Okul Aile Birlikleri, Kızılay, Muhtaçlara Yardım Derneği gibi, hayati toplumsal işlevi olan nice oluşumu daha ilkokul sıralarından beri bilirim.
Ama bugün, toplumsal görev yapma amacıyla oluşmuş gibi görülen, o kadar çok işlevsiz, yetkisiz, hatta sanal, sivil toplum yapılaşmaları ortaya çıktı ki; abartı tavan yapacak…
1999 Yılı Depremi sonrasında ortaya çıkan, ama halk için toplumsal üretimi olmayan oluşum isimlerini arada bir sıralıyorum. Tabii, hatırladıklarımı:
Güç Birliği, Kent Meclisi, Bilim Kurulu, Sakarya Platformu, Rekabet Gücü, Ortak Akıl, Yatırım İzleme ve Geliştirme, Yerel Çalışma Konseyi;
2030'a Doğru Sakarya-DELFT, Yerel Gündem 2000, İmar danışma Kurulu, Marka Şehir, Kalkınma Master Planı, Kent Estetik Kurulu, Kent Konseyi, Stratejik Plan;
Kalkınma Ajansı, Sakarya Düşünce ve Eylem Platformu, Sürdürülebilir Ulaşım Projesi, Turizm Platformu, Sakarya Hafıza Merkezi-SAHAM, Kent Vizyonu, Kent Şurası, Milletvekili İzleme Kurulu, SASTOP-Sakarya Sivil Toplum Platformu…
Etkisi olan parmakla sayılacak kadar az. Hepsinde şehrin saygın isimleri üye veya yönetici olarak var gibi. Peki, bu şehir neden ve hemen her konuda hak ettiği hiçbir gelişmeyi alamıyor?
Bu kadar oluşum enflasyonu var. Bunların ayrı ayrı yaptığı bir dolu gelişme, proje önerisi de var. Sakarya neden somut bir çağdaş şehirleşme sürecine giremiyor? İktidardan isteyebilme ve yapabilme vizyonu nerede?
İktidarsan; yapmayı istemediğin bir dolu taleple karşılaşırsın! Ne denir? İstenen işine gelmezse; işi kurula havale et! Bir dolu sanal, yetkisiz oluşum kur. Onları da başkan, yönetici yap, mutlu olsunlar yeter! Geç karşıya seyret!
Büyükşehir samimiyeti ve Ofis…
Adapazarı'na Raylı Sistem geliyormuş? İnsan inanamıyor. Çünkü senin samimiyetine daha ilk günden beri inanılmadığını görüyorsun. Burnuna kadar uzanan hayret tavırları ve dayatmaları da artık biliyorsun.
Uyarın % 1000 doğru da olsa. O proje uyardığın gibi yanlış sonuçlanmışsa. Tersine, sana duyulan nefret büyümüşse. Samimiyet sorgulamaya başlıyorsun.
Bir gün bu şehirde; OSB'den, Toyotasa Hastanesi, Dörtyol sanayileri, Mithatpaşa-Serdivan'dan, Adapazarı içinden geçip; Yenişehir'i dolaşan bir Raylı Sistem görürsem büyük mutluluk duyarım.
Amaaa!
Var olan tren hattını uyduruk bir planlama ile Raylı Sistem'e dönüştürüp; Raybüs ile Yerel Seçim önceleniyorsa, samimiyetten kuşkum kesindir.
Ki, öyleyse de;
Valilik ve ATSO'nun, muhteşem Coğrafi Bilgi Sistem Merkezi'nin katkısı ile hazırladığı, Adapazarı Haritası'nı hemen açtım. OFİS arazileri Raylı Sistem için kilit nokta olur mu diye baktım… Çünkü!
Oradan, Yazlık Köprüsü'ne kadar döşenmiş 4-5 km demiryolu hattını bilirim. OFİS de dönüş kavsi için hazır boş alan. Madem döşeli demiryolu kullanılıp, çabuk bir Raylı Sistem düşünülüyor; belki hat daha uzun olabilir…
Raybüs değil; "Sakarya'mıza özel araç tasarımı!" deniyorsa; ortak çalışma için, Raylı Sistem aracı ürettiğini açıklayan Bursa Büyükşehir de düşünülebilir.
Haydi hayırlısı! Şimdilik söylemi bile sevindirdi. İzleyip, göreceğiz