Köşe Yazarları > Hasan KURTİÇ > Yaptık, ettik siyaseti!
IMKB 100 : 57.331 %(-1,33)
Dolar : 1,8235 TL
Euro : 2,3180 TL

Yaptık, ettik siyaseti!

10 Şubat 2012 Cuma

Köylü 365 gün ve nerdeyse 24 saat çalışır. Kendisinin ve çoluk çocuğunun hayatını akla zarar emeklerle, yokluklarla savaşarak sürdürür…
Ticaret ve Sanayi Dünyası'nın hangi birikimle, hangi emekle, her an ve bir anda sıfır olma riskleriyle ortaya çıktığını ancak yaşayanlar bilir.
İşin asıl olmazsa olmazları işçiler, memurlar değerlerimizi yaratan ayrı ve çok geniş emekçiler kitlesidir. Üretimden, işletmeye, hizmetlere, güvenliğe kadar tüm kesimler…
Saydığım kesimler mutlaka ki çok eksik. Meramımı anladınız, siz de düşünün. Türkiye'nin bütün servetlerini, Gayri Safi Milli Hasıla'yı üreten kesimleri bir düşünün…
Ülkenin mal ve hizmet varlıklarını üreten, gerçek hak sahipleri bu ülkenin kaderini tayinde ne kadar söz hakkı var? Hadi, konuş, iki laf et de görelim?
Siyaset, Türkiye'nin içinde de dışında da her gün ve 24 saat hiç susmadan konuşuyor. Öyle böyle değil; içeride de, dışarıda da, herkesle ve hep gerilimler yaşıyoruz… Neden? Bunlara kim-kimler karar veriyor?
Siyaset GSMH'yı üretirken bir gram ter akıtmıyor. Satarken, parasını alırken-alamazken hiçbir riski yok… Üreten geniş halk kesimi ülke adına tek bir laf edemiyor. Siyaset, 24 saat hiç lafı da bitmiyor; gerginlikler de bitmiyor…
Mısır ile ekonomik alanda işlerimiz çok iyi gidiyordu. El-Ezher mezunu olmak da muteberdi… Libya'yı Türk İş Dünyası imar etmişti… Irak'ı biz yeniden inşa ediyorduk… Suriye, ailecek, kankamızdı! İran da öyle değil mi?
Doğru ve iyi siyaset, çocuklarımı da, beni de yarın için endişelere sürüklemeyen siyasettir… Arap çöllerinde, Sibirya soğuklarında, Alamanyalarda çalışan ve kazanan, zenginlik üreten halk susuyor; her gün 24 saat konuşan siyaset yaptık-ettik diye 24 saat tepemizde; sanki sahibim, sebebim…

400 yataklı hastane rötuş aşamasında

Çalışan, üreten Türkiye halkı şu gün tarihin en büyük Devlet Bütçelerini oluşturuyor. Kazandığımızın en büyük kısmı, dolaylı-dolaysız vergiler ve bin kalem salma ile elimizden gidiyor.
Türkiye ekonomisi dünyanın birçok ülkesine göre çok daha iyi durumda. Siyaset üretmiyor; halk üretiyor. Siyaset sadece alıcı : ) O Bütçe böyle oluşuyor.
Biz de, Sakarya için çok hakkımız olan Gelişmiş Yaşanabilir Kent isteğimizi gündeme ve hiç bıkmadan bu nedenle taşıyoruz. Devlet Bütçesi'ne ve siyasete verdiğimizin karşılığını görmek istiyoruz. Bir tek oy'un karşılığını bile…
400 Yataklı Hastane Sakarya'nın anasının ak sütü gibi hak ettiği bir sağlık yatırımıydı. "Yetmez, ama evet!" diyeceğim iki işten birisi. İlki, biten ve hayata geçen Olimpik Kapalı Yüzme Havuzu'dur…
Salı akşamı saat 17.20-17.45 arası 400 Yataklı Hastane inşaatına gittim. Baktım bahçesinde peyzaj bile başlamış. Yollar, tretuvarlar, otoparklar hazır gibi. Yer yer ağaçlandırma, çim, çiçek işi başlamış… Çocuk gibi sevindim…
Amaaa! Yaptık ettik diye köy köy dolaşan siyasilerin peşini bırakılmasın 400 Yataklı bu muhteşem hastane sadece bir taş yığını olarak kalmasın… Sağlık Kadrosu eksikliği olursa, alın O harika hastaneyi evinize götürün. Halkın hiçbir işine yaramaz! Yüzde 75 kadrosu dolu 400 Yataklı Hastane kurtuluş gibidir…
Çünkü, asla ihmal etmem, gittim. Aynı gün, O saatlerde, oradaki ACİL bir sefaletti. Hekime de, personele de üzüldüm; perişan hastalara ve yakınlarına da.

Bom Bom Kuponu, Sezar Altin