, Telafer Bolu’dur, Tuzhurmatu Düzce’dir. Türkmenlerin hakları alacağımız, varlıkları yeminimizdir. Barzani’den asla dost olmayacak, olsa olsa yalnızca üzerine basıp geçeceğimiz post olacaktır. Türk milleti aziz şehitlerimizin emsalsiz kahramanlığının ve tarihe yön vermiş şerefli mücadelesinin eseridir. Bağımsız Kürdistan demek yıkım demektir. Bağımsız Kürdistan demek Türkiye’nin kırım ve kopuşu anlamına gelecektir. Değil Biden ve Barzani’nin ömrü; gelecekteki torunlarının hayatı bile böylesi bir zehir ve zillete şahitlik edemeyecektir. Türk milleti Kürdistan’a izin vermeyecektir.
ALMANYA HOPLAYIP ZIPLIYOR
16 Nisan’da Referandumu Türkiye’de yapılacaktır. Sakarya, bizzat ve bilfiil hükümet etme sistemi üzerindeki tercih ve seçim hakkını kullanacaktır. Peki Almanya niye hoplayıp zıplamaktadır? İsviçre ve Hollanda niye paniğe kapılmaktadır? Bunları ilgilendiren nedir? Sakaryalı kardeşlerim şimdi size soruyorum. Öyle bir cevap veriniz ki, hasta ve rejim değişikliğinin kenarında olan Avrupa titresin, Türkiye’ye tuzak kuranların alayı birden saklanacak delik arasın.
KÜRDİSTAN HAYALİ KURANLAR
16 Nisan’da sandığa gittiğinizde, Türkiye’nin onurunu savunacak mısınız? Türkiye düşmanlarına dersini verecek misiniz? Türk’e kefen biçenleri bıçkın iradenizle püskürtecek misiniz? Millet için evet mi? Devlet için evet mi? Evet diyorsanız, inşallah oyun bozulacaktır. Evet diyorsanız, şirkin ve şiddetin oyuncuları bozguna uğrayacaktır. Evet diyorsanız, Kürdistan hayali kuranlar, Kerkük’te bez parçası sallandıranlar, bölünme rüyasına dalanlar mahv-ı perişan olacaklardır.
PENSİLVANYA PARAZİTLERİ
Bereketsizliklerini iftirayla örtbas etmeye çalışan, korkularını sahte diklenmelerle telafiye kalkışan Pensilvanya parazitleri inanıyorum ki Sakarya’da paspas gibi çiğnenecektir. Bizim bu ülke için yeminimiz vardır; vazgeçilmeyecektir. Birliğimizi çekemeyen korkaklar, kıskanan ahmaklar, milli kardeşlik ruhundan alerji duyan karanlık odaklar çatlasalar da, patlasalar da diyorum ki: “Evet, Yine Evet, Bir Kez Daha Evet, Sonuna Kadar Devlet, Sonsuza Kadar Millet.”
BÖLÜNMENİN EŞİĞİNE GELDİK
15 Temmuz, siyasetin diyaloğa geçmesini mecburi kılmıştır. Çünkü vatan, millet ve devlet dehşet bir suikasta maruz kalmıştır. Türkiye dağılmanın, parçalanmanın, bölünmenin eşiğine gelmişti. 22 Haziran 1920’deki Yunan taarruzu neyse 15 Temmuz FETÖ işgal girişimi aynısıdır. 1920’lerde çıkan iç isyanların daha şiddetlisi, daha vahşisi 15 Temmuz’da az kalsın Türkiye’yi yutacaktı. Milliyetçi Hareket Partisi beka meselesinin ağırlaştığını, kayıp ve mahvın eşiğine gelindiğini görmüştür. Bu itibarla milli ve tarihi sorumluluğumuzun gereğini yaptık.
ÖNCE ÜLKEM VE MİLLETİM
Önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben dedik. Devletteki dağınıklığı görüyorduk. Siyasetteki çalkantı ve çarpıklığı biliyorduk. Kavga edemez, kutuplaşamaya hizmet edemezdik. Mutlaka ki, siyasetin toplum sözleşmesinin sınırlarına çekilmesi lazımdı. Devletin fiili durumdan kurtarılması gerekiyordu. Aksi halde yeni darbe, kriz, kaos ve kargaşa ataklarıyla başa çıkabilmek imkansız olabilecekti. Hainleri güldürmemek için milli uyanış şarttı. Nitekim biz bu vatana sahip çıktık. Biz bu devletin batışına göz yummadık. Feryadı bırakıp zarar-ziyanı telafi için sorumluluk aldık. 15 Temmuz gecesi verilen Selalar aşkına, tankın önüne atılan kahramanlar anısına, darbeye göğsünü geren vatan evlatları hatırına devletin önünü açtık, sistemsel düğümü çözdük. Sistemin teklediğini fark ettik. Sistemin su kaynattığını, bilye dağıttığını anladık.
SİYASAL BİRLİĞİMİZ
Devlet güçlü olmadığı, siyasal birliğimiz teyit ve takviye edilmediği takdirde, Türkiye düşmanları tekrar şanslarını deneyebilirdi. Milli bekamızı müdafaa için devreye girdik. Devleti meşru alana çekmek için üzerimize düşeni yaptık. Bu kapsamda Adalet ve Kalkınma Partisi’yle anayasa değişikliği esasında oturup konuştuk, görüşüp anlaştık. Sonuç itibariyle 18 maddelik değişiklik paketi üzerinde uzlaştık. Biz düşmana karşı aynı hizada, aynı mevzideyiz. Biz canilere karşı aynı milli tepkinin, aynı iradenin kanatlarıyız. Çünkü biz Türkiye’yiz. Hükümet etme sistemi vahiy değildir, değişebilecektir. Hükümet etme sistemi vazgeçilmez değildir, dönüşebilecektir. Şartlar olgunlaşır; sosyal, siyasal ve tarihi gerekçeler oluşursa milletimiz kendisine uygun sistem yapısını elbette tekrar tayin ve tespit edebilecektir. Bunda ne mahsur vardır?



