Anasayfa
Perde Arkası
Spor
Köşe Yazarları
Günün Haberleri
Email Üyeliği
Haber Arşivi
Sakarya Yenihaber Künye
İletişim
Email Listemize üye olun, haberler ayağınıza gelsin
Yuxek Web Tasarım - Programlama
Mustafa TURAN
mustafaturan@sakaryayenihaber.com
Mustafa TURAN

SÜLEYMAN İ. ÖZDEN VE HARPUTLU DOSTLARIM

Bu yazıyı yazdırmak için tıklayın..
Bu yazıyı arkadaşınızda göndermek için tıklayın..
Bu yazı hakkında yorum yazmak için tıklayın..
Hani bazı yerler vardır. İstanbul gibi, kutsal mekanlar gibi, cennet gibi insan görmediği halde anlatılanların büyüsüyle aşık olur ya. İşte kahramanlar otağı ve evliyalar yatağı Harput da benim hafızamda böyle bir iz bırakmış. Görmeden aşık olduğum coğrafyadan bir köşedir Mamurat'ül-Aziz. Daha önce "Harputun Diriliş Zaferi" başlıklı bir yazıma şöyle giriş yapmıştım: " Hititlerden, Romalılara kadar çeşitli ulusların oluşturduğu zengin kültüre, Emeviler'den
Osmanlılar'a kadar Türk-İslam kültürünün ilavesiyle oluşan kültür sentezinde, Harput'un şahikalarda taçlandığını görürüz. Bu değişik kültürlerin izdivacından kristalize olan Harput'un; tarihi, coğrafyası, sanatı, edebiyatı ve ticareti yönüyle, sosyal, kültürel ve iktisadi boyutuyla bölgenin gözdesi durumuna yükseldiğine tanık oluruz.Şair'in: "Kar mı yağmış şu Harput'un başına
Kurban olam toprağına taşına" haykırışını adeta hisseder gibi oluruz."

En yakın dostlarım arasında Harputlular geniş bir yer tutar. Onlar gönül sarayımın köşkünde ikamet eden çok hatırlı konuklardır. Her an hafıza sedirimde bağdaş kurup otururlar. Hangi birinden söz etsem bir sohbete sığdıramam. Şair'in : "Dili yok kalbimin ondan ne kadar bizarım"dediği gibi, onlar hakkında kalbi muhabbet duygularımı kavramlara dökmenin de mümkün olamayacağını bilirim.

1986' da İstanbuldaki düğünüme taa Elazığ- Maden'den kalkıp gelen ve iki saat kaldıktan sonra tekrar dönen vafalı dostum Dr. Ahmet Küçük Bey'i nasıl unutabilirim? Ya Elazığlı komşum Ali Yiğit'e ne demeli? Ali Bey, komşuların özde su katılmamış mümessili adeta. Soyismiyle müsemma gerçekten yiğit bir dostum. Ulvi özelliklere sahip İzmir valimiz Cahit Kıraç Bey'den, nev'i şahsına münhasır güzel insan ve idealist bir kültür adamı Malatya Vali yardımcısı Enver Erdem Bey'e kadar daha hangi birinden bahsetsem. Uluslararası başarılı bir karikatürist olan ve tüm kitaplarımın kapaklarını çizen Osman Suroğlu Bey de tam bir Osmanlı beyefendisi. Hele bir de Kayseri de ikamet eden mümtaz insan, eşi menendi bulunmaz bir mütevazilik abidesi olan Zülfü Talü Hocam var ki, insani ve ahlaki değerler kulvarında yürürken gökteki yıldızlar ayağına takılacak kadar irtifa kaydetmiş, o mübarek Elazığlı dostumun karşısında ben nasıl selam çakıp da temenna durmam ki?...Henüz kucaklaşamadığımız lakin uzaktan gönül köprüsü kurduğumuz Elazığda bir kurumda müdürlük yapan Mehmet Yılmaz Hoca'yı zikretmeden geçebilirmiyim? İşin ilginç yanı, bütün bu Elazığlı dostlarımın her birinin ortak özelliği, iyi birer kitap dostu ve okuru olmaları. Hele hele bu dostların yanında biri daha var ki, onu tasvir etmekte daha da zorlanırım. Beşiktaş müftümüz Süleyman İlhami Özden Beyefendiden bahsediyorum. Deyim yerindeyse tam bir kitap kurdu ve kitap aşığı. Osmanlıdaki ifadesiyle Mecanin-i Kütüp (Kitap delisi), ya da Muhibban-ı kütüp (kitap sever). Kitabı okurken adeta yudum yudum içer ve özümser. "Mustafa kardeşim! Ben kitap okurken önemli gördüğüm bölümlerin altını çizerim. Sizin kitaplarda hiç beyaz yer kalmadı" sözü kendi ifadesi. Kadim dostum Elazığlı Müftümü ilk gördüğümde kaynamıştı kanım. Kaşgarlı Mahmud'un Divan-ü Lügati't-Türk'ünü keşfeden büyük alim Ali Emiri Efendi'ye benzeyen Süleyman Bey, Harput ulemasının mirascısı misyonuna sıkı sıkıya sarılmış bir dostum. Kitap okumayan bir toplumda, meseleye neşter vurmak için mücadele veriyor. Necip Fazıl'ın: "Siz ağlayamazsınız Reis Bey, ağlayabilseydiniz anlayabilirdiniz" dediği gibi, hem anlayan, hem de ağlayan bir güzide insan o.



