İki dolara haydut fotoğrafı
30 Ocak 2012 Pazartesi
Amerikan tarihinin 1880 yıllarındaki en önemli haydutlarından Jesse James'in yaşam öyküsünü anlatan film vardı TV'de. James'in cesedi, çömezi tara-fından öldürüldükten hemen sonra stüdyoya taşınarak fotoğrafı çekilir ve çoğaltılarak her biri ikişer dolardan satışa çıkarılır. Yüz binlerce Amerikalı fotoları adeta kapışır. O dönemin vahşi kapitalizmi günümüzde 'serbest piyasa ekonomisi' olarak yutturulmuyor mu? Ne satarsan sat; mutlaka alıcısı vardır!
Geçtiğimiz yılın en çok satan yerli otomobilin net fiyatı 20 bin lira. Yüzde 37 ÖTV ile yüzde 18 KDV toplamı 12 bin küsur. Bandrol ve tescil masraflarıyla birlikte otonun toplam fiyat 33 bin 350 lira. Hiç peşinatsız, 50-60 aya varan taksitle satılıyor. Alamam diyene küsüyorlar, iyi mi? Dünyanın en pahalı akaryakıtı Türkiye'de satılıyor; sorgulayan var mı?
Şimdi yeni moda cadde ve sokakları parkomat şirketlerine satmak. Önüne gelene zorla araba verirsen otopark fakiri il ve ilçeler başka ne yapsın?
2002'den beri ülkeyi tek başına yöneten
iktidar, yatırımlarını mucize yönetim diye yutturuyor ya! Değirmenin suyu nereden geliyor; soran yok. Türk Telekom, Tüpraş, köprüler, enerji dağıtımı, limanlar, 80 yıldır yapılmış kamu fabrikaları tek tek satıldı. Yetmemiş ki, Şimşek Maliye Bakanımızın açıklamasına göre 1999'den beri biriken deprem fonları bölünmüş yollara kullanılmış. Bu paraların deprem yorgunu binaların güçlendirilmesine harcanması gerekmiyor muydu?
Şimdi 2B arazilerinin satışı ile yabancıların serbestçe mülk alması gündemde. 2B'den 25 milyar bekleniyor. Yabancıya satışta 2 hektar (20 dönüm) sınırı 20 hektara yükseltilmiş. Bakanlar Kurulu bu miktarı iki katını çıkarabilecekmiş.
İktidarın son marifeti Hazine arazilerini ekono-miye kazandırmak adı altında şehir merkezlerindeki kamu arsalarını satmak… Satış şartları ayrı bir komedi: Dörtte biri peşin; geriye kalanı 24 ay süreli 8 eşit taksit. Faiz yok gibi. Satış ve devir işlemleri her türlü resim ve harçtan muaf. Beş yıl süreyle emlâk vergisi de yok! İhaleyi alanlara nasıl birer otomobil hediye edilmemiş ona şaşıyo-rum!
'Ne yani, arsa orada durup duruyor, bir işe yaradığı yok' diyenler yok mu? Örneğin belediyeler… Mücavir alandaki arazi satışlarından yüzde
40 onlara veriliyor ya, sanılır ki açık bütçeleri o parayla kapanacak! Karasu'da satılmadık Hazine arazisi kalmadı. Sonuçta hangi noktadayız söyleyeyim: Şu anda okul ve benzeri hizmet binası yapılabilecek tek metrekare kamu arazimiz yok!
Milliyet'te Güngör Uras Maliye Bakanlığı'nın gayrı menkul satışlarıyla bütçeye ek gelir
sağlamaya çalıştığını yazmış. 'Özellikle ordunun büyük şehirlerdeki arazilerinin satışı isteniyor' diyor Uras… Prof. Dr.
Uras iyi bir iktisatçıdır; uyarıyor: 'Bu
tür gelirler bir defalık gelirdir…
Satılan gayrı menkuller, şehirlerde betonlaşmayı hızlandırıyor. Dolayısıyla nefes alanları yok edilmekte. Açık anlatımıyla bu işlerin götürüsü, getirisinden büyük.'
Kime anlatıyorsun Uras Hoca, kime? Vatandaş ekranlarda sabah akşam, beşikten mezara eğlendi-rilmenin karşılığı olarak bazı şeyleri görmezden gelmeye razı olduktan sonra