22 Eylül 2017

Beytullah ÖNCE25 Eylül 2016 , Pazar

Beytullah ÖNCE

Herkese Müslümanca Bir Şahitlikle 12. Yıl

Sakarya, 11 yıldır aralıksız devam eden bir adalet mücadelesine ev sahipliği yapıyor.

Türkiye’de Cumartesi Anneleri’nden sonra devam eden en uzun soluklu eylem, şehrimizde gerçekleşiyor.

Dün, her iki mücadele için de önemli bir gündü.

Cumartesi Anneleri, 600. haftayı geride bırakarak, içinden 28 Şubat’ın çıktığı karanlık süreçte kaybedilen evlatlarını aramaya devam ediyorlar.

Sakarya Adalet ve Özgürlükler Platformu da, 11. yılını tamamlayarak 12. yıl eylemlerine başladı.  

Platform kurulduğunda 28 Şubat darbe sürecinin olağanüstü şartlarının tesiri hissediliyordu.

Bugün ise 15 Temmuz darbe girişimi sonrasının olağanüstü hali söz konusu.

Hatırlarsınız, 28 Şubat darbesini gerçekleştirenler, sürecin gerekirse 1000 yıl süreceğini söylemişti.

İşte o darbeci yapıların hâlâ varlığını hissettirdiği günlerde tohumları atılan platformun kurucuları da  “1000 yıllık darbeye 1000 yıllık direniş” diyerek cevap vermişti.

İlk eylemler, başörtüsü yasağına karşı başlamıştı fakat mesele sadece yasak ile tanımlanmadığı için mücadelesine bugün de devam ediyor.

Gerek ülkemizdeki sistemin gerekse küresel dünya sisteminin ürettiği her türlü haksızlığa karşı Allah’a kulluğun ve Resullerin tevhid mücadelesine sadakatin bir nişanesi olmasına gayret edilen bu tarihsel şahitlik, 11 yıldır, her cumartesi, Bulvar AKM önündeki eylemlerle sürdürülüyor. 

Dün, platform adına yapılan açıklamadaki şu pasajları paylaşarak, geride kalan 11 yıl boyunca, bu anlamlı mücadeleye katkı sağlayan herkese şükranlarımı sunuyorum.

“Platformumuz, başörtüsü yasağına karşı kurulduğunda, meselesini “yasak” ile değil “sistem” ile tanımlamıştı. 

O yüzden meselenin kişisel serbestlik sağlanmasından ziyade sistemin, resmi ideolojisinin, vesayetçi yapının değişimiyle açıklamıştı. 

Değişim ise bizim açımızdan, sistemi oluşturan unsurların, yöneten aktörlerin yani iktidarın el değiştirmesi değildi. 

Halkın kaderinin devletin gücünü kendi inhisarına almak isteyen odakların çıkar savaşı olmaktan çıkarılarak; barış ve adalet temelinde, hakça bir düzenin kurulmasıydı. 

Davası, “kim”in yönettiğiyle sınırlı olanlar için geride kalan zaman zarfında belki çok şey değişmiştir; lakin “nasıl yönetildiği” sorusuna cevap arayanlar için yaşadığımız hikâyede değişen çok şey yok. 

Dün, gücü ve iktidarı arzulayanlar; bugün dilediklerine kavuşmuş olabilir; biz ise inandığımız ilkeler uğrunda, mücadelemize devam ediyoruz.

12 yıl önce başladığımızda, darbeci ve vesayetçi yapıların planlarından bahsediyorduk; bugün hâlâ darbeler gündemimizden çıkmış değil… 

Geride kalan 11 yıllık süreçte, derdimiz, gündemimiz, halkın gerçek gündeminden ayrı düşmedi. 

En temel hakları yasaklananların, siyasi yargı süreçleriyle özgürlükleri çalınanların, İslami kimliğinden dolayı kamusal alandan dışlananların, anadili yok sayılanların, etnik ya da mezhebi kimliğinden dolayı ayrıştırılanların, şiddete maruz kalanların, hukuku çiğnenenlerin, emeğinin ve alın terinin hakkını alamayanların, maden ocaklarında, tersanelerde ya da inşaatlarda iş cinayetlerine kurban gidenlerin, asgari ücretle azami köleliğe zorlananların, dereleri ve bereketli toprakları şantiyeye çevrilenlerin, yaşam alanları ranta açılanların, yargılı ya da yargısız infazlara gidenlerin, sesine ses vermeye gayret ettik. 

Sadece şehrimizin ya da bölgemizin değil, tüm yeryüzü halklarının dertleriyle dertlendik. 

O yüzden dünya sisteminin askeri, siyasi ya da ekonomik işgaline ve ifsadına uğramış tüm coğrafyalarında yaşananları bu meydanın gündemine taşımaya çalıştık. 

Yeryüzünde haddini aşarak insanlığa ilahlık taslayanlara “L” demekten hiç vazgeçmedik.

Doğru bildiğimizi, kendi işimize yaramasa ve hatta kendi işimizi zorlaştırsa dahi, dosdoğru söylemeyi ahlaki görev saydık. 

“Herkese Müslümanca” bir şahitliğin gereği olarak, ne zulme karşı tavrımızı zalimin kimliğine bakarak belirledik, ne de mazlumun… 

Müslüman mahallesinde durarak sürdürdüğümüz bu kesintisiz mücadelede, Hakkı ve Adaleti yalnızca kendisi için değil herkes için gözeten, İslam’ın özgürleştirici ilke ve değerlerinin hiçbir kişi, yapı ya da iktidar için istismar edilmesine rıza göstermeyen bir çabanın içinde olacağız. 

Şüphesiz Allah, iyiliği, doğruluğu ve adaleti emreder; yolunda sebat ederek zorluklara göğüs gerenlere güzel bir sabır ve kolaylık verir.” 


Bu yazı toplam 1 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama


 


 


 

 



 

 




 



 

 

Anket Sorusu Diğer Anketler

SAKARYA'NIN EN BÜYÜK SORUNU NEDİR?

PUAN DURUMU


altın


SAKARYADA HALI YIKAMA SAKARYA HABERLERİ Sakarya'da Kiralık VinçSakarya OtelleriSakarya OtelSAKARYA HALI YIKAMASAKARYA DÜĞÜN SALONLARIİZMİR YOGA