27 Temmuz 2017

Cemil CEBECİOĞLU20 Temmuz 2016 , Çarşamba

Cemil CEBECİOĞLU

Galiba bu defa son

   15 Temmuz saat 21,5-22 civarı. Televizyondan   uçakların Ankara Semalarında alçak uçuş yaptığı haberi geçiyor. Müthiş panikliyorum… Sakin davranmaya çalışarak kızıma  ekmek almasın söylüyorum, nerden alacksa? Sonra telefonla Serdivan’daki  oğluma ulaşmaya çalışıyorum. Oğluma ulaşınca biraz rahatlıyorum. 3 darbe sayısız balans ayrı görmüş biri olarak  telefonlarla kolayca ulaşmak bile rahatlatıyor beni.  Valiliğin oradan geçmemeye dikkat  ederek  oğlumu almak için yola revan oluyorum.

 

                        Yol boyunca yaşadığım diğer darbeleri düşünüyorum. Onca zulüm , onca kan; acep  kimin işine yaramıştı ki,  bu gün tekrar denenmeye kalkılıyor... Darbenin kim tarafından yapıldığı da  hiçbir zaman dikkatimi çekmemiştir.   Kimin yaptığının ne önemi var. Neticede halka yani cumhura karşı yapılmakta...

 

                       Hafif hafif öfkelenmeye başlıyorum. Eğer biz bu darbelerden birini bile durdurabilseydik bu günü tekrar aynı şeyi  yaşamazdık,   geçiyor  aklımdan. Bu defa çıkar mı acaba millet evinden?  Çıkar mı,   Boris Yeltsin gibi tankın üstüne?  Kendim bile vazgeçiyorum bu düşünceden. Yılmışız, korkmuşuz geçen darbelerden.  Öyle kolay vatan haini olunuyor  ki benim ülkemde böyle günlerde…

 

                     Serdivan’a geldiğimde Kalabalıklaşıyor ortam. Böyle zamanlarda sokağa çıkma yasağı olmuyor muydu, diye geçiyor aklımdan. Acaba direnilecek mi, Darbeye?  Eve doğru hızlanıyorum.  Direnişi haber alıyorum. Sokaklar,  birbirini sokağa çağıran insanlarla dolu. Galiba bu kez oldu diyorum içimden ve çok geçmeden “darbecilerin süngüsü de düşüyor  umutları da… “ diye haber geliyor.

 

                     Darbelerin zulmüne uğrayan biri olarak mutluluğum tavan yaparken intikam duygularım karanlıkta kalıyor. Biliyorum ki darbenin kaymağını yemek için örgütleyenler hemen tüyecekler. Ortada kalanlar ise darbeden haberdar olmayan  yoksul çocukları. Hukukun dışında yapılacak her şey ilerde herkese dinmek bilmeyen acılar olarak geri dönecek.  Böyle sağlıksız ortamlar sağlıksız neticeler doğurur. İnşallah azınlıkta kalır hukuksuzluk…

 

                   Çok geçmeden Başbakanı dinliyorum. Uzlaşıcı, yapıştırıcı, öfkeli ama hukuk gözetmeyecek tarzda değil. Duygusal ve sevecen. Açık söyleyeyim. Hemşerim olmasına rağmen hiç bu kadar gözüme güzel görünmemişti…  İnşallah söyledikleri gibi olur ve biz en az zararla atlatırız bu badireyi…                  

 

         Rivayet o dur ki;  Avusturyalılar büyük bir tabelaya “Allah bir daha bu günleri göstermesin” diye yazmışlar. Bence o tabelanın daha büyüğü bu saatten sonra bizde de olmalı. Olmalı ki,  bizden sonraki nesilleri de uyarıp bu darbe illetinden bu coğrafyayı kurtaralım.


Bu yazı toplam 1 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama


 


 


 

 


 




 



Anket Sorusu Diğer Anketler

SAKARYA'NIN EN BÜYÜK SORUNU NEDİR?

PUAN DURUMU


altın


SAKARYADA HALI YIKAMA SAKARYA HABERLERİ Sakarya'da Kiralık VinçSakarya OtelleriSakarya OtelSAKARYA HALI YIKAMASAKARYA DÜĞÜN SALONLARIİZMİR YOGA