Çok korktum Başhekim Bey!
10 Şubat 2012 Cuma
Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Osman Nuri Dilek değişik bir kişilik.
Bir kere eleştiriye hiç tahammülü yok.
Profesör ya, Başhekim ya, Dekan ya; her şeyin en iyisini kendisi bildiğini sanıyor.
Ama öyle bir dünya yok.
Hastanede hata üstüne hata yapıyor.
Biz de bir süredir Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ni iyi yönetemediği yönünde yazılar yazıyoruz.
Bunlarla ilgili tazminat davası açmış, Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunmuş.
Hakkıdır.
Buna kimsenin diyecek bir şeyi yok.
Ama sonrasında bir ajansa yaptığı açıklamada haddini aşmış;
Başhekim Dilek "Son günlerde SAÜ Tıp Fakültesi Öğretim Üyeleri, Sağlık Bakanlığı Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanemizin idarecileri, doktorları ve çalışanlarını hedef alan ve Yenihaber Gazetesinde Sezai Matur tarafından servis edilen yalan ve iftiralarla dolu haberler nedeniyle hukuki yollardan mücadele edilmesi kararlaştırılmıştır" demiş.
Başhekim Dilek farkında değil belki ama ben bu gazetenin Genel Yayın Müdürü'yüm.
Ben bu gazeteye haber servis etmem, yayınlarım.
Ayrıca bu gazetede bana ayrılan köşemde yorumlarda bulunurum.
Sakarya'da herkes bilir ki; Yenihaber Gazetesi'nin yalan ve iftirayla işi yoktur.
Cesur Gazete sloganıyla yayınlanan haberlerin doğruluğundan da kimsenin şüphesi olmaz.
Sakarya halkının yararına, cesur çıkışlarıyla takdir toplayan Yenihaber Gazetesi'ni kimse karalayamaz.
Ayrıca biz haberlerimizde kimseyi hedef almadık.
Haberlerimizde, olan biteni aktarıp köşelerimizde bunları yorumluyoruz.
Hastane yöneticileri, doktorları ve çalışanlarıyla hatta Osman Nuri Dilek'le alıp veremediğimiz bir şey yok.
Biz sadece Sakaryalılar'ın sağlık hizmetlerinden sağlıklı bir şekilde yararlanmasını diliyoruz.
Bunun önünde engel olan kim varsa da onunla mücadele ediyoruz.
Başhekim Dilek'e göre devletin kurumlarına güveni sarsıcı, kin ve nefret uyandırıcı haberler yapıp, Türk yargısının kararlarını eleştiriyormuşuz.
Osman Nuri Dilek aklınca bizi yargılatmaya çalıştığı hakimlere ayar vermeye çalışıyor.
Evet ben mahkemenin verdiği tekzip kararını eleştirdim.
Her zaman da eleştiririm.
Bunun yanlış hiçbir tarafı da yok.
Bir kez daha belirtiyorum.
Belgeleri ortada olan bir yazıya tekzip kararı veren mahkeme yanlış yapmıştır.
Dilek şunu da iyi bilmeli ki; devlete, devletin kurumlarına güveni biz değil, kendisi gibi yöneticiler sarsıyor.
Bu tip yöneticilerin yaptıkları yanlışlar ve yarattıkları hizmet aksaklıkları devlete olan güven kaybının en önemli nedeni.
Evet Sayın Başhekim Osman Nuri Dilek efendi;
Gördüğünüz gibi açtığınız davalardan ve yaptığınız açıklamalardan hiç korkmadım.
Şunu da iyi bilin;
Yenihaber'e çamur atmaya kalkanlar bunu cevabını her zaman en sert şekilde alırlar.
….
Kaymakam Bey genelge okur mu?
Dün Adapazarı Kaymakamlığı tarafından dağıtılması gereken, kışlık kömürlerin yığınların fotoğraflarını yayınladık.
Patlamış çuvallardan etrafa dağılan kömürlerin görünümü ile dışarıdaki kar manzaraları aynı güne denk gelmişti.
