|
|
VALİ VE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜ NEREDEYDİLER?
Her yıl bütün dünyada 9 Mayıs tarihi "Dünya Kitap Günü" olarak kutlanır. Ancak ne yazık ki, bizde konu göstermelik bir iki programla savuşturulur. Mazisinde kitap, kutsallarından biri olan ve güçlü medeniyetine kitap medeniyeti denilen bir milletin ahvadının yaşadığı bu memlekette, bu gün yılda 6 kişiye ancak bir kitap düşüyorsa, 40 milyon insan hiç kitap okumuyorsa ve bir yılda basılan kitaplar Japonya'da bir günde basılıyorsa, başları eller arasına alarak düşünme ve harekete geçme zamanı gelmiş demektir. Hatta gelmek bir yana, geçmekte olduğu dahi söylenebilir. Cumhurbaşkanımız tehlikenin farkına varmış olmalı ki, "TÜRKİYE OKUYOR" kampanyasını başlattı. Biz bu çerçevede okuyan iller ve ilçeler programlarını bizzat yaşamakta ve çok güzel faaliyetlere ve heyecanlara tanık olmaktayız. Fakat içinde yaşadığımız Sakarya'ya bakıyoruz, sanki üstüne ölü toprağı serpilmiş. Tık ses yok. Hatta dün Sakarya bu konuda Türkiye'nin öncüsü olmuşken, bu gün bütün kazandıklarını kumara verircesine terk etmekten başka, kitap okuma mücadelesini tamamen rolantiye almış görünmektedir. Yönetmeliklere aykırı olduğu gerekçesiyle ilimizde önce okuma saatleri kaldırıldı. Buna sevinen pek çok idareci ve eğitimciye de maalesef rastladık. Ama bugün okuma saatlerini bırakın 20 dakika uygulamak, bir saat uygulayan yığınla il ve ilçe görüyorum. Acaba onlarda yönetmelikler farklı mı uygulanıyor? Hayır. Bu konuda tamamen Mülki Amirin kitapla dost olup olmaması ve bunu uygulayacak bürokrasinin konunun ehemmiyetine inanıp inanmamasıyla ilgili bir durum söz konusudur. İnancım odur ki, okullardaki okuma saatlerinin her ilde farklı uygulanması keyfiyeti, akademisyen olmasına rağmen Milli eğitim Bakanı sayın Hüseyin Çelik'in konuyla uzaktan yakından bir alakasının olmamasından kaynaklanmaktadır. Bu konuda 100 temel eser tespitinden başka, 6 yıldır bu bakanın yaptığı tek bir icraat gösterilebilir mi? Müfredat değiştirdik ve Milli Eğitimde devrim yaptık edebiyatına gülüp geçiyorum. Öyle bir bakanlık ki, bildiğim kadarıyla alt kattan üst kata bir evrağın 15 günde çıktığı, idareci atamalarındaki hukuki hatalar ve boşluklardan dolayı tamamının iptal olduğu fiyaskosundan tutun da, müfredata bırakın iki saat, bir saat "Kitap Okuma" dersi dahi koyamayan bir bakandan siz bu konuda daha ne beklersiniz. Kitap okumama konusu bu milletin neşter vurulması gereken bir yarasıdır. Bunu yapacak makam da en başta Milli Eğitimdir. Cumhurbaşkanı bu aciliyete inandığı ve harekete geçtiği halde, Milli Eğitim Bakanının bir eylem planı yapmadan, konuyu Vali ve Milli Eğitim Müdürlerinin insafına bırakma kargaşası ne ile izah edilebilir başka? Tabi durum böyle olursa, yapılmadığı halde kitapla ilgili pek çok faaliyeti, siz oturur masa başında yapılmış gibi gösteren raporları hazırlayıp kendinizi ve üst makamları kandırabilirsiniz. Ama bu işin vebalinden kurtulmak gerçekten zordur. Geçen yıl ki "Dünya Kitap Okuma Günü" programına açış konuşmacısı olarak davetliydik. Gördüm ki törende İl Valisi yok. İl Milli Eğitim Müdürü yok. İl Kültür Müdürü yok. Ziyaretine her geleni kitapla imtihan eden ve bu işe gerçekten gönül verdiğine inandığım İl Özel İdaresi Genel Sekreteri yok. Peki niye en basit anma günlerine ve açılışlara katılan bu muhterem zevat, toplumun bu kadar aciliyet bekleyen programında yoklar? Herhalde konuyu önemsemediklerinden olmalı. Böyle bir konuya duyarsız kalmanın mantıklı bir izahı olabilir mi? Birkaç Okul Müdürü, bir Milli eğitim Şb. Md. Vekili, birkaç öğretmen ve öğrenci. Tabi bu arada tek başına her konuda olduğu gibi Kitap okuma kampanyasının da bayraktarlarından Muhtar Yunus Özçelik Bey'in de orada olduğunu belirtelim. Biz bu durumda buna kendi çalıp kendi oynamak deriz. O çocuklarımız o kadar güzel hazırlanmışlar ve o kadar heyecanlıydılar ki, gerçekten görülmeye değerdi. Ama o güzel gözler tören boyunca aralarında Vali Bey'i beyhude arayıp durdu. Boşuna heveslendiler Milli Eğitim Müdürümüz gelecek diye. Avusturya'da vereceğimiz bir konferans öncesi, selamlama konuşmasına kotluk altında bir paketle çıkan Başkonsolos, meraklı bakışlar altında paketi açmış ve çıkan abajuru göstererek: "Bir abajur alın ve yatmadan önce 20 dakika kitap okuyun. Ben öyle yapıyorum" demişti ve bu eylem çok da etkili olmuştu. Ne olurdu yetkililer bu anlamlı günde ellerinde bir kitapla törene katılsalardı ve böylece Sakarya halkına güçlü bir mesaj verselerdi. O çocuklar da onore edilseydi. Çünkü çoğu kere eylemler söylemlerden daha etkili olmaktadır. Sahiden merak ediyorum. O gün o saat Vali ve Milli Eğitim Müdürü neredeydiler acaba? Ya da bu yıl, yani yarın nerede olacaklar?
Yazı Tarihi : 08 Mayıs 2008 Perşembe
|
Köşe Yazarları
TCMB DÖVİZ |
| |
ALIŞ |
SATIŞ |
| USD |
1.6649 |
1.6729 |
| EUR |
2.1024 |
2.1125 |
SAKARYA'DA HAVA |
Çok Bulutlu
|
13° |
Hissedilen : 13°
Nem Oranı : %88
Görüş : 5 km
|
| BUGÜN |
|
YARIN |
 |
|
 |
| Parçalı Bulutlu |
|
- |
| |
|
|
|
NÖBETÇİ ECZANELER |
|
Huzur Eczanesi
Kömür Pazarı No:38
Tel : 2715529
Gamze Eczanesi
Papuççular Cad.no:3
Tel : 2816211
|
|