20 Kasım 2017

Mustafa TOPKARA5 Eylül 2016 , Pazartesi

Mustafa TOPKARA

24

"Siyaset yazmayacağım" desem de geri duramıyorum.
Nasıl durayım?
Bugün yazmayı düşündüğüm bir konu vardı, ancak 24 askerin şehit olduğu haberi geldi.
Memleket kan içinde.. Yokmuş gibi davranmayı beceremiyorum.
Böyle davranmak,
Açlıktan kırılan halka "yiyecek pastaları da mı yok" diyen zalim Kralın kepaze oğlu gibi hissettiriyor kendimi.
***
24 Şehit'in ikisi Sakarya'dan.
Sayı arttığında mı aklına geliyor?
Kendi şehrinden olduğunda mı hissediyorsun acıyı denebilir.
7 Haziran'dan bu yana neredeyse hemen hergün şehit haberi geliyor Güneydoğudan.
Görmezden gelmeye başladım bir süre sonra.
Duymak istemedim.
Duyduğum her haberde
"Ya o ölen Rüzgar olsaydı" diye düşünmekten,
bunu düşündüğümde o genç adamların anne babalarının, eşlerinin ve çocuklarının hissettiklerini düşünmekten yoruldum.
Her gün bir başka genç için yas tutmak, hayatı yaşanmaz kılıyor.
Farkında bile olmadım,
ancak bir süre sonra görmezden gelirken buldum kendimi.
Yaptığımın doğruluğu yanlışlığı bir yana, içimde olan bu.
Hepimizin içinde olan bu.
Bu nedenle, sayı büyüdüğünde, kendi şehrimden olunca kaçındığım şey yüzüme çarpılıyor!
Yaşadığım, yaşadığımız bu duygusal savrulma,
bu ülkenin,
şiddeti ve ölümü nasıl ve ne kadar da içselleştirdiğinin, bizi nasıl duyarsızlaştığının göstergesi.
Zaman geçtikçe,
Hissedebilmek için sayının daha da fazla olması gerekiyor.
Daha yakınımızdan birinin başına bunların gelmesi gerekiyor.
Şiddet içinde eriyoruz
Bu, bir tükenmişlik sendromu belirtisidir.
***
24 Genç adam hayatının baharında kurşunların hedefi oldu.
Artık yoklar.
Böyle zamanlarda dilin kemiği yoktur.
Öfke ve üzüntü anında içinizden geldiği gibi konuşur, yazarsınız.
Daha önce bir düşünüyorsak şimdi iki kez düşünüyor, öyle konuşuyor.
İçimizde bir fren.
Bugün de böyle.
İçimde bir sürü şey var söylemek istediğim, lakin hepsini yutuyorum.
***
Başbakan "Çözüm mözüm yok. Onlar fırsatı kaçırdılar" diyor PKK'yı kastederek.
Oysa biz çözüm sürecinin PKK için değil,
Türkiye için fırsat olduğunu düşünüyorduk.
Çözüm sürecini önümüze bir seçenek olarak getirdiklerinde bunu söylemişlerdi çünkü.
***
Güneydoğuda yürütülen harekatın bir süpürme harekatı olduğu söyleniyor.
Yani sonuna kadar gideceğiz.
Geçmişte de silahlı çözümü savunanların her zaman şöyle bir tezi olmuştu:
Bu iş aslında silahla çözülürdü.
Ancak TSK'nın özellikle bunu bitirmediği, siyaset üstündeki gücü elinde tutmak için terör sorununu kökten çözmediği söylenirdi.
Ayrıca, bu sorunun çözülmesini Türkiye içindeki ABD'ye yakın siyasetçilerin, bürokratların, askerlerin engellediği söylenirdi.
Şimdi sonuna kadar gideceğiz.
40 Yıldır yapmadığımızı şimdi yapacağız.
45 yaşındayım.
Terörün son 30 yılına şahit oldum.
Silahlı çözüm kafama yatmadı hiçbir zaman.
Hala böyle düşünüyorum.
Saat sabahın altısı.
Yine
"Ölümden başka yolu yokmu bu topraklarda yaşamanın?"
sorusunu, çaresizlikle soruyorum kendime...


Bu yazı toplam 1 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara


 


 




 



Site İçi Arama

Anket Sorusu Diğer Anketler

SAKARYA'NIN EN BÜYÜK SORUNU NEDİR?

PUAN DURUMU


altın


SAKARYADA HALI YIKAMA SAKARYA HABERLERİ Sakarya'da Kiralık VinçSakarya OtelleriSakarya OtelSAKARYA HALI YIKAMASAKARYA DÜĞÜN SALONLARIİZMİR YOGA