10 Kasım 2016

Serdar ÇAKAN10 Kasım 2016 , Perşembe

Serdar ÇAKAN

İnsan, Kurum, Devlet İlişkisi

54 plakalı otomobil ile 34 plakalı kamyon çarpıştı… Hay Allah!
Trafik kazaları sonunda genellikle böyle cümleler kurarız. Maddi hasar oluşmuştur, belki ölümler, yaralanmalar meydana gelmiştir.
Öyle midir? Öyle değildir!
Otomobiller kaza yapmaz! Kamyonlar da yapmaz! Kazayı yapan da zararı gören de insanın kendisidir!
Farklı örnekler de verilebilir.
Bıçak mesela; kendi kendine kesmez! Fail, onu tutan ellerdir. Önemli olan neyin kesildiğinden çok kimin kestiğidir!
Devlet mesela; çıkmaz, batmaz, yemez, içmez…
Hapse atmaz, para vermez, çalmaz, çırpmaz, gitmez, gelmez…
Devlet adına yürütülen faaliyetleri yapanlar insanların kendileridir. Doğruyu da yanlışı da yapan bazen başbakandır, validir, polistir, hakimdir. Bazen asker, vergi memuru ya da okul müdürüdür.
“Devletimiz çok yaşasın” demek; ülkemi kutlu insanlar yönetsin demektir. İnsanlarımız bilsin, anlasın, doğruyu bulsun, hata yapmasın, yanılmasın, kurumlara sahip çıksın, adaleti elden bırakmasın demektir.
Millet tek, devlet 16 olduğuna göre anlaşılmayacak bir taraf yoktur ama biliriz ki felsefi bir tartışmadır: devlet mi millet içindir, millet mi devlet için… Oysa basittir. “Devletimiz var olsun demek” aslında millet var olsun, zengin olsun, zalime muhtaç olmasın demektir.
“Büyük Türkiye Cumhuriyeti” demek; imkanlarını ve sınırlarını bilsin, diğer milletlere rağmen gücünü koruyabilsin, çağın ihtiyacı teknolojiye sahip olsun, özkaynaklarını arttırsın demektir.
***
Devleti kurumlar, kurumları insanlar yönetir. Eğer becerebilirlerse…
İşte biz o nedenle içimizden birilerini seçer, başa getiririz. O nedenle siyasi organizasyonlar kurar, seçimler yapar, insanları zamanla değiştiririz.
Formülasyon bellidir: Ahlaklı ve becerikli insanlar (ama mutlaka sayıca fazla olmalıdır), kurumları düzgün yönetir, düzgün kurumlar devletleri güçlü kılar.
Fakat olmaz da bir vakit devlet, beka sorunu yaşamaya başlamışsa bunun sebebi ne olabilir?
Türk Milleti benzer durumları geçen yüzyılda yaşadı ve koskoca bir imparatorluğu kaybetti. Batıdaki ve doğudaki gelişmeleri göremedi, doğru kararları alamadı. Meleklerin cinsiyetini tartışırken ülkenin şirazesini kaydırdı.
Osmanlı’nın yok olmasının sorumlusu sadece padişah değildir!
Kendi cevherinin farkına varamayan halk ve gerçekleri bildiği halde bunların gereğini yapmak yerine padişahın ve Batı’nın kendilerine verdiği rızka sımsıkı sarılan aydın müsveddeleridir.
Amerika’daki seçim sonuçlarını bu noktadan hareketle düşünmekte fayda görüyoruz.
Ve fakat, Türkiye’de bundan sonra neler olacaktır, bilmiyoruz! İnşallah iyisi olacaktır.
Ancak şunu iyi biliyoruz: Bugün 10 Kasım ve çok üzülüyoruz!


Bu yazı toplam 1 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama


 

 




 



Anket Sorusu Diğer Anketler

ATATÜRK STADI'NIN YERİNE NE YAPILSIN?

PUAN DURUMU


altın

SAKARYA NAMAZ VAKİTLERİ


Sakarya'da Kiralık VinçSakarya OtelleriSakarya OtelSAKARYA HALI YIKAMASAKARYA DÜĞÜN SALONLARIİZMİR YOGA