Bu haber sonrası dün Kaymakam Akın Yılmaz aradı.
Kömür dağıtılmaması gibi bir şeyin söz konusu olmadığını 4 bin aileye kömür dağıtıldığını, halen de isteyen herkese de kömür verdiklerini anlattı.
Haberle ilgili de bir yazılı açıklama göndereceğini söyledi.
Şu ana kadar gelen bir açıklama yok.
Ama ben Kaymakam Akın Yılmaz'ın bu konuda ihmali olduğunu düşünüyorum.
Bu konuda Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından yayınlanan bir genelge var.
Genelgede kömür dağıtımının nasıl yapılacağı belirtilmiş.
Genelge çok açık olmasına rağmen hiçbir maddesine uyulmamış.
Gelin tek tek okuyalım ve durum ne ona bakalım.
1- İlçeler tarafından kömür ihtiyaçlarının abartısız ve ek kömür talebine meydan vermeyecek şekilde belirlenerek Valiliklere bildirilmesi,
Durum: Kaymakam Akın Yılmaz Şeker Fabrikası bahçesindeki kömürlerin ek talep sonrası geldiğini söylüyor.
2- İhtiyaç sahibi ailelerin, sadece vakıf kayıtları üzerinden değil, köyleri kapsayacak biçimde vakfa başvurmaları beklenmeksizin 3294 sayılı Kanun kapsamındaki tüm ailelere ulaşılarak tespit edilmesi,
Durum: Kaymakam Akın Yılmaz isteyen vatandaşa durumun araştırılarak kendilerine kömür verildiğini belirtiyor.
3- Kömür yardımlarının, ailelere nakliye, hamaliye gibi masraflar yaptırılmaksızın, en uygun dağıtım yöntemi belirlenerek adrese teslim şeklinde gerçekleştirilmesi,
Durum: Adapazarı'nda kömür almak isteyen vatandaş kendi imkanlarıyla depodan kömürü alıp naklediyor.
4- Kömürlerin stoklanmadan, bekletilmeksizin dağıtım listelerine göre vatandaşların adreslerine ulaştırması, depolama ve stoklamanın zorunlu olduğu durumlarda, kömürün ıslanmasına, tozlanmasına meydan vermeyecek şekilde depoların fiziksel koşullarına dikkat edilmesi,
Durum: Adapazarı Şeker Fabrikası açık alanda depolanan kömürler yağmur ve kar altında ıslanıyor, tozlanıyor. Torbalar patlamış ve etrafa saçılmış durumda.
Sanırım Kaymakam Akın Yılmaz'ın bu kömür işinden başı bir hayli ağrıyacak.
Yorumlar
vatandaş - 11.02.2012 13:15
Baskılar biziii yıldıramazzz:)bu başhekim çetin ceviz çıktı heralde eskiden bi haber yapılırdı ertesi gün başhekime hizmetleri için teşekkür edilir ve doğru polikliniğe marş marş hasta bakmaya yollanırdı. 50bin TL de iyi para haa. bu tazminatı ödeyen gazetecide cesaret mesaret kalmaz.çünkü gazeteyi satsa pu parayı etmez. bu tazminat işi alışkanlık yapmasın kamu görevlilerine, alimallah haber yaptığınız tüm kamu görevlileri bu yola başvurmaya başlarsa vay halinize,şeytan kulağına kurşun adliye muhabiri olursunuz alimallah.buda zevkle okuduğumuz yazılarınızdan mahrum kalmamıza neden olur.
mustafa can - 10.02.2012 13:19
Sayın Matur çok iyi bir gazeteniz olabilir,çok iyi gazetecide olabilirsiniz fakat sizden yaşca ve makamca büyük bir yönetici için isminin sonunda efendi hitabını yakıştıramadım. Ayrıca dün ve bugünkü yazılarınızda ki tehdit vari yaklaşımlarınız gazeteciliğe yakışmamaktadır.