EKONOMİK ADALETSİZLİK FURYASI
19 Şubat 2012 Pazar
Enerji sıkıntısı çeken Türkiye'de birilerinin ödemediği "kayıp ve kaçak elektriğin bedelini" yine elektrik faturasını zamanında ödeyen dürüst vatandaşlardan tahsil edilmesini doğru buluyor musunuz?. Bu bir haksızlık değil midir? İlgililerin bu haksızlığı önleyeceği yerde enerji faturalarında bu rakamı göstermeyerek başka adlar altında gizleme girişimlerinin adı üç kağıtçılık değil midir? Ya da herkesi ilgilendiren bu işle ilgilenmeyen halk tarafından seçilmiş siyasilere ne demeli?
"Haksız ve dolaylı vergilerle" soyulan halk benzini, otomobili dışarıdan en az iki yada üç katı fiyatlarla alabilmektedir.Petrol fiyatlarının artmasına paralel olarak akaryakıt fiyatlarının da artması normaldir.Ancak bu durumu kullanarak akaryakıt fiyatlarını Avrupa'nın en pahalı akaryakıt fiyatı olarak bire alıp dörde satmak suretiyle haksız vergilerle yükseltmek vatandaşa haksızlık yapmak değil midir?
Deprem konutlarının büyük bir bölümü dış ve iç sivil toplum kuruluşları tarafından toplanan yardım paraları ile finanse edildiği halde kendi vatandaşına bu konutları kendi yapmış gibi para ile satabilen kamu bürokrasisine ne demeli? Hani kamu yönetiminin namusu.
Özel İletişim Vergisinin niçin konulduğunu hatırlıyorum.O zamanın Maliye Bakanı bu vergiyi
koyma nedenini bizlere "deprem yaralarını sarana kadar" dayanışma amacı ile konduğunu açıklamıştı.Depremin üzerinden nerede ise 10 yıl geçti.Ancak uyanık bürokratlar geçici statüde konulan bu vergiyi kalıcı hale getirmeyi başardılar.Cep veya sabit telefonlardan alınan bu vergi haksız bir vergi değil midir?
Ya telefon şirketleri; tüketicinin iznini almadan türlü kampanya ve fırsat adlı düzenlemelerle aylık telefon faturalarını şişirmek için bulmadıkları icat kalmadı.Üstelik abonelerinin gizli bilgilerini dolandırıcılara kaptırarak gecenin geç saatlerinde bile telefonların reklam ajansı gibi çalışmalarına neden olmuyorlar mı? Her gün aradıkları abonelerini sırf gelirleri artsın diye tarife değişikliklerine ikna etmeye uğraşmıyorlar mı?
Hele Bankalar,Türkiye'nin en çok kazanan bu ticari şirketleri sayısız ve haksız ne çok yeni icatlar yaptılar.Adamın hesabı var diye "hesap işletim ücreti",banka ve kredi kartlarına "kart abone bedeli " gibi adlarla adeta müşterilerinden hava parası alıyorlar.Aynı şehrin içindeki şubeler arasındaki müşterilerinin kendi hesaplarına para havalesinden bile yüksek havale ücreti alıyorlar. Müşteriler taksi tutup parayı elden götürse inanın havale parasının ancak yarısını taksiye öder.Ülkemizdeki yabancı sıcak para ile kendini finanse eden bankalarımızın yerli mudilerin paralarına ihtiyaçları yok her halde?
Daha neler neler? İçme suyu,elektrik ve doğal gaz sayaçlarını nerede ise her 15 günde bir okutmaya çalışan hizmet şirketlerine ne demeli?Bu uygulamalarını sayaç okuma şirketlerine para kazandırmak için mi yapıyorlar doğrusu anlamak mümkün değil.
Bunların hepsi ülkemizin maruz kaldığı liberal kapitalist ekonomi ve demokrasi rüzgarlarının sonuçlarıdır.Sosyal ve milli devlet uygulamaları adeta rafa kalktı.Milli sermayenin geliştirilmesi ve milli gelir artışının tabana yayılması artık istenmiyor herhalde.Ülkemizde "Adil Düzen ve Milli Görüş" adına yola çıkanları bile değiştirip kapitalizme köle yaptılar.Yüce Allah sonumuzu hayırlı eylesin.