20 Kasım 2017

Mustafa TOPKARA24 Ağustos 2016 , Çarşamba

Mustafa TOPKARA

Aynı şeyi yapıp farklı sonuç beklemek

Albert Einstein'in 10 hayat dersinin ilki ve delilik olarak tanımladığı
"Aynı şeyi yapıp farklı sonuç beklemektir."
Buna bilinçli körlük de diyebilirsiniz.
***
Peki, nedir aynı şeyi yapıp farklı sonuç elde etmeyi beklemek?
Ve insan neden bu davranışı göz göre göre tekrar eder, bu kısır döngüden kurtulamaz?
Ne hisseder, ne düşünür de bu eğilimi sürdürür ve kurtulamadığı bu kısırlığın onu günden güne eritmesine, yok etmesine göz yumar, donuklaşır?
***
İnsanın yaptığı şeyin sonucunun olumsuz olduğunu, beklentisini karşılamadığını ve hatta zarar verdiğini görmesine rağmen,
aynı şeyi yapıp farklı sonuç beklemesine neden olan, onu motive eden; duygusudur.
Gerçekten de Einstein'in söylediği gibi o "duygunun" tesiri altındayken aynı davranışları sergilese de farklı bir sonuç ortaya çıkacağını umar.
Bilinç düzeyinde buna inanır.
İnanmak ister.
Terapilerde çok sık karşılaştığım bir durumdur bu.
Kişinin yaptığı şeyin saçma olduğunu, bunu yapmanın sorunu çözmek yerine kısır bir döngü yarattığı ve hatta içinde bulunduğu durumu bu davranışlarla daha da derinleştirdiğini göstermek,
her zaman zor olmuştur.
***
Karşı cins ilişkilerinden tüm insani ilişkilere, sosyal ilişkilerden toplumsal ilişkilere ve devlet arası ilişkilere kadar hep aynı tablo söz konusudur.
Bu prensip her durumda geçerliliğini korur.
Bir fizik kuralı gibi.
Bu meşhur sözü bir fizikçinin söylemesi de boş değil bu anlamda.
***
İlişkileri verici davranışlar sergileyerek yürütmek, işe yaramadığı görülmesine rağmen, kurtuluşu yine bu davranışlarda aramak.
İlişkileri alıcı davranışlarla yürütmek, seçmeyi değil seçilmeyi amaç edinmek, buna arzu duymadığını bilse de bunu devam ettirmek.
Tekrar tekrar hayal kırıklığı yaşasa da kurtuluşu yine bir ilişkide görmek.
Bağlanma korkusuyla ya da bağımlılıkla ilişki seçiminde bulunup, bir şeyin değişmediğini gördüğü halde umutsuzca yeniden yeniden denemek.
Her ayrılışında suçu karşındakine atıp, başkalarının öyle olmayacağını düşünmek.
İlişkideki kaygı krizlerinde kaybetme korkusunun yarattığı panikle, telaşla;
suçlama, yargılama,
kontrol,
yasaklamala,
sınırlama,
tehdit,
şantaj,
kıskandırma,
Öfke,
hakaret,
şiddet,
bastırma,
yok sayma
davranışlarıyla karşıdakini kendinden uzaklaştırıp, korktuğu şeyi başına getirmek...
vs. vs. vs...
Liste uzar gider...
***
Bilinçli körlükle bunları sergileyenlerin her defasında farklı bir sonuç beklemesinin nedeni,
1. Sergiledikleri davranışları ahlaki, toplumsal, kültürel bir sebebe dayandırırak davranışı meşrulaştırmaya çalışmaları.
2. Sergilediği davranışın nedenini karşı tarafa bağlaması, onun buna neden olduğunu düşünmesi, inanması, kendi davranışını başkasıyla açıklaması,
***
İşte bu noktada,
Devleti yöntmekle kişiler arası ilişkileri yönetmek arasında bir fark yoktur.
Önemli olan sizi motive eden duygunun ne olduğudur.
 


Bu yazı toplam 1 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara


 


 




 



Site İçi Arama

Anket Sorusu Diğer Anketler

SAKARYA'NIN EN BÜYÜK SORUNU NEDİR?

PUAN DURUMU


altın


SAKARYADA HALI YIKAMA SAKARYA HABERLERİ Sakarya'da Kiralık VinçSakarya OtelleriSakarya OtelSAKARYA HALI YIKAMASAKARYA DÜĞÜN SALONLARIİZMİR YOGA