|
|
NİCE 19 MAYIS GENÇLİK VE SPOR BAYRAMLARINA...
Bir şeyleri kararında ve yerinden tespitle hiç alakamız yok. Hele analiz etmek, pardon (!) çözümleme yapmak, felsefemizde yok. Bu ülkenin geleceği için 19 Mayısları iyi tahlil etmek gerekir. Bu koca destanı mitolojik bir bakış açısıyla anlatmaya kalkamayız. Kalksak da ders çıkaramayız. Evet, hepimizin de bilmesi gerektiği gibi 19 Mayıs bağımsızlık geleneği olan ülkem insanının, tarih sahnesinde Mustafa Kemal'le birlikte yeniden yerini almasıdır. Bağımsızlık geleneği olan ulusları, devletleri, her türlü ekonomik işgal altında tutabilirsiniz de, asla onun ülkesine yabancı bir bayrak dikemezsiniz. Ülkem insanı, esaretten düşman çizmesi anlar ve geleneği yani bağımsız yaşama isteğinin gereğini yapar. Bakın bağımsızlık geleneği olmayan cetvelle çizilmiş ülkeler, nasıl kapılarını açıyorlar işgal kuvvetlerine… Nasıl seviniyorlar… Nelerden ve kimlerden hangi sözleri almışlar bilinmez, ancak şu an işgal edildikleri gün kadar mutlular mı, o da bilinmez… Kurtuluş Savaşı'nın nasıl bir destan olduğunu anlatmak sorunlarımızı çözmüyor. Bu ülkede aydın olmanın zorlukları da böyle bir şey. Eğer insanımız fiili işgalin ne olduğunu anlayıp direniyorsa, o halde ekonomik işgalin de ne olduğunu anlayıp dirensin. Kimse sormuyor tabi, her şeyi yaşayarak öğrenecekse sen neden aydınsın diye… Şimdi yer olarak hatırlamadığım bir Arap Çölünde İngiliz askerleri kendisinden çok az olan Osmanlı Askerlerine teslim olurlar. Osmanlı Komutan biraz da böbürlenerek "Bizden iki kat fazlaydınız ama teslim oldunuz. Savaşmayı pek sevmiyorsunuz galiba "diyerek dalga geçmeye kalkar.. Buna içerleyen İngiliz subayı; "Burada nedensiz İngiliz Askerinin ölmesini istemedim. Buradaki çatışma bize ne kazandırır ki? Birazdan antlaşma gereği silahlarımızı alıp gideceğiz. Ama eğer bu savaş Londra sınırında olsaydı sizin yarınız kadar da olsak gene teslim olmazdık" demiş. Benim anladığım kahramanlık yani içi dolu kahramanlık o İngiliz komutanının yaptığıdır. Bu gün ülkem insanının 90 yıl önce yaktığı bağımsızlı ateşinin yıl dönümüdür. Belki çeşitli sebeplerden üzerine koyamadığımız milli egemenlik ilkesini pekiştirerek, sadece savaşlarda kahraman olmanın yetmeyeceğini ve ülkem insanı için barış günlerinde de yeterince kahraman olmak gereğinin farkına varılmalıdır. Şu tespit mutlaka yapılmalı. Ülkesini seven ve gerektiğin de ülkesi için canını vermeye kalkan her vatansever, ülkesinin insanı için de aynı şeyleri düşünmeli. Bugün bizim için kavranması gereken konu, vatan kadar vatandaşında kutsal ve uğrunda ölünecek kadar kutsal olmalıdır. Ülkem insanı birbirini yerken, millet olmanın birçok özelliği rafa kaldırılırken, sadece toprakların değerli olma ihtimali var mıdır? Aslını sorarsan savaşlarda kahraman olmak kolaydır. İş barışta kahraman olabilmek
Yazı Tarihi : 20 Mayıs 2009 Çarşamba
|
Köşe Yazarları
TCMB DÖVİZ |
| |
ALIŞ |
SATIŞ |
| USD |
1.5045 |
1.5118 |
| EUR |
1.9596 |
1.9691 |
SAKARYA'DA HAVA |
Çok Bulutlu
|
31° |
Hissedilen : 31°
Nem Oranı : %62
Görüş : 9.99 km
|
| BUGÜN |
|
YARIN |
 |
|
 |
| Güneşli |
|
Güneşli |
| |
|
|
|
|