"MUHALİF" OLMAYI BIRAKMAK
22 Şubat 2012 Çarşamba
Geçen sabah Camili'den merkeze geliyorum...
Beni rahatsız eden, raket'te yine bir Büyükşehir ilanı...
Şehadetinin 47'inci yılında Malcolm X'i anacaklarmış AKM'de.
İçimde öfke.
"Bunu yazmalıyım" diye geçirdim içimden.
Ofise geldim.
Çalışma masama oturup, internette haberleri gezerken, Hakan Şükür'le ilgili haberlere takıldı gözüm.
Televizyon kanallarına yapacağı yorumlar için alacağı paralardan, milletvekillerinin bu işlere girmesinin yasak olmasından bahsediliyor.
Sakarya'dan seçilmemiş olsa da, Adapazarı Belediyesinin astığı Layihalarda onun adı var. (yanlış hatırlamıyorsam)
Buradan aday olsa da olmasa da, bu şehrin değeri olarak görülüyor.
Bu şehrin milletvekili gibi "de" görülüyor.
İtibar ediliyor.
Önemseniyor.
Bu şehrin önemsediği, değer verdiği bir siyasetçinin böylesi işlerle anılıyor olması da öfkelendirdi beni.
Mecliste, ulusal basında konu edildiği mesele Sakarya değil.
Ya ne?
Bilmem ne kanalından kazanacağı paralar!
"Bunu da yazayım" dedim…
***
Gördüğüm bu detaylar, bende öfke oluşturuyor.
Ya sizde?
Bazen benden başka kimsenin böyle şeylere takılmadığını düşünüyorum.
Malcolm X programında kullanılan dile, "şehadet" kelimesine takılıyorum örneğin.
Büyükşehir'i yönetenlerin kullandığı dile takılıyorum.
Büyükşehir devlet kurumu…
Bir kurumun dini-politik bir dil kullanmasını nasıl yorumlamak gerek?
Bunun dini bir ritüelse, ayrı sorun!
Siyasi çıkar için geliştirilmiş bir dilse, o daha ayrı bir sorun!
Neresinden bakarsanız bakın, AKP'li değilseniz sizi rahatsız edecek bir durum bu.
Kaldı ki bana göre AKP'lileri de rahatsız etmesi gereken bir durum var ortada…
***
Hakan Şükür meselesinde de Malcolm X meselesinde hissettiğim rahatsızlığa takılıyorum.
Neden bu kadar öfkeleniyorum?
Neden bu şehirde yaşayan başkaları için sıradan olan meseleler, bende öfke uyandırıyor?
Ruhumda,
Kendimi özgür hissetmemeye,
Baskı altında hissetmeye,
Engellenmeye,
Değersiz hissetmeye karşı bir güçlü bir direnç var…
Bu hissi bana yaşatan her durum, öfke yaratıyor içimde.
***
Hakkını yiyemem, MHP'nin son zamanlardaki çıkışları umut veriyor.
Saadet Partisi de öyle.
Muhalefet partileri biraz daha eleştirel bir tutum sergilerlerse iktidara karşı, biz de muhalif olmak yerine yorum yapan köşe yazarı noktasına çekilebiliriz diye düşünüyorum…
Belki de önce bizim alan açmamız gerekiyordur…
Kim bilir?
***
Ama şunu biliyorum, iktidarla çatışmaktan, öfke hissedip, gerilmekten yoruldum.
En çok yorulduğumsa; "yalnızlık" hissi…
Yenihaber'in kendini "tek başına" hissetmesinden yoruldum…
Beni geri çeken,
Tüm bu çabanın bir anlamının olmadığı, şehirde bir karşılığının olmadığı hissi.
Merak ediyorum,
Kadir Sarı bu satırları okuduğunda ne düşünecek, ne hissedecek?
Yorumlar
fatih sultan mehmet - 22.02.2012 19:16
Adapazari büyük sehir kaz gelecek yerden tavugu esirgemez,hele kültür dairesi baskani bir adama baktimi ondan kac kilo et cikar onu bilir,bu sehadet programi vesilesiyle haciyi hocayi kofti müslümani oraya toplayip,ortaya birde karsiliginda cennet satmak icin bir sadaka sandigi koydularmi alsana cennet tapusu merasimi ve ver elini cennet!eee büyük sehir büyük düsünür,elim parada olsun yerim cennette olsun der tabiatiyle...
metin karadeniz - 22.02.2012 13:11
devamı:S.Yenihaber muhalefette yalnız değil.Ssessiz yığınlar onunla beraber.Acı olan,CHP-MHP -sp-HSP-BBP-DP nin suskunluğu.MHP ve SP nin cüzi muhalefeti ümit verici ama çok çok yetersiz.
metin karadeniz - 22.02.2012 13:09
Muhalif olmak,olabilmek en zor iş.Her yiğidin harcı değil.En kolayı ve menfaatlisi yağcılık ve yalakalık.Zaten kahir ekseriyet bunu yapıyor.Dik durmak,yanlışa baban bile olsa karşı çıkmak gerçek erdemlilik.ŞEHADET kelimesine takılma.Şehid edilmiş bir insana şehadet kelimesini kullanmak her vicdan ve akıl sahibinin görevi.O BÜYÜK BİR şehittir ve kim olursa olsun bu kelimeyi kullanmalıdır.Büyük şehir de bunu yaptı,doğru yaptı.Her alanda tenkid ettiğim b.şehiri bu konuda takdir ediyorum.