|
|
DOĞRULARI SÖYLEMENİN ZORLUĞU
Rivayet odur ki Nesimi'nin derisini yüzüp eline vermişler. Adamcağız bir köyden geçerken çeşme başında bir genç kadın görmüş. Malum içi yanıyor, bir bardak su istemiş. Kadıncağız bir bardak su doldurup Nesimi ye verirken sormuş: "Senin derini neden yüzdüler ağa? " Nesimi suyu içtikten sonra "Doğru söylediğim için "demiş. Kadın hem inanmadığını belli ederek hem de hafif işveli "Doğru söyleyeninde derisini mi yüzerlermiş acep?" diyerek gözaltından Nesimi ye bakmış. Hafifçe bozulan Nesimi; "Altınlarına bakılırsa yeni evlisin. Senin kocan nerede?" diye sorar. Kadın "Kocam bir senedir asker" der. Nesimi hafifçe gülümseyerek ; " Madem kocan askerde çeşme başında konuşurken bu işveleri bu göz süzmelerin neden yapıyorsun" deyince. Kadın : "Derinin yüzülmesi çok az olmuş. Senin dilini de kesmek gerekiyormuş…" der. Doğruları söylerken bu tür zorluklar sadece benim ülkeme mi mahsus? bilemem. Ama "Doğru söyleyenin dokuz köyden kovulduğu" da bir gerçekliliktir. Eğimin en önemli ilmelerinden biri olan okulöncesi eğitimin ülkemde izlediği yol yürekler acısı. Maalesef halen zorunlu değil. Maalesef halen ilköğretim birinci sınıfı oluştururken mutlaka okulöncesi eğitim almış ve almamış öğrencilerden oluşturmak zorunda kalınıyor. Tabi, eğitimci olmayanlar bilemez. Öğretmenler okul öncesinden gelip, kalem tutmasını bilen öğrencilerden çok okulla yeni tanışan öğrencilere yönelirler. İşte bu anlam da ilgiye alışık okulöncesinden gelen öğrenciler bunu yadırgarlar. Bundan sonraki alışma ve öğretmenle bu kesimin kaynaşması için harcanan zaman eğitimdeki en ciddi zaman kaybıdır. Ancak kimseye de çocuğunuzu okul öncesi eğitime göndermeyin diyemezsiniz. İkinci sorun çok ciddi anlamda usta öğretici görevlendirilmesi. Bu konuda hangi şart altında olursa olsun usta öğreticiler okul öncesi eğitimcileri yani öğretmenleri olmadan tek başlarına derse girmemeliler. Mutlaka usta öğreticiler olmalı görev yapmalı ama öğretmenin yardımcı personeli olarak. Bu konuda sağlık memurunun doktorluk yapmasını anlarım – çünkü bir kişiye zarar verebilir- ancak öğretmen yokluğu bahane edilerek usta öğreticilerin derse tek başına girmesini anlayamam. Hele ki Okul öncesi yanı 04-06 yaş gurubu için. İnsan ömründeki alışkanlıkların %73'ünu 0-6 yaş gurubunda ediniyor. Bu dönemi kötü kullandığımızı biliyorum. Ancak önümüzdeki sene en azından bizim ilimizde okul öncesi eğitimin zorunlu olacağını bilerek, gerekli tedbirlerin alınmasını, bu konuda yapılan duygu sömürüsünün de önüne geçilir biçimde sorunsuz bir il olmasını ümit ediyorum. Usta öğreticilerin okul öncesi eğitimin vazgeçilmezleri olduğunu biliyorum. Onun için en kısa zamanda kadrolu görev yapmaları gereğine de inanıyorum. Ayrıca hakları olan sosyal güvencenin ve ücretin verilmesi gereğine de inanıyorum. Ancak onların kendilerini öğretmen görmesini ve tek başlarına sınıfa girme isteklerinin eğitime en büyük kötülük olacağının endişesini de taşıyorum. Köyden kovulmakta bana düşüyor.
Yazı Tarihi : 15 Nisan 2009 Çarşamba
|
Köşe Yazarları
TCMB DÖVİZ |
| |
ALIŞ |
SATIŞ |
| USD |
1.5045 |
1.5118 |
| EUR |
1.9596 |
1.9691 |
SAKARYA'DA HAVA |
Çok Bulutlu
|
31° |
Hissedilen : 31°
Nem Oranı : %62
Görüş : 9.99 km
|
| BUGÜN |
|
YARIN |
 |
|
 |
| Güneşli |
|
Güneşli |
| |
|
|
|
|