15 Aralık 2017

Zihni AÇBA30 Temmuz 2014 , Çarşamba

Zihni AÇBA

Cemaatçi değil polisim ben!

Farkına bile varamadan geçti bir ay ve umuyoruz ki; feyzinden ve bereketinden, yeterince nasiplenmişizdir. Bugün Mübarek Ramazan Bayramı. İdrakiyle şereflendiğimiz bu Mübarek Bayramın, birey olarak her birimiz, aile efradımız ve bütün insanlığın huzur ve refahına; vatanımızın, milletimizin ve devletimizin birlik ve dirliğine vesile olmasını bütün kalbimle diliyorum.
Ne yazık ki; ülke olarak,çirkin bir gündemle tamamladık mübarek Ramazan ayını. “Sahur Operasyonu” adıyla sergilenen çirkinlikten söz ediyorum. Bu operasyon çerçevesinde gözaltına alınan çok sayıda emniyet görevlisinden bir tanesi kelepçeli kollarını havaya kaldırarak şöyle diyordu; “Cemaatçi değilim. Polisim ben. Hırsızı, yolsuzu, teröristi, katili yakalarım…”. Bilemiyorum bu sözlerden kimler alınmalı?
Bu operasyonu, zamanlama ve uygulama tarzı olarak çok çirkin ve anlaşılmaz bulduğumu ifade etmeliyim. Tıpkı geride bıraktığımız yıllarda gerçekleştirilen Ergenekon ve Balyoz operasyonlarındaki bir takım uygulamalarda olduğu gibi. O dönemlerde şafak vakti operasyonlarıyla evler basılarak, insanlar yaka paça yataklarından kaldırılarak gerçekleştirilen gözaltı görüntüleri ne kadar çirkinse, bu bayram arifesinde şahit olduğumuz görüntüler de aynı ölçüde çirkindir.
Bu operasyon ve belki de önümüzdeki günlerde başka adlar altında gerçekleşecek olan benzer operasyonların da geçmişteki operasyonlar gibi, şaibeden vareste kalması ne yazık ki mümkün değildir. Geçmişte gerçekleştirilen operasyonlar ve açılan davaların talimatlarını vererek savcılığına soyunan bir kısım yöneticilerin, bugün gelinen noktada “Saflığımızın kurbanı olmuşuz. Meğer kumpasa gelmişiz…” teraneleriyle günah çıkarmaya çalıştıklarını, hep birlikte görmekteyiz. Aynı yetkili ağızların, eğer yetki ömürleri yeterse yarınlarda da yine aynı kumpaslardan bahsettiklerini ve bir başka paralel yapı icat ettiklerini, bugünden görür gibiyim.
Ne yazık ki; “Benim yüzde ellim…” mantığıyla ülke yönetmenin doğurduğu tabii sonuçlardır bütün bu yaşananlar. Ne yazık ki; kendi gibi düşünmeyen ve kendi yanında durmayan herkesi “Onlar” cephesi diye adlandırarak, düşman ilan eden bir yönetim anlayışının kaçınılmaz tezahürüdür bütün bu yaşananlar. Ve tabii bu yaşananları, sokakta yaşayan sıradan vatandaştan tutun da devletin en üst düzey ve en stratejik kadroları arasında bile baş gösteren bölünmüşlük ve ayrışmayı, “Demokratik açılım, Kesintisiz insan hakları, İleri demokrasi v.s” gibi bir takım söylemlerle örtebilmeniz mümkün değildir.
Israrla bir kez daha yenilemek istiyoruz.Demokratik açılım mı? Evet, hem de üzerini kapatan hiçbir örtünün, önüne dikilen hiçbir engelin kalmayacağı kadar bir demokratik açılımdan yanayız. İnsan hakları mı? Evet, Yüce Allah’ın yarattığı en şerefli ve en mükemmel varlık olan her insanımızın, bir başkasının hak ve özgürlüğünün başladığı sınırı ihlâl etmeksizin, her türlü insani hak ve hürriyete sahip olmasından yanayız. Kesintisiz demokrasi mi? Mevcut beşeri sistemler içerisinde en mükemmeli ve insan fıtratına en uygunu olarak kabul edilen “Demokrasi” nin, toplum hayatımızda bir saniye bile sekteye uğratılmaksızın sürmesinden ve sürdürülmesinden yanayız. Bu kavramların, bir takım uluslararası örgüt veya güç odaklarının talimatları doğrultusunda, bazı bölücü etnik yaklaşımları azdırırcasına ağızlarda sakız edilmesinden öte, toplumsal hayatımızın her alanında ve memleketimizin her köşesinde, hiçbir şekilde bazı bölgelere mahsus pozitif ayırımcılık görüntüsü vermeksizin uygulanması ve geliştirilmesinden yanayız.
Ancak; eğer varsa ve yapılmışsa dün yapılmış olan bir takım eksik, yanlış veya hatalı uygulamaların, tam aksi istikamette yine yanlış, eksik veya hatalı uygulamalarla onarılmaya veya giderilmeye kalkışılmasının, toplum vicdanında yeni acıların yaşanmasına, yeni yaraların açılmasına çanak tutmaktan başka hiçbir anlam taşımayacağının bilinmesi gerekir.
Bilvesile; bu cennet vatan toprakları üzerinde kesintisiz sürdürdüğümüz bin yıllık varlığımızın, tek millet, tek devlet ve tek bayrak anlayışının sağladığı güç ve kudretle, dâhili ve harici her türlü fitne ve nifak çıkarma gayretlerine rağmen daha nice bin yıllar sürmesini yüce Yaradan’dan niyaz ediyor, herkese bayram tadında bayramlar diliyorum.
 


Bu yazı toplam 1 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

GAZETE SAYFALARI

GAZETE ARŞİVİ

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara


 


 


 

 



 



Site İçi Arama

Anket Sorusu Diğer Anketler

SAKARYA'NIN EN BÜYÜK SORUNU NEDİR?

PUAN DURUMU


altın


SAKARYADA HALI YIKAMA SAKARYA HABERLERİ Sakarya'da Kiralık VinçSakarya OtelleriSakarya OtelSAKARYA HALI YIKAMASAKARYA DÜĞÜN SALONLARIİZMİR YOGA