Anasayfa
Perde Arkası
Spor
Köşe Yazarları
Günün Haberleri
Email Üyeliği
Haber Arşivi
Sakarya Yenihaber Künye
İletişim
Email Listemize üye olun, haberler ayağınıza gelsin
Yuxek Web Tasarım - Programlama
Mustafa TURAN
mustafaturan@sakaryayenihaber.com
Mustafa TURAN

31 MART OLAYI NEDİR?

Bu yazıyı yazdırmak için tıklayın..
Bu yazıyı arkadaşınızda göndermek için tıklayın..
Bu yazı hakkında yorum yazmak için tıklayın..
31 Mart hadisesi tarihimize "irticai" bir hadise olarak geçmiş ve her yıl sene-i devriyesinde aynı bakış açısıyla işlenegelmiştir. Üzerinde çok tartışılan konulardan biri de bu 31 Mart hadisesidir.
Gerçekten nedir bu 31 Mart hadisesinin iç yüzü? Biz olayın tarihi boyutunu ve sebeplerini somut bir şekilde anlatalım. Ne olduğuna siz karar verin. Aslında bu yazıyı 13 Nisan'da yazmak lazımdı. Lakin "Kutlu Doğum" dolayısıyla erken kaleme aldık.
1908'de mebuslar arasında yasama ve yürütme gücünün kullanılması noktasında derin görüş farklılıkları su yüzüne çıkmaya başlar. Azınlıklar ayrılıkçı bir siyaset takip ederken, İttihatçıların İttihad-ı Anasır tüm unsurların birliği prensibi uygulanamaz. Bu olumsuzluklar da kamuoyunda İttihatçıların aleyhine işler. İttihatçılar ise, zeminin altlarından kaymakta olduğunu görmekte gecikmez. Tarih tekerrür ediyor. Kim ne derse desin. Çünkü o günkü olaylarla bu günkü olaylar neredeyse tıpa tıp benzerlik arz ediyor. Bu gün de zeminin altlarından kaydığını düşünen bir avuç asiller sınıfı, millete rağmen bir kaşık suda fırtına koparmakta ve nice entrikalara başvurmaktadırlar.
İşte böyle gergin bir ortamda İngiliz gizli teşkilatı ile hareket eden İttihatçılar, Selanik'ten getirdikleri Avcı taburlarının fitilini ateşlemişler ve bu şekilde 13 Nisan günü ayaklanma Avcı taburlarının askerleri arasında başlar. Tarihçilerin kahir ekseriyeti, bu ayaklanmanın İngiliz gizli teşkilatınca tertiplenmiş olduğu noktasında hemfikirdir. Aynı İngilizler'in tıpkı 1926'da bir oldu bittiyle Musul'u bizden koparmak için Şeyh Said İsyanı'nı çıkarmaları gibi. Şeyh Said isyanının çıkarılış amacı, kullanılan figüranlar belli olmasına rağmen, hala bu gün bu isyan dolayısıyla Müslümanlar töhmet altında tutulur. Halbuki olay gün gibi aşikar. Şeyh Said ise, zavallı bir İngiliz kuklası. Benzeri bir olayın II. Abdülhamid'i tahttan indirmek için 31 Mart ayaklanması şeklinde ortaya çıkması da İngiliz tezgâhından başka bir şey olmadığı görülmektedir. Ayaklanmada yine İngiliz gizli teşkilatının belirlediği slogan da enteresan: "Şeriat isteriz." Ortamın gergin olması dolayısıyla bu oyuna askerlerden başka kimler alet olmadı ki? Medrese talebesinden, zavallı samimi, saf Müslüman halka, Kıbrıslı Derviş Vahdeti gibi bir şarlatandan hammallara kadar.
