22 Kasım 2017

Serdar ÇAKAN1 Aralık 2016 , Perşembe

Serdar ÇAKAN

Edebali Yoksa Ertuğrul Ne Yapabilir?

Bizim insanlarımızda bir inanç vardır: “İşler, Allah (cc)’ın izniyle er ya da geç yoluna girer!” Amenna ve saddakna! Fakat son dakikaya kadar bekleme hastalığımızın sebebi de biraz bundan kaynaklanır.  

Araştırmak, aramak, okumak, çabalamak, öğrenmek, öğrendiğini uygulamak, sormak, soruşturmak…

İstişare yapmak, analiz etmek, anlamaya çalışmak, yerinde incelemek, geçmişi tahlil etmek…

Diğerlerinin pozisyonlarına bakmak, tarihsel haritalar çıkarmak, planlar yapmak… 

Literatür taraması yapmak, strateji geliştirmek, taktikler kurmak, ekipler oluşturmak, bilenlere sormak…

İttifaklar kurmak, riskler satın almak, sigortalar yaptırmak gerekirken; bizde formül nedir? 

Bekle ve dua et! Amma beklediğini belli etme! İpler sanki senin elindeymiş gibi davran, kuyruğu dik tut! 

Mesela dolar kuru fırlamışsa; tohumu, gübreyi, ilacı hatta buğdayın kendisini ithal ettiğini, traktörü, traktörün mazotunu, yağını ithal ettiğini, finansmanı yabancı bankaların kredileri ile sağladığı unutarak “ekmeği dolarla mı alıyorum sanki” de ve etrafındaki insanların seninle birlikte uyumasına yardım et!

Oysa önce tedbir sonra tevekkül… Deveyi sağlam kazığa bağlamak gerektiğini öğrendiğin bin 400 sene olmuştu, hatırlar mısın?

“Ey iman edenler!” “Hala akıllanmayacak mısınız?”

***

Bizim elimizde bir kılıç, rakibin elinde bir kılıç varken iyiydi! Bileğimizin gücü ile yüreğimizin gücünü birleştirdiğimizde dağlar titrer, akarsular hizaya gelirdi. Ama işler ne zaman teknolojiyle, üretimle, parayla, bilgiyle yürür oldu, çakıldık kaldık! 

Hala net olarak farkına vardığımızı zannetmiyorum. 

Avrupa görece cahil kalmış toplumlardan daha fazlasını bildiği için başlatabildiği yüz yüze sömürü sisteminden, kendi topraklarından çıkmadan yürütebileceği teknolojik sömürü sistemine geçmeyi başardı. 

Artık üretim kaynaklarını oturduğu yerden ağlar (network), borsalar, bankalar ve uluslararası pazarlama sistemleri ile yönetebiliyor. 

Bilgi üretemediğin, üniversitede okuttuğun oğlunu bu işlere yönlendiremediğin, kooperatif kuramadığın, kendi ürününü kendin paketleyip, pazarlayamadığın için bin bir zorlukla ürettiğin fındık, İtalyan’ın, Alman’ın cebine akıp gidiyor. Karasu’nun köyünden 12 TL’ye çıkan fındık, merkezdeki dükkân raflarında 60 TL’ye satılıyor.

Sizce aradaki farkı kimler çatır çatır yiyordur da üstüne bir de Türk kahvesi içiyordur?

“Zamanın değişmesi ile hükümler değişir” derler. Kültürümüzde eksik olan noktalardan biri de budur. Zamana uygun hükmü veremiyor ve gereğini yapamıyoruz. 

Bizim toplum, kendisini diriltecek bir Ertuğrul arıyor ama ortada Edebali yok, belki yeniden bir Fatih’in gelip kendisini kurtarmasını bekliyor ama ortada Akşemsettin yok! 

***

 

 

Haberi akşam aldık! İçimiz yanıyor! Adana’daki yangında vefat eden öğrenci kardeşlerimize Allah’tan rahmet, kederli ailelerine başsağlığı diliyoruz. Umarım devletimiz, üzerine düşeni bundan sonra yapacaktır.

 

 


Bu yazı toplam 1 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

GAZETE SAYFALARI

GAZETE ARŞİVİ

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara


 


 


 

 



 



Site İçi Arama

Anket Sorusu Diğer Anketler

SAKARYA'NIN EN BÜYÜK SORUNU NEDİR?

PUAN DURUMU


altın


SAKARYADA HALI YIKAMA SAKARYA HABERLERİ Sakarya'da Kiralık VinçSakarya OtelleriSakarya OtelSAKARYA HALI YIKAMASAKARYA DÜĞÜN SALONLARIİZMİR YOGA