Anasayfa
Perde Arkası
Spor
Köşe Yazarları
Günün Haberleri
Email Üyeliği
Haber Arşivi
Sakarya Yenihaber Künye
İletişim
Email Listemize üye olun, haberler ayağınıza gelsin
Yuxek Web Tasarım - Programlama
Mustafa TURAN
mustafaturan@sakaryayenihaber.com
Mustafa TURAN

OLAYLARI BÖYLE OKUYORUM

Bu yazıyı yazdırmak için tıklayın..
Bu yazıyı arkadaşınızda göndermek için tıklayın..
Bu yazı hakkında yorum yazmak için tıklayın..
Hayatım boyu siyasete karşı mesafeli oldum. Hiç politik yazı yazmadım. Size garip gelebilir belki ama, meclise hiç gitmedim. Mesela hiçbir dönemde Sakarya milletvekillerinin isimlerini merak etmedim. Bu gün olduğu gibi, öncede hiç birisiyle doğrudan yada dolaylı diyaloğum dahi olmadı. Bu güne kadar hiçbir milletvekiliyle kültürel programlardaki ayaküstü merhabalar dışında konuşmadım. Ben ilim adamıyım. Ha konuşulsa bir eksiklik mi? Hayır. Nokta kadar menfaate virgül kadar eğilme olmamak kaydıyla diyalog kurulabilir. Onlar bizim vekillerimiz. Benin itirazım siyaset anlayışımızın çarpıklığına. Biz vekil seçmiyoruz. Birilerinin keyfince seçtiklerini seçiyoruz. Yani figüranız.

Ben bu anlayışımı ve çizgimi yine muhafaza ediyorum. Ama burada bir yanlışımıza temas etmeden ve bir durum tahlili yapmadan geçemeyeceğim. Bizde öyle bir siyaset anlayışı var ki, evlere şenlik. Bugün iktidar ne yaparsa yapsın, muhalefete göre hepsi tu kakadır. Yahu iktidar hiç mi iyi iş yapmıyor? Hatta Ana Muhalefet işi o kadar çığırından çıkardı ki, her kanunu iyi kötü ayırmadan Anayasa Mahkemesi'ne götürüyor. Ana Muhalefet'in uzantıları da her yönetmelik ve tüzüğü Danıştay'a taşıyor. Böylece ister istemez yargı siyasetin tam odağına çekiliyor. Rahmetli Menderes: "Allah hiçbir iktidara böyle muhalefet göstermesin" demişti. Aradan yarım asır geçmesine rağmen aynı dua geçerli bu gün. İşte bu tutum milleti çileden çıkarıyor. Bu çevreler bu yüzden tek başına iktidar olamıyor başlangıçtan bugüne. 22 Temmuz'da İktidar % 47 yi rüyasında görse inanır mıydı? Ama oldu? Karadeniz fındık üreticisinden tokat yemesi gereken İktidar, oyunu kat kat arttırdı. Bu resim başka bir şey değil, vatandaşın muhalefete isyanıydı. Bir musıbet bin nasıhattan evla sözünün sanki hiç geçerliliği yok. Ana Muhalefet seçimden sonra yaptıklarından ders alacağına, ey millet yeni seçimde bizi meclise sokmayın dercesine daha da hırçınlaşıyor. Bu keyfiyet topluma gerilim olarak yansıyor. Merak ediyorum bu gerilimin mali faturası bu necip millete neye mal olacak? Bu grafiği görmek istiyorum.

Biz yıllardır öğrencilere Türkler'de Avrupa'da olduğu gibi bir sınıf farklılığının olmadığını öğrettik. Ben biliyordum ki, öğrenciler bu yalanı hiç yutmadı. Onlarda biliyorlardı ki, resmiyette olmamasına rağmen bal gibi bu memlekette yüzde itibariyle çok az, ama etki itibarıyla çok bir asiller sınıfı vardı. Memlekette onlar söz sahibidir. Memleketin kaymağını onlar yer. Her şeye onlar karar verir. Hatta bu asiller halka o kadar tepeden bakarlar ki, ne yapacağına dahi onlar karar verirler. Görünüşte laik, sözde müslümandırlar. Batıya ve çağdaşlığa toz kondurmazlar. Halkın da Batı yaşam tarzını benimsemesini dikte ederler. Demokrasiyi yere göğe sığdıramazlar vs. Şimdi geldiğimiz noktada, o hakir görülen halk katmanlarından bazı insanlar da bileklerinin ve yüreklerinin gücüyle söz sahibi olunca ve halk da uyanınca fincancı katırları ürktü. Bütün mesele bundan ibarettir. Bunları yazarken Güney Afrika aklıma geliyor. Beyazlar ve zenciler. Bu ülkede de beyazlar ve zenciler hep oldu. Vergisini öderken vatandaş, hakkını almaya geldiğinde zenci muamelesi. Külfette varken, nimette yok. Bu çarpık anlayış normal mecrasına girmeye başlayınca yaygara koptu. Bu yaygara beyaz asillerin konumunun zayıflamasından kaynaklanıyor. Bu asil beyazların anlayışına ve olan hadiselerin gerçek demokrasiyle bağdaşmamasına en sonunda, Avrupa da isyan etti ve olması gerekeni ortaya koydu. Hatta Avrupa Başkanı Barossa bile, konuşmasının bir yerinde durup : "Acaba bu söylediğim de laikliğe aykırı mı?" diye ince ve alaylı bir göndermede bulunacak kadar vaziyeti trajıkomikleştirdi.

Atatürk'ün temel ilkelerinin yanında bir de bütünleyici ilkeleri var. Çağdaşlaşma ve Batılılaşma gibi. Şimdi bu olanlara bakıyoruz hiç biri çağdaş ve Batı normlarına uymuyor. Bunların yaklaşımları, anlayışları ve ölçekleri yanlıştı. Eee tabiatıyla ölçekleri yanlış olanların bütün ölçümleri de yanlış olacaktır. Ama olsun. Nasıl olsa bir gün "Yanlış hesap Bağdat'tan dönecektir ve döndü". Bu asil halkla oyun olmaz. Bu gerçeği herkesin görmesi lazımdır.

Güzelliklerimiz de var. Bu yıl 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramımızı, sigara yasağıyla taçlandıracağız. Kutlu olsun.14 Mayıs 1950 Demokrasi'ye geçişimiz. Demokrasi bayramı olarak kutlasak yeridir.13 Mayıs 1277 Türk Dil Bayramının başlangıcı. Türk Dil Kurumu her sözcüğün Türkçesini bulacağım diye komik duruma düşmeden, Türk diline zenginlik kazandıracak işler yapsın. Çünkü: "Bir milletin kamusu namusudur". Öyle de olmalı dileklerimizle haftaya kadar esen kalın.
Yazı Tarihi : 15 Mayıs 2008 Perşembe

Köşe Yazarları

TCMB DÖVİZ

  ALIŞ SATIŞ
USD 1.6649 1.6729
EUR 2.1024 2.1125

SAKARYA'DA HAVA


Hafif Sağanak Yağmurlu

13°

Hissedilen : 13°
Nem Oranı : %94
Görüş : 5 km

BUGÜN YARIN
Yağmurlu -
   

NÖBETÇİ ECZANELER

Huzur Eczanesi
Kömür Pazarı No:38
Tel : 2715529
Gamze Eczanesi
Papuççular Cad.no:3
Tel : 2816211