Dabağyan 31 Mart'ın iğrenç bir tezgah olduğunu şu cümlelerle destekler: "Bunların hemen hepsi de Cihan Emperyalizminin oyuncaklarıydı. Ali Suavi, Âgah Efendi, Derviş Vahdeti, Prens Sabahattin gibilerin, bir tek hedefe yönlendirilmiş olmalarıdır ki, bu hedef doğrudan Osmanlı Türk İmparatorluğu tahtıdır."
Vatan hizmetini Lefkoşa'da birlikte yaptığımız Yazar Ahmet Altan Bey, 31 Mart ayaklanmasını, yüzyılı etkileyen bir ayaklanma olarak değerlendirmektedir. Ahmet Bey, bu olayın gerek Osmanlı'nın son dönemlerinin, gerekse T.C. nin tüm tarihinin irtica korkusuyla geçirmesine yol açtığını ifade ile, şimdiye kadar seslendirilenlerin aksine der ki: "Aslında şeriatçı darbeyi bastırmak için getirilmiş askerler ayaklandı." Her yıl 31 Mart'ın yıldönümünde bir sürü nutuklar atılır. Bu olayı fırsat bilip, pek çok adreslere mesaj göndermeler de ihmal edilmez. Tarihçi Yılmaz Öztuna da: "Bu tarihten sonra art niyetli birçok politikacı, Türk milletini irtica ile tehdit etmiş, Türk milletinin mürteci olduğunu, irticaa taviz verebildiğini, binaenaleyh vesayet altına alınması gerektiğini ısrarla ima etmiştir. Bu da yönetici kadro ile halkın arasını son derece açmıştır" gerçeğini dile getirir. Bu gün de aynı tarzda halkla alay edenler yok mudur? Defalarca halktan okkalı Osmanlı tokadı yemelerine rağmen, aynı keyfiyet, hâlâ malum çevreler tarafından ısrarla devam ettirilmeye çalışılır.
Prof. A Akgündüz : "İttihatçılar kendilerinin tertipledikleri bu olayı, dindarları mürteciler diye suçlayarak dindarlara yıkmışlar ve maalesef kendileri gibi düşünen tarihçileri de kullanarak, bu olayı en büyük irtica olayı olarak takdim etmişlerdir… Neticede düşmanlar kâr etti.
Devlet, millet, din zarar etti. Din düşmanı kesimlerin eline de tam bir irtica sermayesi verilmiş oldu." der.
31 Mart Vakası, Orta çağdaki papazların saf Hristiyanlara para karşılığında uçsuz bucaksız cennetten arsa satması gibi, bu milletin değerleri ile barışık olmayan çevrelere, harca harca tükenmeyen soyut bir irtica sermayesi oluşturdu. Bu gün hala bu sermayeyi bol keseden kullanmaktan bıkmayanlar var. Acaba birileri malı götürmek için dikkatleri bu afakî hedeflere mi yöneltiyor?
Sonuç olarak, 31 Mart ayaklanmasının en net resmini Rıza Tevfik'in ölüm döşeğindeki son itirafından belgeleyelim:
"31 Mart'ı tertipleyen İttihatçılar ve bu işe memur edilenler arasında bizzat ben varım. 31 Mart'ı kışkırtma ve körükleme işini Selim Sırrı ile Rıza Tevfik idare etti. Hasta yatağımdan söylediğim bu sözlere tarih kulak kabartsın."
İşte olayının özeti de budur. Acaba bu gün de Selim Sırrı ile Rıza Tevfik rolünü kimler nasıl oynuyor?
Yazı Tarihi : 03 Nisan 2008 Perşembe

Köşe Yazarları

TCMB DÖVİZ

  ALIŞ SATIŞ
USD 1.6649 1.6729
EUR 2.1024 2.1125

SAKARYA'DA HAVA


Hafif Sağanak Yağmurlu

12°

Hissedilen : 12°
Nem Oranı : %94
Görüş : 3.49 km

BUGÜN YARIN
Yağmurlu -
   

NÖBETÇİ ECZANELER

Huzur Eczanesi
Kömür Pazarı No:38
Tel : 2715529
Gamze Eczanesi
Papuççular Cad.no:3
Tel : 2816211