19 Ağustos 2017

Ömer EMECAN12 Ağustos 2017 , Cumartesi

Ömer EMECAN

Büyük Kurtaracı

Tam tamına 42- 43 sene kadar önce..                                       
Sakarya güreşinde az da olsa fırtınalar estirdiğimiz yıllar.
Karapelit köyü futbol takımı olarak, Karasu Kaymakamlık Turnuvasına katılmışız.  Ekip son derece başarılı. Gelin görün ki elemanların birçoğu ya okul ya da iş icabı köy dışında… Başkanımız da sevgili İbrahim Örs Abimiz. Takım eksik olunca, 2 numaralı formayı giymemi emrederken, “Sen pehlivan adamsın, sağ taraftan adam geçmeyecek” Talimatını da verdi. Maç başladı abilerim. Yalın ayak 1.62 santimlik Ömer, dev gibi solaçığı nasıl zapt eylesin? Adam sağdan atıyor, soldan geçiyor, soldan atıyor, sağdan geçiyor. Ne mümkün solaçığı tutup da güzel bir kafakol çekmek? Saniyelik de olsa, rüzgârını fark ediyorum, o kadar.  Daha ilk dakikalarda golü yedik.  Adamlar maden bulmuş gibi, hücumu benim tarafıma yönlendirdiler.   İkinci golün eli kulağındayken, şehir dışındaki futbolcularımızdan biri yetişti imdada. Başkan İbrahim Abi, beni hemen kenara çağırıp, “Ömer takımı kurtarmamız lazım!” dedi.  “Ne yapalım abi?” diye sordum, “Çık Ömer, futbolculardan biri geldi. Formanı, hemen ona teslim et!” Dedi. Zaten canım burnumdaydı. Hemen teslim ettim formayı. Maçı 2-1 kazandık.
Ben daha ne olduğunu anlamadan, taraftarlarımızın omuzunda buldum kendimi…  Ben büyük kurtarıcıymışım! Maçın kahramanı benmişim! Falan..  Hoşuma gitti ama sebebini sormadan da edemedim.    “Ben niye kahramanım ya da büyük kurtarıcıyım ki?”                                                                                      - “İnat edip çıkmasan, en az 5-0 yenilirdik! Çıktın, takım kurtuldu!” Dediler.                                                     Takımın Kurucu iradesi ve diğer oturmuş ekip elemanlarına rağmen, 5 dakikalık oyun sayesinde Büyük Kurtarıcı olmak çok hoşuma gitti. Büyük kurtarıcı yaratmakta mahir olan taraftarlar, köye gidene kadar, güzergâh üzerindeki bütün yerleşim birimlerinde beni omuzlarına almak istediler. Her seferinde “Olmaz!” dedim ama omuzlarına çıkmaktan da imtina etmedim.
Bu böyle uzun süre devam etti…  Şehir Efsanesi mi desem, yoksa bizim köyün efsanesi mi desem bilemiyorum.  Olay, beyinlere öyle bir kazınmış ki, Yeni Neslin hafızasında bile Büyük Kurtarıcı olarak yerimi almışım.  Bu sebeptendir ki, öldüğümde sevenlerim beni Dergâhlara ya da Anıt Mezarlardan birine defnetmeye kalkarlarsa şaşırmam!  Çünkü algıları böyle..                                                                           “Büyük Kurtarıcı ya da Kahraman olmak bu kadar kolay mı?” Diye sorduğunuzu duyar gibi oluyorum.
Onu bana sormayın abilerim. Biz üç- beş dakikalık futbolumuzu oynamışız, yerimizi de büyük bir olgunlukla liyakati olana devretmişiz, o kadar. Şimdiki futbolcular öyle midir, bilmem! Karışmam da..  Sahi, sizler de eski günlerinizi hasretle yâd ediyor musunuz?


Bu yazı toplam 1 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama


 


 


 

 


 




 



 

Anket Sorusu Diğer Anketler

SAKARYA'NIN EN BÜYÜK SORUNU NEDİR?

PUAN DURUMU


altın


SAKARYADA HALI YIKAMA SAKARYA HABERLERİ Sakarya'da Kiralık VinçSakarya OtelleriSakarya OtelSAKARYA HALI YIKAMASAKARYA DÜĞÜN SALONLARIİZMİR YOGA