Anasayfa
Perde Arkası
Spor
Köşe Yazarları
Günün Haberleri
Email Üyeliği
Haber Arşivi
Sakarya Yenihaber Künye
İletişim
Email Listemize üye olun, haberler ayağınıza gelsin
Yuxek Web Tasarım - Programlama
Mustafa TURAN
mustafaturan@sakaryayenihaber.com
Mustafa TURAN

TÜRKÇE OLİMPİYATLARI SAKARYA ŞÖLENİ

Bu yazıyı yazdırmak için tıklayın..
Bu yazıyı arkadaşınızda göndermek için tıklayın..
Bu yazı hakkında yorum yazmak için tıklayın..
Dil ve din, bizim gözümüz gibi korumamız ve yaşatmamız gereken hayati öneme haiz iki temel değerimiz. Dilini bilmeyen bir insanın başka bir şeyi bilmesi de mümkün değildir. Onun içindir ki, eskiler: "Bir lisan bir insan" derler.

Bizim yediden yetmişe önce güzel ve zengin Türkçemiz'i öğrenme daha sonra da öğretme sevdalısı olmamız icap ediyor. Bu konuda duyarlılığımızın zinde olduğunu söylemek elbette zordur. Ancak idealist yüzlerce işadamımız dünyanın bir başından öbür başına kadar okullar açarken, binlerce idealist gencimiz de anadan, yardan, vatandan, arkadaştan ayrılıp dünya çocuklarına kültürümüzü götürüyorlar. Türkçemizi öğretiyorlar. İstiklal Marşımız'ı söyletiyorlar. Ülkemizin fahri elçisi olarak ve hiçbir maddi menfaat gözetmeksizin canla başla hizmet ediyorlar. Dünyanın her ülkesinde en seçkin öğrenciler bu öğretmenlerimizin elinde şekilleniyor, biçimleniyor, Türk'e, Türk kültürüne ve Türkçe'ye dost olarak yetiştiriliyor.

İşte yıllar süren bu gayretler semeresini vermeye başladı bile. Uluslar Arası Türkçe Olimpiyatları'nın bu yıl altıncısı yapıldı.110 ülkeden kendi ülkelerinde Türk kültürü ile ilgili yarışmalarda birinci olan 550 yabancı çocuk Türkiye'ye geldi. Çeşitli illerde şölenler düzenlendi. Sakarya Kapalı Spor Salonu'nu 3000'e yakın insan hınca hınç doldurmuştu. Coşku ve heyecan doruktaydı. Atilla İlhan'ın şiirini Bosnalı, Necip Fazıl'ın "Sakarya Türküsü"nü Moğalistanlı bir çocuğun ağzından dinlemek insana bir başka keyif veriyor ve duyguların tercüman olduğu gözyaşları sele dönüşüyor. Cem Karaca'nın "Allah Yar" şarkısını simsiyah bir Afrikalı zenciden, Atabarı'yı Madakaskarlı bir çocuktan, "Ormandan gel" şarkısını Belaruslu bir sarışın kızdan dinlemek insanı bambaşka alemlere götürüyor. Ve tabi daha onlarcası güzellik karşısında binlerce insan ayakta coşkuyla alkışlıyor bu yabancı çocukları.

Türkçe Olimpiyatları'nın finali ise Pazar günü İstanbul'da yapıldı. Naklen yayının karşısına geçip 3 saat boyunca o güzellikleri tekrar göz yaşlarıma hakim olamayarak yaşadım. Ülkemiz adına bundan daha büyük bir hizmet olur mu dostlar. Bu insanlarımız, gönüllü genç öğretmenlerimiz laf değil, iş üretiyorlar. İşte belgesi de bu manzarada görülüyor. Yarın bu çocuklar, kendi ülkelerinde söz sahibi olduklarında bu gün bizim milyarlarca dolar harcayarak yapamayacağımız şeyleri yapacakları şüphesizdir. Aslında bu faaliyetler dünyada güçlü devletler tarafından devlet eliyle yapılıyor. Mesela son zamanlarda Osmanlı!da yabancılara ait iki bin civarında okul bulunuyordu. Robert Koleji, Saint Joseph, Saint Benoit gibi okullar neyin nesi? Atatürk'ün manevi kızları Rukiye, Nebile ve Afet'i Notre Dame De Sion'a yazdırdığı gibi, şimdilerde 110 ülkedeki bu Türk okullarına devlet adamları ve iş adamları çocuklarını yazdırıp okutuyorlar. Bu bağlamda bizim de geleceğimiz için, bu çalışmayı devlet olarak yapmamız gerekiyor. Lakin devlet Tanzanya'ya bu şartlarda gönderecek bir tek öğretmen dahi bulabilir mi acaba? Sanmam. Bu hizmet biraz da gönül işidir. Dünyanın her köşesinde çok zor şartlar altında ve dar imkanlarla Türk milletinin değerlerinin gönüllü bayraktarlığını yapan bu insanlara minnet ve şükran borçlu olmamız gerekirken, ne yazık ki öküz altında buzağı arayan ve başını kuma sokan bazı insanlar bu başarıyı dudak bükerek karşılamakta ve hatta tehlikeli olarak lanse etme çabasına girebilmektedirler. Peki bu şartlarda bu hizmeti siz yapın kardeşim. Biz alkışlayalım. Hatta maddi ve manevi destek de olalım. Hayııır. O halde hem beceremiyorsunuz, hem de becerene destek yerine köstek oluyorsunuz. Hani Akif: "Yıkmak insanlara yapmak gibi kıymet mi verir?" diyor ya. Bunların ki de sadece kavga, kin, husumet, yıkmak. Yapmak adına zerre miskal yetenekleri ve çabaları yok. Ama dünyanın kanunu böyle. Hak batıl mücadelesi. "Oluklar çift birinden nur akıyor, diğerinden kir." Sen hangi oluktan ne akıtıyorsun ben ona bakarım. Gerisi laf güzaf. Bu güzelliklere gözünü yumanlar, sadece güneşi göremiyorlar. Oysa siz gözünüzü kapadığınız için güneş yok olmadı.O var. Hep olacak ve hükmünü kıyamete kadar icra edecek.

Genç öğretmenler bir tarih yapıp, destan vücuda getiriyorlar. Yakın gelecekte tarih sayfalarının kahramanlarının onlar olacağına inanıyor, hizmetlerinde Allah'ın yar ve yardımcı olmasını diliyorum.
Yazı Tarihi : 05 Haziran 2008 Perşembe

Köşe Yazarları

TCMB DÖVİZ

  ALIŞ SATIŞ
USD 1.6649 1.6729
EUR 2.1024 2.1125

SAKARYA'DA HAVA


Hafif Sağanak Yağmurlu

13°

Hissedilen : 13°
Nem Oranı : %94
Görüş : 5 km

BUGÜN YARIN
Yağmurlu -
   

NÖBETÇİ ECZANELER

Huzur Eczanesi
Kömür Pazarı No:38
Tel : 2715529
Gamze Eczanesi
Papuççular Cad.no:3
Tel : 2816211