ÖZÜRÜ KABAHATİNDEN BÜYÜK OLMAK
22 Şubat 2012 Çarşamba
20 Şubat 2011 Gününün gazeteleri inanılmaz bir haberi manşetlere taşımışlar. Haberin kahramanı MEB Dumlupınar İÖO Müdürü… Kendi deyimiyle 30 yıllık eğitimci(!)… Bu vatandaş Erzurum'un Yakutiye İlçesinde Erzurum Emniyet Müdürlüğünce düzenlenen "Huzur Toplantısına" katılmış ve toplantı sırasında MEB Öğrencileri için "Genetik test yapılsın. Vatana, millete, bu ülkeye zararlıysa yürümeden yok edilsin'' Buyurmuş… Tabii, kıyamet kopmuş. Bundan sonrasına MEB el koymuş. Müdüre soruşturma açılmış. Diğer bir habere göre açığa alınmış falan…
Elbette bir eğitimcinin böyle bir söylem oluşturması ve bu kafayla eğitim camiasında çok önemli yerlere gelebilmesi durumun vahameti açısından önemli. Ancak maalesef bu ülkenin yazarı çizeri, ahkam keseni bu kadar açık cümleler kurmasalar bile bu lisanı epeyidir konuşmaya başladılar. Herhangi bir sorun katmerleşmeye başladı mı " Taksim meydanında bu sorunun müsebbiplerini sallandırırsın olur biter" lafı nerdeyse akil bir laf haline geldi. Şöyle bir çevremize bakalım. Hangi konuda şiddeti reddeden uzun vadeli bir önerimiz var. Bu kadar sonuçlarını düşünmeden hayatın her alanında sunduğumuz güya çözüm önerileri, bu sayın müdürün sunduğu çözüm önerisinden daha mı az vahim? Bir dolu konuda insanlarımız bezginliklerini bildirirken aslında umutsuzluklarını ortaya koyuyorlar. Açıkça kimse salim bir düşünceyi kolayına dile getiremiyor. Güvensizlik almış başını gidiyor işte o zaman ağızdan ne manada çıktığı belli olmayan bu tür tespitler maalesef su yüzüne çıktığında, bu malum müdürde olduğu gibi insanın kanını dondurabiliyor.
Meselenin bir diğer perspektifi ise bu genetik profesörü malum müdürün basına verdiği demeçte gizlidir. "Yanlış anlaşıldım" Bıraksan 50 sene düzeltemez yanlışını çünkü bilinçaltına attığı doğru, tek tip insan yetiştirme düşüncesidir. Maalesef kimsenin dikenli gül bahçesi talebi kalmamıştır. Oysa ağzımızın suları akıyor anlatırken ne kadar hoşgörülü olduğumuzu… Söylemde değil hayatın kendisinde hoşgörülü olmak marifet.
Tortum'da HES Protestolarının sembolü haline gelen 17 yaşında ki Leyla Yalçınkaya'nın dün yapılan duruşmasında savcının istediği 9 yıl hapis cezası bu genetik profesörü müdürün tezinden daha mı insancıldır. Neden acaba uzun zamandır söylemlere tavır alıyoruz da bizzat eylemleri görmemezlikten geliyoruz. Elbette düşünce tarzımıza uymayanları hemen yok etmek yerine, beraberce yaşamayı aklımıza koymayı erdem saymak ve bu düşünce haricindeki düşünceleri kafamızdan çıkartmak gerekiyor. Yoksa kimin bilinçaltı ne zaman ortaya çıkar ve ne tür zararlar açar bilemeyiz.
Yorumlar
irfan DEMİROK - 27.02.2012 21:54
müdürü dinlediğim zaman hiç şaşırmadım çünki ben nerde yaşadığımı hiç unutmuyorum.
bir bastır amca fıkrası vardı sadece o geldi aklıma.