Anasayfa
Perde Arkası
Spor
Köşe Yazarları
Günün Haberleri
Email Üyeliği
Haber Arşivi
Sakarya Yenihaber Künye
İletişim
Email Listemize üye olun, haberler ayağınıza gelsin
Yuxek Web Tasarım - Programlama
Mustafa TURAN
mustafaturan@sakaryayenihaber.com
Mustafa TURAN

KAÇ FIRIN EKMEK YİYECEĞİZ?

Bu yazıyı yazdırmak için tıklayın..
Bu yazıyı arkadaşınızda göndermek için tıklayın..
Bu yazı hakkında yorum yazmak için tıklayın..
Biz yer yer dünya ortak değerler hilafına hafsalamızı zorlayan olaylar karşısında, ezile büzüle "Burası Türkiye. Olur böyle gariplikler" tabirini kullanırdık.

Fakat şimdilerde artık bu ifadeye rahmet okutacak gelişmeler karşısında kullanılacak ne bir kavram, ne de tabir kaldı ortada. Çünkü kamu vicdanını alabora eden gelişmeler karşısında bocalayan bir memleketteyiz artık.

Benim ise ilk aklıma gelen: "Bir nevi antibiyotik. Hangi birine yetişeceksin ki ey dost! Etrafımız geçilmez, koyu, balçık kıvamında bir bataklığa dönmüşse hele? Dil toz olup uçmuşsa, düşünce felç olmuşsa, tarih çamurdan geçilmez bir hal almışsa hangi harp sahasına koşup dağıtacaksın elindeki sınırlı ilacı, şifayı." Diye haykıran ünlü Sosoyolog Cemil Meriç'in feryadı. Ya da Kayıp Atlastaki ifadeyle: "Tarihimiz düşünen tarih haline getirilmemişse, Carl Schorske'nin tarihle birlikte düşünme pratiği gelişmemişse, aydının yapacağı şey, elbette bir yangın yerinde bulabildiği kadar suyla yetişebildiği yere kadar yangını söndürmeye çalışmaktan ibaret kalacaktır..."

İngiltere demokrasiye 1215 Magna Karta ile geçti ve bugünkü demokrasi kültürüne erişti. Orada Anayasa mahkemesi falan da yok. Üstelik bir de krallık var. Ama işler tıkır tıkır yolunda gidiyor. 100 yıl önce ABD'nin zenci bir başkan adayı olacağı hayal bile edilemezdi. Fakat bugün gayet normal karşılanabiliyor. Güney Afrika'daki beyaz azınlık yönetimi, uzun süren bir demokrasi mücadelesinde yerini halkın çoğunluğuna bıraktığı gerçeğini hepimiz yaşadık. Örnekler çoğaltılabilir. Tabi bu süreçte zencilerin çektiklerini bir kendileri bir de Allahları bilir. Ülkemizde yaşananlar da bu olayların bir benzeri.

Halkın % 80ini temsil eden 411 milletvekili bir kanun çıkarıyor, fakat ne gam? Atatürk: "Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir" mi diyor ne keder? Hukukun üstünlüğü mü dediniz o da ne demek? Milli irade mi? O hiç enterese etmez. Demokrasi mi dediniz. O bizim memlekette J.J Roussauo'nun ifadesiyle : "Hiç olmadı" Peki kriter ne? Kriter 11 atanmışın yorumu. Yaklaşık 20 yıl önce Rahmetli Turgut Özal'ın atadığı 2 üye ile 10. Cumhurbaşkanımız'ın atadığı üyelere atıfla, aylardan beri basında 9'a 2 formülü konuşuluyordu. Sonuç da haberlere bakılırsa gerçekten öyle olmuş. Demek ki hukukun değil ideolojinin öne çıkacağını dağdaki çobandan, yazarlar ve çizerlere kadar herkes biliyor ve tahmin ediyordu. Sahi merak ediyorum. Yarım asır boyunca ezan, Kur'an, bayrak nutuklarıyla bu milletin oyunu alan, şimdi de alayla başörtülü kızlarımızı Arabistan'a gönderen 9. Cumhurbaşkanımız 7 yıl boyunca hiç üye atamadı mı acaba?

Şimdi merak ediyorum. Bu kaostan kurtulmak için halka gidilse ve anamuhalefet % 10 larda oy alsa ve bu seçimi laikliğe aykırı sonuç çıktı mülahazasıyla mahkemeye taşısa, seçim iptal mi edilecek? Ya da kurulan hükümeti beğenmedim. Laikliğe karşı isimler var diye mahkemeye taşısa, yine 2. ve 4. maddeyle ilgi kurulup hükümet yok mu sayılacak? Bu yaklaşımın sonu nereye varacak?

Demokrasinin hakim olması için daha kaç fırın ekmek yiyeceğiz? Daha ne zamana kadar milletin dediği değil de, beyazların dediği olacak?
Yazı Tarihi : 12 Haziran 2008 Perşembe

Köşe Yazarları

TCMB DÖVİZ

  ALIŞ SATIŞ
USD 1.6649 1.6729
EUR 2.1024 2.1125

SAKARYA'DA HAVA


Hafif Sağanak Yağmurlu

12°

Hissedilen : 12°
Nem Oranı : %88
Görüş : 2.8 km

BUGÜN YARIN
Yağmurlu -