19 Kasım 2017

Ömer EMECAN11 Kasım 2017 , Cumartesi

Ömer EMECAN

Ambarlarımızdaki Fesat Tohumları.

Bir nesli mahvedilen, yok edilen bir millet olarak kurduğumuz Cumhuriyetimizde, motor güç olarak kullanacağımız gençlerimiz, vatan müdafaası için hudutlarda türbe olarak kalınca, “Kervan yolda düzülür” düsturuyla yola çıkmaktan başka çaremiz yoktu.                                                
Kısa sürede mesafeler alındı.                                                  
İç ve dış düşmanlarımız bundan rahatsız oldu.                                                                   
Onlar bizi bizden daha iyi tanıyorlardı..                            
Biliyorlardı yumuşak karnımızın din olduğunu.                  
“Elimdeki salatalık!” diyenlerin peşine tuzluklarla koşacağımızı..                                                                          
Ziyafet sofrasını mezelerle de süslediler..                               
Ülke bir yandan da ideolojik çatışmaların açık alanı haline getirildi.                                                                                  
Kimi, sistem kafir dedi, kimi ordu..                                           
Kimi Subaylar kafir, dedi kimi de Atatürk.                            
Sistemin, kafir bir sistem olduğuna inandırılanlar, “kafir bir sisteme askerlik yapamam” diye askerden kaçtı.              
Kimi “kafir bir sisteme vergi verirsem cehennemi boylarım” diyerek vergisini kaçırdı. PKK’nın da aynı düşüncelerle hareket ettiğini göremedik. “Verginizi TC’ye değil bize vereceksiniz”, dedi. Askerlik için de benzer bir karar vardı; “askerlik çağına gelenleri TC’ye değil PKK’ya gönderin..” Elin oğlu teknolojik alanlarda buluşlar ve icatları alt üst ederken, bizler sistemin ve Atatürk’ün kafir olup olmadığını tartıştık.. Her sözümüzü bir sonraki tartışmada koz olarak kullanmayı yeğledik. Karşımızdakini küçük düşürmek ve rezil etmek için çok güzel arşivler oluşturduk. Kilerlerimizi ve ambarlarımızı zehirli ve GDO’su bozuk tohumlarla doldurduk..  Her fırsatta, lüzumlu zannettiğimiz arazilere bu tohumlardan saçıyor, ondan sonra da bu ayrık otlarını temizlemekte naçar kalıyor, zaman harcıyor, saçımızı başımızı yolmaktan yorgun düşüyoruz.                                                   
El alemin teknolojik gelişmesini hiç umursamadık.                        
Kaldı ki, bir cep telefonu için, bir traktör kasası elma ya da armut verdiğimizin hala farkında değiliz.                           
Varsa yoksa Atatürk’ün bu vatanı kurtarmadığına dair çeşitli senaryolar üreterek, savrulmalarımıza son sürat devam ediyoruz. Atatürk’ü, Sultan Alpaslan’ı, Osman Gazi’yi, Fatih Sultan Mehmet Han’ı övmek ya da yerin dibine sokmakla hiçbir şey elde edemeyeceğimizi hala kavrayabilmiş değiliz. Tarihten ders alarak medeni dünyanın en önünde olmak gibi düşünce, halk nezdinde karşılık bulmuş değil. Vatandaş hala dini söylem ve tavırlardan başka hiçbir söze, doğru dürüst itibar etmiyor. Doğruluk derecesini bilmiyorum ama geçen gün bir paylaşımda gördüm. Genel Kurmay Başkanımız, askerdeki “Tanrımıza hamdolsun” sözü yerine bundan böyle “Allah’ımıza hamdolsun!” denilecek, talimatını vermiş. Bu kararın halk nezdinde olumlu karşılandığını biliyor, ama hala nelerle uğraşıyoruz demekten kendimi alamıyorum. Son günlerde, iktidarın Atatürk yanlısı söylemlerine inanmadığımı da açık- açık ifade etmek istiyorum. Çünkü ambar ve silolarımızın fesat tohumlarıyla, zehirli ve GDO’su bozuk tohumlarla epey daha dolu olduğunu biliyorum. Bu tavırları “Denize düşen yılana sarılır..” sözünü de aklımıza getirmiyor değil.  Umarız ki, son kuşak, son nesil, son jenerasyon, diğerleri gibi savrula- savrula perişan edilmez. Biliyor ve inanıyoruz ki, yüce Allah, bu aziz millete mutlaka merhamet edecektir. Yeter ki Fesat Tohumlarını bağımız ve bahçelerimizden uzak tutalım.


Bu yazı toplam 1 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara


 


 




 



Site İçi Arama

Anket Sorusu Diğer Anketler

SAKARYA'NIN EN BÜYÜK SORUNU NEDİR?

PUAN DURUMU


altın


SAKARYADA HALI YIKAMA SAKARYA HABERLERİ Sakarya'da Kiralık VinçSakarya OtelleriSakarya OtelSAKARYA HALI YIKAMASAKARYA DÜĞÜN SALONLARIİZMİR YOGA