20 Mayıs 2018

Av. Zeynep SOYDAN ÜNLÜ7 Şubat 2018 , Çarşamba

Av. Zeynep SOYDAN ÜNLÜ

Erkek egemen adalet

Yargıtay tarafından verilen kararların büyük bir önemi vardır. Yargıtay sayesinde adli mahkemelerin vermiş olduğu kararların hukuka aykırı olup olmadığı da denetlenmiş olur. Bu sebeple  mahkemelerden çıkacak kararlarda Yargıtay’ın görüşleri göz ardı edilmez. Ama Yargıtay’ın bazı kararları da okurken insanı üzüyor. Bu kadar da değil diyorsunuz. Örnekleyelim:
Evlilik devam ederken kadının rahminin ameliyatla alınması ve bu yüzden doğurganlık yeteneğini kaybetmesi durumunda eşlerin bunu birlikte göğüslemeleri gerekir. Geçirdiği ameliyattan sonra kadının birlikteliğe elverişsiz olmadığı doktor raporu ile ispatlanabiliyorsa rahminin alınması sonucu kadında oluşan kısırlık tek başına boşanma sebebi sayılmamaktadır. Yargıtay’ ın görüşüne göre;  kadının geçirdiği ameliyat sonucu çocuk yapamaz hale gelmesi kocaya, boşanma hakkı vermez. Gayet makul ve mantıklı bir karar. Çünkü Türk Medeni Kanunu Madde 185/3 ‘e göre eşler kötü ve acı günlerinde birbirlerine destek olmalı, üzüntülerini paylaşmalıdır. Eşler birbirlerini kötü ve acı günlerinde “kapının önüne koymamalıdır.”
Ama aynı Yargıtay der ki Allah korusun eşi cinsel saldırıya uğramış erkek, buna dayanarak boşanma davası açabilir. Çünkü evlilik birliği temelinden sarsılmıştır. Yargıtay’a göre Türk toplumu karısı böyle bir durumla karşılaşan kocadan onu şefkatle bağrına basmayı bekleyemez. Aksine kocanın bunu hoşgörü ile karşılaması toplum içindeki değerinin yitirilmesine yol açar. Bu yargı giderek onu herkesin gözünden düşürür. O halde boşanmaya karar verilmelidir.
Bu bir semavi afettir. Kim maruz kalmışsa cezasını o çeker. Öbür eşi bu felakete ortak etmek ve bu yüzden boşanma isteğini reddetmek kusursuz bir kişiyi cezalandırmak, yani olayın etkisini yaygınlaştırmak niteliği taşır ki buna cevaz yoktur.”  E bu nasıl iyi günde kötü günde oldu.
Böyle bir kararla yukarıda bahsettiğim TMK. 185 hükmü rafa kaldırılmış olmaz mı? Kitabı üzerinde çalıştığım Ömer Uğur Gençcan ne güzel ifade etmiş: “Çoğunluğu Müslüman olan Türk toplumunda affetmek Kur’an’ın insanı için bir yüceliktir. Kendi isteği ile olmadan başına “semavi afet” geleni hoş görmek daha büyük bir onur yücelik olsa gerekir.”
Şimdi bu kararlar Türkiye’nin bazı konularda ne kadar da içi boş olduğunu, ne kadar eğitimsiz ve neden namus cinayeti denen bir kavram olduğunu anlatır nitelikte. Hadi köyünden hiç çıkmamış, ufku evinin camından gördüğü kadarla sınırlı bir insanın düşüncesi bu olsa da Yargıtay üyesinin olmamalı.


Bu yazı toplam 1 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

GAZETE SAYFALARI

GAZETE ARŞİVİ

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara


 

 


 

 



 



Site İçi Arama

 

Anket Sorusu Diğer Anketler

24 HAZİRAN SEÇİMLERİNDE HANGİ PARTİYE OY VERECEKSİNİZ?

PUAN DURUMU


altın


SAKARYADA HALI YIKAMA SAKARYA HABERLERİ Sakarya'da Kiralık VinçSakarya OtelleriSakarya OtelSAKARYA HALI YIKAMASAKARYA DÜĞÜN SALONLARIİZMİR YOGA