18 Haziran 2018

Beytullah ÖNCE18 Mart 2018 , Pazar

Beytullah ÖNCE

Çocuklar doğallık istiyor, şehirler beton

Eğitimpedia, eğitimle ilgili size farklı bakış açıları kazandırabilecek bir site.
Paylaşımlarını mümkün mertebe takip etmeye çalışıyorum.
Geçtiğimiz günlerde bir çeviri yayınladılar.
Yurtdışında yapılan bir araştırmanın sonucuydu.
Sonuçları okuyunca, aslında malumun ilamı olduğunu kolaylıkla anlayabiliyorsunuz.
Şöyle ki, araştırma, doğal oyun alanlarında vakit geçiren, oyun oynayan çocukların akranlarına göre daha mutlu olduğunu ortaya koymuş.
Sürpriz mi?
Nasıl olsun!
İnsanın doğal hali gibi yetişen çocukların, doğayla, doğal ortamla buluştuğunda, orada arkadaşlık ilişkileri geliştirip, birlikte oyunlar oynadığında daha mutlu olacağını elbette ki gözlemlerimizle de pekâlâ çıkarabiliyoruz.
Lakin her şeyin verilerle ispatlanmasına muhtaç kaldığımız şu günlerde, böyle bir araştırma yapılması da dikkate değer.
Gerçi, bu verilerin nasıl işleneceği, değerlendirileceği meselesi de var.
Doğalı, doğayı, yeşili her gün daha fazla betonlaştıran ve saksıda ağaç yetiştirmeyi ‘çevrecilik’ sayan bir memlekette, mezkûr araştırmadan çıkan sonuçlara bakıp da “Biz ne yapıyoruz?” mu denir, yoksa “O zaman araya birkaç tane park da serpiştirelim!” mi denir, az çok tahmin edebilirsiniz.
Yine de dediğim gibi konunun hiç değilse bu araştırma vesilesiyle gündeme gelmesinden medet umalım, belki bir kulak kabartan çıkar.
Niye?
Çünkü “çağımızın hastalığı depresyon” diyen bir anlayış, popüler iktidarını koruyorken, British Columbia Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından gerçekleştirilen söz konusu araştırma, bize; küçük çocukların doğal oyun alanlarında oyun oynadıklarında daha az depresif davranışlar sergilediklerini göstermiş.
Önce, yaşları 2 ile 5 arasında değişen çocukların gittikleri kreşlerin çevresinde araştırmanın amaçları çerçevesinde belirli oyun alanları, bambu bitkileri, süs havuzları filan konulmuş.
Sonra da “depresif” ruh halinin emarelerini analiz etmek üzere iki farklı anket geliştirilmiş.
Daha sonra çocuklar çeşitli araçlarla dikkatli bir şekilde gözlemlenmiş.
Araştırma süreci, çocukların bu alanlarda zaman geçirdikçe, agresif ya da depresif hallerinde düşüş yaşandığını göstermiş.
Çocuğun sosyal becerilerine katkı sağlandığı gibi, öğretmene bağımlılık da azalmış.
Öğretmenler zamanlarını, birbiriyle geçinemeyen çocukları ayırmaya değil, çocukları daha güzel nasıl oynatacaklarını düşünmeye ayırmaya başlamışlar.
Böylece hem öğrencilerin birbiriyle diyalogları gelişmiş hem de öğretmenleriyle…
Çocuk parkı gibi sabit oyun alanları kurmak yerine, bitkilerden, kum havuzlarından yararlanılan araştırma, çocukların bu tür ortamlarda buldukları malzemeleri kullandıklarını ve kendi farklı oyunları kurduklarını da göstermiş.
Tabi çocukluğumu düşünüyorum, bu da bana hiç şaşırtıcı gelmiyor.
Asıl şaşırtıcı olan, artık bu bilginin, yani kendi çocukluğumuzda doğal olarak edindiğimiz, yaşayarak öğrendiğimiz bu gerçeğin artık bilimsel araştırmalarla ispata muhtaç hale gelmesi!
Çocuklara, çocukça oyun oynayabilecekleri alanları oluşturmak zorunda olduğumuzu anlatmaya çalışmaktır asıl enteresan olan.
Araştırmanın bir diğer bulgusu da şuymuş:
“Büyük şehirlerin daha esnek oyun alanlarına ihtiyacı var. Ancak günümüzde oyun alanı tasarımlarının ardındaki başlıca itici güç güvenlik endişesi olarak kendini gösteriyor.

Araştırmanın yapıldığı Kanada’daki çoğu oyun alanı, Kanada Standartlar Birliği’nin halka açık oyun alanları için oluşturduğu yönetmeliklere göre tasarlanıyor. Bu yönetmelikler sakatlanma riskini minimuma indiriyor ancak “oyunun değerini” hesaba katmıyor.
İnsanlar işin kolayına kaçıyor.
Kataloglara bakıyor ve belli oyun ekipmanlarına sadık kalıyorlar.
Oysa bunlar çocukların oyunlarını daha ileri seviyeye taşımıyor.
Ayrıca araştırmaların bize gösterdiğine göre çocukların gerçekten keşfetmelerine ve gelişimsel faydalar sağlamalarına da olanak tanımıyor.
Çocuklar güvenliği ön plana çıkaran tasarımların olduğu oyun parklarında bir süre sonra sıkılmaya başlıyorlar.”
Neden sıkılmasınlar ki?
Çocuğa çocukluk yapacak alan bırakmadığımız yetmiyormuş gibi, onlara kendi hayal güçleriyle oyun kurabilecekleri olanakları da sunmuyoruz artık.
Sonra bu ihtiyacı da, yine okulla, kurslarla, belirli merkezlerle karşılamaya çalışıyoruz.
Tabi bunlardan da ancak sınırlı sayıda, avantajlı çocuklar yararlanabiliyor, oysa tüm çocukların çocukluğunu yaşayabilecekleri alanlara, olanaklara ihtiyacı var; hem de çok!
 


Bu yazı toplam 1 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara


 

 


 

 



 



Site İçi Arama

 

 

 

 

 

Anket Sorusu Diğer Anketler

24 HAZİRAN SEÇİMLERİNDE HANGİ PARTİYE OY VERECEKSİNİZ?

PUAN DURUMU


altın


SAKARYADA HALI YIKAMA SAKARYA HABERLERİ Sakarya'da Kiralık VinçSakarya OtelleriSakarya OtelSAKARYA HALI YIKAMASAKARYA DÜĞÜN SALONLARIİZMİR YOGA