Derin "darbe" yazısını arkadaşına e-posta gönder

Adınız :
Kimden : Kime :
Mesajınız :

Derin "darbe"22 Temmuz 2016, Cuma

Ne kadar çok anlatılırsa anlatılsın demokrasinin ne demek olduğu  mefhum-u muhalifinden anlaşılır. Demokrasi ne değildir? Demokrasi ölüm değildir. Demokrasi Türkiye Büyük Millet Meclisinin bombalanması değildir. Boğaz köprüsünün tanklarla kapatılıp sivil halkın üzerine ateş açmak değildir. 
15 Temmuz'da yaşananlar uzun süredir şehit haberleriyle burkulmuş gönlümüze bir darbe daha vurarak düşmanların dışta olduğu kadar içeride de yerleşik olduğunu kanıtladı. Adeta bir Hasan Sabbah ve elçi hikayesi...
Biz bu ülkenin askeri darbelerini büyüklerimizden dinledik, derslerde okuduk, eleştirdik, üzerine konuştuk, darbe anayasalarından sınavlara girdik... Ama hiçbiri aile büyüklerimizle otururken aldığımız, "askeri darbe" olmuş, haberi kadar etkili olmadı doğrusu. İlk hissettiğim psikolojik olarak büyük bir kısıtlanmaydı. "Ne!" dedim. "Darbe mi?" şimdi ne olacaktı peki. Sonra televizyon başında gördüklerim, gördüklerimiz... Görmez olsaydık dediklerimiz... En çok üzüldüğüm bu yapılanların, Türk Silahlı Kuvvetlerinin; suçsuz erlerin, kardeşlerimizin, çocuklarımızın, eşlerimizin oluşturduğu, ordu millet anlayışıyla milletimizle bütünleşmiş ordumuzun tamamına mal edebileceği bir dünyada yaşıyor olmamız. Allah'a şükür internet denen mereti sağlıkla kullandığımızda sağlıklı bilgilere, bazı gerçeklere de ulaşabiliyoruz ki hainlerin dışındaki askerlerimizin masum olduğunun kanıtı olan görüntüleri izleyebiliyoruz. Bu imkana sahip olmayanlara yönelik olarak temennim de asla bu oyuna gelmemeleri yönünde.
Şimdi OHAL ilanıyla da karşı karşıya kaldık. Bu durum hukuksal boyutuyla kişi hak ve özgürlüklerinin çekirdeğine dokunulabilecek olması hasebiyle tartışmalıdır. Fakat şunu belirtmek isterim ki Fransa'da 13 Kasım 2015'te 130 kişinin hayatını kaybettiği ve terör örgütü IŞİD'in üstlendiği saldırıların ardından olağanüstü hal ilan edilmiş ve uzatılarak toplamda 14 ay süresince OHAL uygulanmıştır.  OHAL'in özellikle Türkiye'nin dışarıdaki  itibari için kötü olabileceği düşüncesine sahip olanlar, medeniyetin beşiği olarak baktıkları Avrupa'da yaşanan bu gelişmeleri nasıl değerlendiriyorlar acaba.  Hele ki biz yıllardır teröre binlerce şehit verirken...
Bitirirken devletimizin bekası için hayatını yitiren demokrasi şehitlerimize Allah'tan rahmet ve kederli ailelerine sabır diliyorum. Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi'nden bir alıntı yapıyor ve bu kısa metnin hepsini okumanızı tavsiye ediyorum.
"Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır... Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!"