21 Nisan 2018

Serdar ÇAKAN30 Kasım 2017 , Perşembe

Serdar ÇAKAN

Gerçek

Eskilerden bildiğim bir sözdür: “Haber kutsal, yorum hürdür!”
Haberin kutsal kabul edilmesi, “gerçeklerin” vatandaşlara ulaştırılmasındaki önemini ifade etmek içindir. Gerçekler, haber formatında insanlara aktarılırsa bu durum adalete, ahlaka ve toplum düzenine fayda ve toplumun aydınlanmasına katsı sağlar.
Toplum, kararlarını gerçek bilgilere göre verirse halkın refahı ve mutluluğu sağlam temeller üzerinde yükselir. Politikalarda savrulmalar olmaz. Kuzu postu giyinmiş çakallar, yıllarca ortalıkta rahatça gezemez, milleti dolandıramaz.
Türk Dil Kurumu Sözlüğü, gerçek kelimesini şöyle tanımlar:
“Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat: Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, hakiki: Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan: Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan.”
Demek ki; gerçek ile yalan birbirini zıttır.
Kendi dinimizin esası, akıl etmek ve yalandan kaçınmak olduğuna göre; buraya kadar anlattıklarımıza herhalde kimse itiraz etmeyecektir. Peki; gerçek ile yalan birbirinden nasıl ayrılacaktır?
Teknik olarak; bir haber, 5N + 1K prensibi ile oluşturulabilir.

NE  : Konuyu verir

NEDEN  : Amacı verir

NASIL  : Yöntemi belirler

NEREDE : Mekânı belirtir

NE ZAMAN : Süreci anlatır

KİM  : İlgili ve sorumlu kişileri belirtir

Yukarıdaki sorulara gerçek bilgiler ile cevap veren metin, HABER olarak kabul edilebilir. Yalanlardan ibaretse düzmecedir.
***
Esas itibariyle bizim problemimiz; yazılan, çizilen, anlatılan, kişiden kişiye aktarılan bilgilerin haber formatından ziyade mecbur kalarak yorum formatında kullanılmasıdır. Bu sakat yaklaşım, birçok medya kuruluşu tarafından özellikle, bile isteye sergilenmektedir.
Günümüz medyasının “algı lazım, atış serbest” şeklinde özetlenebilecek çalışma prensibi; halkı gerçeklerle buluşturmak amacını gütmez! Aksine, insanlarımızı hedeflenen bir noktaya doğru “yönlendirmek” gayreti içindedir.
Bu davranışların temel amacı çıkarlar (güç, para, şöhret) ve bağlantılar (politika) olduğu gibi bir de ahlak yoksunluğudur.
Aslında gerçeği çoğu kez herkes bilir. Bilir ama direkt yazması, söylemesi, aktarması imkansızdır. Şahsi ve politik çıkarlarına ters düştüğünden, oluşacak tahribatı en aza indirme gayretiyle gerçeğin etrafından dolaşmaya çalışır.
Fakat güzelim Anadolu’da bir laf vardır: “Mızrak çuvala sığmaz!” Bir de inancımız vardır: “Allah en büyüktür!”
Kimin haberci kimin yalancı olduğunu anlamak kolaydır. Dün akım dediğine bugün b.kum demek zorunda kalanlara bakmak yeterlidir. 


Bu yazı toplam 1 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara


 

 


 

 



 



Site İçi Arama

 

Anket Sorusu Diğer Anketler

24 HAZİRAN SEÇİMLERİNDE HANGİ PARTİYE OY VERECEKSİNİZ?

PUAN DURUMU


altın


SAKARYADA HALI YIKAMA SAKARYA HABERLERİ Sakarya'da Kiralık VinçSakarya OtelleriSakarya OtelSAKARYA HALI YIKAMASAKARYA DÜĞÜN SALONLARIİZMİR YOGA