27 Nisan 2018

Mustafa Ali AYKOL13 Nisan 2018 , Cuma

Mustafa Ali AYKOL

Eğitimle ilgili izlediğim en içi dolu "Tartışma"dan aldığım notlar

Çok fazla televizyon izleyen biri sayılmam. Buna rağmen, kendimi iyi bir televizyon izleyicisi olarak görüyorum. Haftalık olarak takip ettiğim, televizyon kanallarındaki boş tartışmalara benzemeyen, içi dolu ve gerçekten bana çok şey kattığını düşündüğüm programlarım var örneğin. Mesela; NTV'de yayımlanan, Mete Çubukçu'nun hazırladığı "Pasaport" programı, bunlardan biri. Bir diğeri ise, TVNET'te yayımlanan, Faruk Aksoy'un hazırlayıp sunduğu "Tartışma" programı.
"Tartışma" programında, geçtiğimiz hafta Türkiye'nin en önemli meselelerinden biri olan eğitim konusu ele alındı. Evet, eğitim konusunun konuşulduğu ve tartışıldığı onlarca program var fakat bu program, benim şimdiye kadar izlediğim en içi dolu, en ayakları yere basan eğitim tartışmasıydı. Bunda, programı hazırlayan Faruk Aksoy'un büyük payı vardı çünkü tartışmanın konukları çok büyük özenle, nokta atışı olarak seçilmişti: daha önce tanışma şansı bulduğum değerli eğitimci, Özel Okullar Birliği (ÖZKUR-BİR) Yönetim Kurulu Başkanı Hami Koç, eğitim konusundaki köşe yazıları ile tanıdığım ve uzun zamandır takip etiiğim Bahçeşehir Üniversitesi Rektör Danışmanı Turgay Polat, Vizyon Kolejleri Yönetim Kurulu Başkanı Abdulkadir Özbek ve Final Okulları Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Taşdelen.  Bu isimleri tek tek saymamın sebebi, tartışmanın ne kadar kaliteli bir düzlemde gerçekleştiğini kanıtlamak. Zira bu isimler, eğitimin gerçek manada içerisinden gelen; bilgi ve tecrübeleri ile Milli Eğitim Bakanlığı'ndaki üst düzey bürokratlardan bile daha dolu ve vizyonlu kişiler. İkincisi ise, bence bu isimlerin tamamının önemli özel eğitim kurumlarının yetkilileri olması ayrı bir güzellik, zira eğer Türkiye'de eğitim gelişecekse, özel eğitim kurumları sayesinde gelecek.
Programı izlerken, bazı notlar aldım. Bu notları bu hafta sizlerle buluşturmak istiyorum. Bu notların birçoğu, benim daha önceki yazılarda değendiğim noktalardan oluşuyor. Vakti ve imkanı olanların da bu önemli programı youtube'dan izlemesini tavsiye ederim.
***
*Genç bir ülke gibi gözüksek de, tarihi derinlikleri olan bir ülkeyiz.
*Dünya'nın ilk üniversitesi olan Harran Üniversitesi'ni kuran bu milletin günümüzde eğitimde bu kadar başarısız olmasının altında, kendi eğitim tarihi ile sağlam bir bağ kuramaması yatmaktadır.
*Türk eğitim sistemi, eğitimi her yönetmeye çalışanın üzerinde bir iz bırakmaya çalıştığı bir eğitim sistemidir. Ya sınavı değiştirerek ya da müfredatta oynamalar yaparak. Herkes kendi mührünü vurmaya çalışıyor.
*Türkiye'deki eğitimin düzelmesinin önündeki en büyük engel, ona eğitim faaliyeti yürütmeye çalışan eğitimcilerdir. Eğitimi eğitimciler sekteye uğratıyor. İkinci en büyük engel ise sınavlardır.
*Çağımızda eğitim okulla sınırlı değil. Harvard Üniversitesi'nin yaptığı araştırmaya göre eğitim =okul demek değil. Bir insan hayatta, okulda öğrendiğinin sadece %20'sini kullanırken geri kalan %80'ini başka eğitim kanallarından (aile, toplum, çevre) alır.
*Bizler, ortaokullarımızı liseye geçiş sınavlarına; liselerimizi de üniversiteye geçiş sınavlarına kurban verdik. Vermeye de devam ediyoruz.
*Dünya'da gelişmiş ülkelerde çocuklar yeteneklerine, ilgi ve alakalarına bakılarak üniversiteye alınırken Türkiye'de sadece çoktan seçmeli sorularda kaç doğru yaptığına bakılıyor. Dünya'daki verimlilik oranına bakın, Türkiye'deki verimlilik oranına bakın.
*Türkiye'de geçen sene 8,3 milyon kişi KPSS'ye girdi. Peki geçen sene kaç kişi yeni bir girişimciliğin  peşinde koştu?
* Eğitim tarihine baktığımız zaman, okullaşmanın ortaya çıkışının çok eski olmadığını görürürüz. Özeliikle sanayi devriminden sonra  eğitimin amacı fabrikalara işçi, devlete memur yetiştirmek için kurgulanan sistemler olduğunu görmekteyiz. Cumhuriyet tarihinde de iktidarda hangi parti varsa, o siyasi eğilimin kafasındaki "makul insan" ı ortaya çıkartmak ve yetiştirmek için eğitimin bir araç olarak kullanıldığını görüyoruz. Türkiye'nin temel problemi, eğitim konusuna siyasi yaklaşılmasıdır. Eğitimin, ülkeyi yönetenlerin zihinlerindeki insan modelini yetiştirmek adına kurgulanmasıdır. Bu, bilimden uzaklaşmayı beraberinde getirir.
* Türkiye'de eğitimin nicelik sorunu yoktur, nitelik problemi vardır.
*Okullardaki özelleşme oranı hızla artmaktadır. Bu durum, beraberinde birçok artıyı da getirmektedir.

 


Bu yazı toplam 1 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara


 

 


 

 



 



Site İçi Arama

 

Anket Sorusu Diğer Anketler

24 HAZİRAN SEÇİMLERİNDE HANGİ PARTİYE OY VERECEKSİNİZ?

PUAN DURUMU


altın


SAKARYADA HALI YIKAMA SAKARYA HABERLERİ Sakarya'da Kiralık VinçSakarya OtelleriSakarya OtelSAKARYA HALI YIKAMASAKARYA DÜĞÜN SALONLARIİZMİR YOGA