Çelik çomak
27 Ocak 2012 Cuma
İlimizin gündemi baş döndürücü bir hızla değişiyor.
Henüz bir konu masaya yatırılıp enine boyuna tartışılmadan hemen bir diğer konu ön plana çıkıyor veya çıkarılıyor.
Ya da konudan konuya atlandığı esnada hiç hesapta ve gündemde olmayan başka bir konu gözler önüne serilmek isteniyor.
Bilinçli bir şekilde sürekli yeni yeni dosyalar pompalanıyor kamuoyunun ilgi ve bilgisine.
Bu durumun çok farklı şekillerde izahını yapmak mümkün:
Asıl yapılmak istenen olayı sessiz ve sedasız gerçekleştirmek ve kimseye sezdirmeden amaca ulaşmak adına birtakım spekülatif haberleri servis etmek, suni gündemler yaratmak…
Dere görmeden paçaları sıvamak, ucuz kahramanlığa soyunmak, bilmeden ve sonrasını düşünmeden konuşmak, çok şey yapmak isteyip de hiçbir şey yapamamak…
Zira şu anda bin tane şey söylenip bir tane bile iş yapılmıyor.
Sapanca Gölü'nü tartışıyoruz, bir anda gündem orta hasarlı binalara geliyor.
Bölge Adliye Mahkemesi ve stat projesini, nehir kenarı rekreas-yonunu konuşuyoruz, bir anda TÜVASAŞ'ın taşınacağı söylentileri ortaya çıkıyor.
Gar Meydanı, Kent Meydanı, Orhan Camii Meydanı…
Trafik sıkışıklığı, kafa karışıklığı…
Gar taşınacak mı, hızlı tren gelecek mi, tren yolcusu ne yapacak, parkomatlar ne olacak derken beşi bir yerde projesi çıkıyor ortaya.
Kentsel dönüşüm yeniden mi görüşülecek, Uzunçarşı AVM mi oluyor, SASKi, SESOB, SATSO derken, konular çorbaya dönüyor.
Otomobil üssü olmak istiyoruz, nehir taşımacılığı hedefimiz var, bu arada TİGEM arazisi ne olacak, tu-rizmde mi tarımda mı gelişeceğiz, falan festekiz…
Bunca şeyi konuşuyoruz ama ortada hiçbir şey yok.
Mesela Başbakan Erdoğan'ın sözünü verdiği projelerle ilgili ortada somut bir şey göremiyoruz.
Statla ilgili hala daha imar değişiklikleri, devirler falan oluyor.
Bölge Adliye Mahkemesi'ne hala daha bir yer bulunamadı.
Nehir kenarı rekreasyon projesini ağzına bile alan yok.
Yine bizzat Başbakan Erdoğan'ın talimatına rağmen orta hasarlı binalar sorunu öylece duruyor.
Havada birtakım projeler uçuşuyor ama icraat yok!
Depremin üzerinden 12,5 yıl geçti, seçimlerin üzerinden ise 7,5 ay…
Aslında ilimizin de ülkemizin de dağ gibi sorunu var.
Tüm bu kafa ve kavram karışıklığının sebebi bu.
Bir değil birden fazla dertle uğraşıyoruz.
Her şeyi bir ve aynı anda çözmeye kalktığımız için de hiçbir şeyi çözemiyoruz.
Hatırlarsınız Başbakan Tayyip Erdoğan'ın Ahmet Necdet Sezer'den sonra cumhurbaşkanı adayı olup olmayacağını tartıştık aylarca.
Başbakan Erdoğan da bu sürece yönelik yaptığı açıklamada, "Verdik ellerine bir çelik çomak oynuyorlar" demişti.
Nitekim kendisi cumhurbaşkanı adayı da olmamış, bu geçen süre içerisinde de fırsattan istifade tartışma konusu olan birçok meseleyi hal yoluna koymuştu.
Bizim de elimize çelik çomağı veriyorlar:
Konuşuyoruz, tartışıyoruz, yazıyoruz…
Geri planda ne filmler dö-nüyor, işte onu bilmiyoruz!