18 Haziran 2018

Mustafa TOPKARA29 Nisan 2018 , Pazar

Mustafa TOPKARA

BAĞLANMA NEDİR?

Başlıkta açtığım soru önemli.
Çünkü,
kadın erkek ilişkilerinin sorunlarının tanımı ve çözümü hususunda psikoloji alanında en çok kullanılan kavramsallaştırmadır “bağlanma” tanımı.
Bu kavramın ne demek olduğu anlaşılmadan, sorunların hangi düzlemde çözülmeye çalışıldığını da anlayamayız.
“Bağlanma korkusu”, “güvenli bağlanma”, “güvensiz bağlanma”,”bağımlılık”, “bağlanma arayışı” gibi sorun tanımları,
hep bu kavramsallaştırma üzerinden yükselir.  
Ayrıca bu kavramın gündelik dildeki kullanımıyla teorik anlamı arasında da belirgin farklar vardır.
***
Bağlanma bir metafordur.
Yani bir “durumu” ifade etmek için kullanılır.
Gündelik dilde pek çok kişi tarafından “sevme kusuru” olarak görülse de
bu hem eksik hem de yanılgı içeren bir tanımlamadır.
Bağlanma bir duygu “değildir”.
Bağlanmadan sevmek duygusunu anlayanlar, bağlanamayan kişinin sevemeyen biri olduğunu düşünür.
Ve aynı şekilde bağlanma korkusunu bir sevme kusuru olarak algılarlar.
***
Bağlanma, içinde duyguların olduğu bir iletişim/ilişki sürecidir,
içinde “duyguya” dair beklentilerinin olduğu bir ilişkiyi başlatma ve yürütme sürecidir.
“Bağlanma ihtiyacı” diye tanımladığım bir duygu durumu söz konusu hepimizin için.
Hepimiz bağlanmaya ihtiyaç hissediyoruz.
Bağlanma ihtiyacını ortaya çıkartan duygusal ihtiyaçlar ise;
Sevilme ihtiyacı,
Birine kendimizi adama ihtiyacı,
Birinin varlığına yaslanarak kendimizi güvende hissetme ihtiyacı,
Hayatımızı anlamlı kılma ihtiyacı,
Yalnızlık duygusunun tolerasyonuna dair ihtiyaç,
Kendi var hissetme, değerli hissetme ihtiyacı…
Bir yetişkinin duygu dünyasında şekillenen ve buna eklenebilecek diğer tüm duygu tanımlarının kökeni, “güven arayışıdır”.
İşte biz,
güven arayışının temelini oluşturduğu bu duyguların beklentiye dönüşüp bir ilişkiye transfer edilmesine “bağlanma”,
bu transferle birlikte ortaya çıkan iletişim zorlanmalarına ve sorunlarına da “bağlanma sorunu” diyoruz.
***
Bağlanma sorunun iki ayağı var:
Birincisi, kişinin anneden ayrılış döneminde yaşadığı travmatik süreçlerle kendini gösteren kişilikte açılan yarıklar ve bu yarıkların kişilikte oluşturduğu çok katmanlı yapısal sorunlar olarak kendini gösteren ve ilişkilerinde sürekli tekrar ederek kendini gösteren savunma mekanizmları,
Diğeri ise kişinin bugün bu anda ilişkisine beklenti olarak yansıyan duyguların iletişimi manüple etmesidir.
***
Bağlanma, kişinin yaşına, ilişkileri algılama durumuna göre farklılık arzeder.
Kişinin çocuk, genç, orta yaş, yaşlılık süreçlerinin tamamını kapsayan ve o anki algılarına ve o anki duygusal ihtiyaçlarına göre şekillenen bir süreçtir.
Bağlanma, her yaş için bir ihtyaç olarak ilişkilere yansır ve buna dönük iletişim sorunlarını gündeme getirir.
***
Bağlanma bir duygu olmadığı için bağlanma sorununu bir duygu sorunu olarak tanımlamak yanlıştır.
Bağlanma korkusuyla direnç gösteren kişi,  karşı tarafa kendini sevilmiyormuş ya da yeterince sevilmiyormuş gibi hissettirir.
Hatta kişinin kendisi bile böyle hissettiğini zannedebilir.
Ancak bağlanma sorununda mesele, sevip sevmemekle ilgili değildir.
Meselenin duygu sorunu olduğuna dair yargı;
anlamak, korku ve kaygılarla yüzleşmek yerine, sorunu sevgi sorunu olarak tanımlayıp ilişki dışına çıkma (acıdan kaçınma eğilimi) eğiliminden kaynaklanır.
***
Bağlanma korkusunun sevmeyle değil, ancak aşkla bir ilgisi vardır.
Bağlanma korkusu yaşıyor olmak, aşk hissetmediğinizi gösterir.
Ancak, Aşk yani Arzu, değişken bir duygudur;
Başlangıçta olmayabilir, sonra ortaya çıkabilir
ya da başlangıçta olabilir, sonradan kaybolabilir.
Bunu belirleyen, bağlanma sürecinde yaşananlardır.
Hangisinin doğru arzu ya da aşk olduğu (başlangıçta ortaya çıkan mı yoksa sonradan ortaya çıkan mı) sorusu ise;
“Yanlış” bir sorudur!
***
Bağlanma üzerine çalışmak;
hissedilen duyguya değil, kişinin duygularını ve davranışlarını manüple eden, kişisel ya da iletişimsel süreçlerin analiz edilmesidir.
Aşık olmadığınız için ilişkiyi bitirmeye çalışmak,
Ya da karşı taraf aşık olmadığı için ilişkiyi bitirmeye çalışmak;
Eğer bağlanma ihtiyacı hissediyor ve mevcut ilişkinizi bitirip o ihtiyacı başka bir ilişkide arayacaksanız,
gerçekçi değildir!..
Bu sonuç getirmez, bir sonraki ilişkinizde de bu sorunsal başka bir şekilde kendini gösterecektir.
***
Tüm bunlardan sonra şunu söyleyebilirim;
“Bağlanma, zihinsel bir kurgudur.”
Bu cümleyle ne demek istediğimi haftaya bırakıyorum.
Herkese iyi pazarlar…


Bu yazı toplam 1 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara


 

 


 

 



 



Site İçi Arama

 

 

 

 

 

Anket Sorusu Diğer Anketler

24 HAZİRAN SEÇİMLERİNDE HANGİ PARTİYE OY VERECEKSİNİZ?

PUAN DURUMU


altın


SAKARYADA HALI YIKAMA SAKARYA HABERLERİ Sakarya'da Kiralık VinçSakarya OtelleriSakarya OtelSAKARYA HALI YIKAMASAKARYA DÜĞÜN SALONLARIİZMİR YOGA