Anasayfa
Perde Arkası
Spor
Köşe Yazarları
Günün Haberleri
Email Üyeliği
Haber Arşivi
Sakarya Yenihaber Künye
İletişim
Email Listemize üye olun, haberler ayağınıza gelsin
Yuxek Web Tasarım - Programlama
Mustafa TOPKARA
mustafatopkara@sakaryayenihaber.com
Mustafa TOPKARA

AKP YÖNETİCİLERİNİN "AHLAKİ" ZAAFI

Bu yazıyı yazdırmak için tıklayın..
Bu yazıyı arkadaşınızda göndermek için tıklayın..
Bu yazı hakkında yorum yazmak için tıklayın..
İhalelerin şeffaf olması sorunu çözmüyor…
Çünkü, ihalelerin nasıl kitabına uydurularak siyasi iktidarın çevresine dağıtıldığını biliyoruz…
Kamu ya da Belediye ihalelerinin, işlerinin nasıl kitabına uydurulduğunu biliyoruz.
Kimi kendi konumunu korumak, kimi istediği tayini, atamayı yaptırmak, kimi başka isteklerini karşılamak için iktidar partisi yöneticilerine yaranmaya çalıştığını, ihaleleri kitabına uydurup vermeye çalıştığını biliyoruz…
Geçmişteki pek çok örneklerinden ve bugün yaşananlardan biliyoruz…
Toplum biliyor…
İhale şartlarının nasıl da verilecek firmaların şartlarına göre ayarlandığını, ihaleye girecek firmaların dışarıdayken nasıl aralarında anlaştıklarını, Belediye yada kamu kuruluşlarının firmalara farklı vaatlerde bulunarak ihaleleri nasıl "pay" ettiğini biliyoruz…
Bunu Sakarya özelinde de Türkiye genelinde de defalarca gördük ve yaşadık…
Bu yüzden ihale yasası güven için yeterli koşul değil…
Şeffaflık önemli…
Ama tek başına sorunu çözmüyor…
İktidar olmanın dayanılmaz bir cazibesi var…
Ya sizin gözünüzü boyuyor, ya çevrenizdekilerin, ya da iş yaptığınız muhataplarınızın…
***
AKP'de yani iktidar partisinde siyaset yapmak isteyen kişilere getirilen eleştirilere "Kardeşim, ihaleler şeffaf olduktan sonra kim ne derse desin! Kamuya iş yapan kişiler siyaset yapamayacak mı? Millet laf ediyor diye bu insanlar siyasetle iştigal edemeyecek mi?" savunmalarını yapan AKP'li arkadaşlara sorulması gereken çok önemli bir soru var:
Siz AKP'de yani iktidar partisinde yönetici olmak, aktif siyaset yapmak zorunda mısınız?
Partinizin size ihtiyacı yok, zaten iktidar olmuş…
Servetinize, siyasi gücünüze, çevre gücünüze partinizin ihtiyacı yok…
O halde neden siyaset yapmak zorundasınız?
"Bundan keyif alıyorum, kendimi iyi hissettiriyor…"
İyi de siz keyif alıyorsunuz ama partinize sıkıntı veriyorsunuz…
Sizin devletle, kamuyla, Belediyelerle yaptığınız her iş, kurduğunuz her ilişki partiyi halk nezdinde sıkıntıya sokuyor…
"El alem ne derse desin, milletin ağzını kapaya çalışırsak sonu gelmez…"
İyi de…
Siyaset toplumla yapılıyor, toplum için yapılıyor.
Topluma verdiğiniz mesaj, toplumun sizi nasıl anladığı, algıladığı çok önemli.
Toplum sizi "yanlış" anladıktan sonra, siz istediğiniz kadar "doğru" olduğunuzdan bahsedin hiçbir önemi yok.
Asıl böyle söyleyip, keyfinizden feragat etmeyip, AKP'deki yöneticiliğinizi fitne oluşturmayacak bir AKP'li arkadaşınıza bırakmayarak partiye zarar veriyorsunuz…
"Engin fikirlerinizden" parti faydalanacaksa bunu dışarıdan yapın…
Başka katkılarınız olacaksa da bunları dışarıdan yapın.
***
Ama yok…
Sizin illa ki partide olmanız gerek!
Neden?
Nedeni yok…
Sırf siz kendi egonuzu tatmin edeceksiniz diye ise bunca ödün.
Bu çok ağır bir bedel.
Parti kendi içinde psikolojik erezyona uğradığı için hiçbir olumsuzluğun "hesabını" soramıyor.
Parti teşkilatı kendi içinde "aşınırken" kimden hesap soracak!
Onca olay oldu, skandallar patladı, pek çok yolsuzluk söylentisi oldu, gayrimeşru ilişkiler açığa çıktı, konuşuldu, edildi…
AKP İl teşkilatı bunların hangi birine hesap sorabildi?
Hiçbirine!
Neden?
Çünkü kendisi "sorunlu"…
Kendisindeki kusuru kapatamayan başkasındakini nasıl görsün, nasıl hesap sorsun...
***
İşte bu noktada gerçekten sormak gerekiyor:
Kardeşim neden AKP'de yöneticisiniz?
Partinizin size ihtiyacı yok…
Ve sizin gibi devletle ilişkisi olan, ihale alan, devlete iş yapan; firma, şirket, avukat, müşavir, esnaf, tüccar ve her ne meslek ya da iş kolunda kişiler, kurum sahipleri;
Partiye sadece zarar veriyorsunuz!
Siz kendiniz yolsuzluk yapmasanız da çevrenizdekiler bulaşıyor,
Bulaşmasalar da millet fitneye düşüyor…
"Bana ne kardeşim!" diyemezsiniz…
Çünkü siyaset tam da orada başlıyor,
Yani "Bana ne!" dediğiniz yerde.
Muhalefet partisinde olsanız "Bana ne" diyemezsiniz!
Halkın beklentilerini önemsersiniz, önemsemek zorunda kalırsınız, aksi takdirde iktidar olamazsınız.
Sizin bu "Bana ne!" tavrınızdaki rahatlığınızın nedeni iktidar olmanız!
Ama her çıkışın bir düşüşü var…
Merdivenleri inerken bizi göreceksiniz emin olun…
Yazı Tarihi : 14 Temmuz 2008 Pazartesi
Sn Topkara AK Parti de yönetici olan arkadaşlara siz soruyu yanlış sordunuz.Bu atkadaşlara yönetici olduktan sonra siyasi güçlerini kullanarak hallettikleri işleri soracaktınız bir cevapları vardır herhalde...
Faruk Dökme @ 14.07.2008 12:53:49

Köşe Yazarları

TCMB DÖVİZ

  ALIŞ SATIŞ
USD 1.6649 1.6729
EUR 2.1024 2.1125

SAKARYA'DA HAVA


Hafif Sağanak Yağmurlu

12°

Hissedilen : 12°
Nem Oranı : %94
Görüş : 3.49 km

BUGÜN YARIN
Yağmurlu -
   

NÖBETÇİ ECZANELER

Huzur Eczanesi
Kömür Pazarı No:38
Tel : 2715529
Gamze Eczanesi
Papuççular Cad.no:3
Tel : 2816211