Köşe Yazarları > Ömer ALİKILIÇ > Vazgeçemediğimiz sorular
IMKB 100 : 57.331 %(-1,33)
Dolar : 1,8235 TL
Euro : 2,3180 TL

Vazgeçemediğimiz sorular

31 Ocak 2012 Salı

Ömer ALİKILIÇ

alikilic.89@hotmail.com

Türk insanı olarak hepimiz her şeyi merak eder, soru sorar ve bizim ile ilgili olsun olmasın ve bize hiç bir şey katmayacağı halde her sorduğumuz soruya mutlaka bir cevap ararız...
İlk olarak çocuklukta çocukların yetişkinlere sorduğu sorulara ve bir de, yetişkinlerin çocuklara sorduğu o vazgeçilmez sorulara bir göz atalım… Çocukların sorularında asla art niyet, kötü bir düşünce veya içten pazarlık gibi kavramlar yoktur… Çünkü çocuklar gördüğü, duyduğu şeyleri, etrafında olan biteni ve çevresindeki ilgisini çeken şeyleri, sırf öğrenme amaçlı sorarlar…
Yetişkin insanların, çocuklara sorduğu soruların çoğun da ise ya bir ayrımcılık ya bir seçenek zorunluluğu ya da bir geleceği planlama kaygısı vardır.. Sorarım sizlere, hemen hemen her çocuğa sorulan, 'anneni mi daha çok seviyorsun, yoksa babanı mı' sorusundan, daha komik ve de daha saçma, bir başka soru olabilir mi?.. Anneyi mi, babaya tercih edeceğiz yoksa, babayı mı anneye?.. Ancak ne yazık ki her çocuk bu tarz saçma sorular ile büyüyor…
Yıllar geçtikçe sorular şekil değiştirip tam gaz devam ediyor… Örneğin daha ilk okula giderken hatta bazen okula bile başlamadan yine vazgeçilmeyen artık kalıplaşmış 'büyüyünce ne olacaksın' sorusunu sorarlar… Aslında bu sorunun kökünde 'bu anı boş ver, on yıl veya on beş yıl sonrasını düşün' mesajı yatıyor…
Bu sorular, 'evlilik ne zaman' 'çocuk ne zaman' tarzı sorular ile, kısır döngü misali, sürekli devam ediyor… Şimdi ben de şunu soruyorum; bu sorulardan başka, konuşacak konumuz yok mu?..

Bom Bom Kuponu, Sezar Altin