Arı,her biri geometrik bir desen olan altıgen yuvasına bir kimyager edasıyla bin bir zahmet ve emekle hasılasını dökerken,biz bu nimetin oluşumundaki hayranlığı her defasında anar ve arıyı alkışlarız. Kitabı, hayata ve topluma hakim kılma mücadelesi arının bal yapması,ya da ipek böceğinin dut yaprağından koza örmesi gibi zor bir iştir. Karanlıklar içinde yakamozlar bir ışıktır. Müftülük mensuplarının bu ışıkların toplu bir elektrik şelalesine dönüşerek toplumu aydınlatma gibi bir işlevi vardır. Bu yönü itibarıyla din adamlarımızın hizmetleri, kültür hayatımızın hasta ciğerlerine verilen oksijen gibidir. Süleyman İlhami Bey, tüm personeliyle bir arı kovanının ahengi içinde hizmet icra ediyor. Bizzat verdiğim bir seminerde gözlemledim bu kolektif hizmeti. Ruhumu ve izanımı büyüleyen kültür ve sanat davası kemerinin beni sımsıkı bağladığı anlayışım, bu kadroyu en hararetli şekilde tebrik ve takdir etmeyi gerektiriyor. Çünkü onlar Douglas Malloch'ın "…Sen her neysen onun en iyisi olmalısın" hitabının muhatapları gibi gayret sarfediyorlar. Süleyman Bey gibi bir müftüye de böyla bir kadro yaraşır ancak. Çünkü ben bu hizmet kafilesinin hem kemiyet,hem de keyfiyetine müştakım. Müftü Bey'in, klasik değil sıra dışı, statik değil dinamik çalışma anlayışının aşığıyım.

Gönül sarayımdaki köşkümün Elazığlı bu hatırlı misafirlerini ve onların şahsında tüm Elazığlıları kemal-i hürmetle tekrar tekrar sevgiyle selamlıyorum.
Yazı Tarihi : 06 Kasım 2008 Perşembe

Köşe Yazarları

TCMB DÖVİZ

  ALIŞ SATIŞ
USD 1.5156 1.5229
EUR 2.0295 2.0393

SAKARYA'DA HAVA


Çok Bulutlu

Hissedilen : 6°
Nem Oranı : %81
Görüş : 9.99 km

BUGÜN YARIN
Hafif Yağmurlu Sabah Bulutlu, Öğleden Sonra Açık
   

NÖBETÇİ ECZANELER

Konak Eczanesi
Kavaklar Cad. Meserret İşhanı Kat.1
Tel : 2726442
Nur Eczanesi
Karaağaç Cad. No:102
Tel : 2727749