|
|
BAŞKANLAR NEDEN KÜFREDER?
Başkanların gazetecilerle ilişkilerinin oldukça sıkıntılı olduğu bir şehirde yaşıyoruz… Başkanların, kendileri hakkında söylenti çıkaran, dedi-kodu eden, iftira atan ya da yaptıkları gayri kanuni işleri eleştirenlere karşı ilginç çıkışları oluyor… Tehdit, şantaj, köşeye sıkıştırma, alan daraltma, küfür, hakaret… *** Başkanlar neden bu yola başvurur? Kendisiyle ilgili yazılıp, çizilenler, konuşulanlar iftiraysa mahkemeye vermesi yeterlidir… Alacağı tazminat karı olacaktır. Sadece tazminat değil, diğer gazetecilere ya da hakkında konuşan kişilere de gözdağı vermiş olacak ve bu "kötü" eylemleri meydana getiren kişilerin bu davranışları tekrarlamasına engel olmuş olacaktır. Ancak durum böyle olmuyor… Mahkemeye vermek yerine kendileri cezalandırmaya kalkıyorlar… Neden? *** Siyasete uğraşıyorlar… Yönetiyorlar… Seçilmiş kişiler… Elbette eleştirilecekler. Ama onlar eleştiriyi, sadece kendilerinin kabul ettikleri ya da edebildikleri hatalarla ilgili kabul ediyorlar. Hoşlanmadıkları eleştirilerdense hiç hazzetmiyorlar! Eleştiriler yoğunlaştığında hakaret, küfür başlıyor… Bazen de ulu orta… Bazen insanların yüzüne, yüzüne söyleyemediklerinin arkasından… *** Neden mahkemeye vermek yerine böyle bir yolu seçiyorlar? Bu soru, Başkanların siyasette durduğu yeri, yaşadığı toplumla ilişkisini gösteren önemli bir sorudur… Bu konularda çevresindeki herkesten daha rahat olması gereken birinin bu denli "alıngan" tavır geliştirmesi, hatta şirazesini bozup ulu orta küfretmesi sadece abartılı tepki olarak değerlendirilebilir mi? *** Alınganlık… Peki, neden? Alınganlık; korku ve kaygılardan, yetersiz öz güvenden ya da suçluluk duygusunun refleksi olarak ortaya çıkar… Başkanların ya öz güvenleri eksik, ya Başkanlıklarına bağımlılar ve kaybetmekten korkuyorlar ya da kendilerini suçlu hissettikleri zayıflıkları var… Bu yüzden mahkemeye gitmek yerine kendileri cezalandırmaya çalışıyorlar? *** Olayın bir de bizi ilgilendiren boyutu var… Bu fütursuz çıkışlara yeterli tepki gösteriyor muyuz? Haddi aşmış bir Başkana haddini bildirebiliyor muyuz? Hayır! Aksine, Çekinerek dinliyoruz onları… Yüzümüze küfretse, sanki biz küfretmişiz gibi kızarıp, bozarıyoruz… Başkası hakkında hakaret ettiğinde ise gülümseyip geçiyoruz… "Sen kimsin!" "Nasıl böyle konuşursun!" demiyoruz… Diyemiyoruz… Neden?
Yazı Tarihi : 10 Eylül 2008 Çarşamba
belediye başkanlarının ve siyasetçilerin halkı aşağı gören bu zihniyetten kurtulması gerek. bizlerden aldıkları oyla seçilip bize tahakküm kuruyorlar. bu saçamalığa da biz göz yumuyoruz. asıl onların bizde çekinmesi gerekirken biz onlardan çekiniyoruz. bence korkacak hiçbir şey yok. burası dağbaşı değil.
selim kayacık @ 10.09.2008 14:06:53
|
Köşe Yazarları
TCMB DÖVİZ |
| |
ALIŞ |
SATIŞ |
| USD |
1.5156 |
1.5229 |
| EUR |
2.0295 |
2.0393 |
SAKARYA'DA HAVA |
Çok Bulutlu
|
8° |
Hissedilen : 6°
Nem Oranı : %87
Görüş : 9.99 km
|
| BUGÜN |
|
YARIN |
 |
|
 |
| Parçalı Bulutlu |
|
Parçalı Bulutlu |
| |
|
|
|
NÖBETÇİ ECZANELER |
|
Konak Eczanesi
Kavaklar Cad. Meserret İşhanı Kat.1
Tel : 2726442
Nur Eczanesi
Karaağaç Cad. No:102
Tel : 2727749
|
|