16 Aralık 2016

Mustafa Ali AYKOL16 Aralık 2016 , Cuma

Mustafa Ali AYKOL

‘Bakın yaklaşıyor yaklaşmakta olan’

Halep’te yaşanan insanlık dramı hepimizin içini yakıyor. Sınırımızın hemen ötesinde yaşanan bu katliamı izlerken, aslında bunun Halep’le sınırlı kalmayacağını biliyoruz. Birkaç gün önce yazar Harun Kaban’ın sosyal medyada bir paylaşımına denk geldim.  Tam olarak hislerimi özetleyen bir paylaşımdı:
“Mısır’daki darbe olurken sıranın bize geleceğini adım gibi biliyordum. 15 Temmuz gecesi ölmek için sokağa çıktım. 250 insan öldü ben ölmedim. Şimdi Halep’i yağmurlu soğuk bir havada, Ankara’da, sıcak ofisimden izlerken sıranın bize geleceğini adım gibi biliyorum.”
İsmet Özel’in bir şiirinde dediği gibi; “Bakın yaklaşıyor yaklaşmakta olan”
Türkiye yakın zamanda yeniden gerçek bir bağımsızlık mücadelesi vermek durumunda kalabilir. Halep’teki olayları İstanbul’da gerçekleşen bombalı saldırıdan,  Rus haber ajansı Sputnik’in “Yakında Türkiye’nin sınırları değişecek” haberinden, CNN’de çıkan ‘Psikolojik kopuş gerçekleşti’ analizlerinden, FETÖ mensuplarının Avrupa’da ve BM’de ısrarla “Türkiye’ye müdahale edin” kulisleri yapmalarından ayrı düşünemeyiz.
İşin mikro ölçeğinde bizim olmamızın yanı sıra makro ölçekte bir dünya savaşı kapıda olabilir. Suriye’de yaşananlar küresel bazda domino etkisi yaratarak 3. Dünya Savaşı için gerekli olan kıvılcımı çıkartabilir. Avrupa’da aşırı sağın yükselişi ve ülkelerin silahlanma yatırımlarının hızla artması önümüzdeki sürecin gidişatı hakkında bize ipuçları veriyor.
Vaziyet bu. Ne Halep’te yaşananları sona erdirmek için ne de sıranın bize gelmesini engellemek için elimizden hiçbir şey gelmiyor. Bekleyip göreceğiz. 
Umarım yanılırız. Umarım bunların hepsi birer komplo teorisi olarak tarihin kirli sayfalarına atılır.

İran sen busun!
Birkaç yıl önce, günümüz İslamcı şairlerinden İsmail Kılıçarslan’ın “Amerika sen busun” diye başlayan son derece politik bir şiirini okumuştum. İslamcı - anti Amerikan- görüşün klasik bakış açısını yansıtan bu şiiri okurken aklımda  bir takım soru işaretleri oluşmuştu.
Aradan birkaç ay geçtikten sonra şair İsmail Kılıçarslan Sakarya’da bir konferansa gelmişti. Konferansın ardından AKM’nin kafeterya bölümünde oturup çay içerken ben de izin alarak yanına oturmuş ve ona şunu sormuştum;
“Biz Müslümanlar ‘Amerika sen busun’ diyoruz ve demekte de haksız sayılmayız. Fakat ne zaman “İran sen busun”  diyeceğiz? İslamcılar neden hala terör politikaları izleyen bu devletin yaptıklarını görmezden geliyor?”
İsmail Kılıçarslan cevap olarak “İran’ın halkına hâlâ bir saygımız var, ama İran devletinin politikalarını tasvip etmiyoruz” demişti…
Halep’te yaşananları protesto etmek için İstanbul’da toplanan bir grubun “Katil Esad, Katil Rusya, Katil İran” sloganları attığını görünce aklıma İsmail Kılıçarslan ile bu konuşmamız geldi.
Türkiye’deki İslamcıların her taşın altında Amerika’yı arama içgüdüsü bazı gerçekleri gözden kaçırmalarına sebep olabiliyor. Umarım İslamcılar bölgede teröre destek veren İran’ı fark edip onlara da tepki gösterebilirler. Tıpkı İstanbul’da olduğu gibi.


Bu yazı toplam 1 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama


 

 




 



Anket Sorusu Diğer Anketler

ATATÜRK STADI'NIN YERİNE NE YAPILSIN?

PUAN DURUMU


altın

SAKARYA NAMAZ VAKİTLERİ


Sakarya'da Kiralık VinçSakarya OtelleriSakarya OtelSAKARYA HALI YIKAMASAKARYA DÜĞÜN SALONLARIİZMİR YOGA