İRADESİYLE BELİRLEYECEK
Sakarya evet diyor; ama buna aldırış etmeyenlerin, buna direnenlerin varlığını da en iyi sizler biliyorsunuz. 16 Nisan Anayasa Referandumunda Türk milleti kendi geleceğini tertemiz iradesiyle belirleyecek. Hangi hükümet sistemiyle yönetileceğimize Vatikan’da Papa’nın huzurunda toplanan Haçlı yedekleri, küresel vahşet çetesi değil; ayağa kalkan Sakarya karar verecek. Dertleri zaten budur. Sancıları bu yüzdendir. Ayvaz kasap hep bir hesap, bunların ki aynen böyledir. Alayı birden cürmü meşhut halde yakalanmışlardır. PKK 16 Nisan’da evet çıkarsa bittik demektedir. Allah var ya, bölücü terör örgütü doğru görüştedir, teşhiste isabet kaydetmiştir. Çünkü 16 Nisan’da PKK bitecek, yerin bin kat dibine gömülecektir. Kazdıkları hendeklerin bedelini ödeyecekler. Döktükleri şehit kanlarının hesabını sonuna kadar verecekler. Ama korkunun ecele faydası yoktur. Türkiye, 16 Nisan’da üzerindeki ölü toprağını atacaktır.
Sizler onay verirseniz, TBMM ve Cumhurbaşkanı seçimleri beş yılda bir aynı günde olacaktır. TBMM’nin görev ve yetkileri genişletilmekte, milletvekillerinin kanun teklifi vermesinin önündeki yapay engeller kaldırılmakta, bu alanda tekel oluşturmuş hükümet etkisi sıfıra düşmektedir. Meclis yasa yapacak, hükümet seri icraata odaklanacak. Bürokratik engeller en aza çekilecek. Bekamızı tehdit eden musibetlerle etkili ve zamanında mücadele edilecek. Kuvvetler ayrımı daha da güçlenecek. Rejim elden gidiyor demek akılsızlık olduğu kadar ahlaksız bir uydurmadır.




2 Nisan 2017 , Pazar Bu haber toplam 0 defa okundu.
YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.

Bu Haberi Okuyanlar Bunları da Okudu



GAZETE SAYFALARI

GAZETE ARŞİVİ

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara


 


 




 



Site İçi Arama

Anket Sorusu Diğer Anketler

SAKARYA'NIN EN BÜYÜK SORUNU NEDİR?

PUAN DURUMU


altın


SAKARYADA HALI YIKAMA SAKARYA HABERLERİ Sakarya'da Kiralık VinçSakarya OtelleriSakarya OtelSAKARYA HALI YIKAMASAKARYA DÜĞÜN SALONLARIİZMİR YOGA