27 Temmuz 2017

Cemil CEBECİOĞLU29 Haziran 2016 , Çarşamba

Cemil CEBECİOĞLU

Kazım Koyuncu'nun anısına

 Birkaç yıl önce memleketim olan Erzincan’a  gitmiştim. Erzincan’a vardığımda yeğenim karşılamaya gelmişti arabasıyla…  Gideceğimiz yöne doğru seyri -sefer etmekteydik ki;  kulağıma Kazım Koyuncunun “”Koyverdun   gittun beni”” adlı parçasının  ezgileri geldi. Ses  arabadan geliyordu. Şaşırmıştım. Yeğenim Erzincan’da yaşayan her Sünni çocuğu gibi muhafazakardı. Üstelik  tavizsiz  derecede  milliyetçiydi…    Hemen saldırıya geçtim;
                -Yeğenim bu türküyü söyleyenin kim olduğunu biliyor musun?
                - Kazım Koyuncu.
                - Sen ne zamandan beri Kazım koyuncu dinliyorsun?
                - Anladım senin ne demek istediğini. (Hafifçe gülümseyerek devam etti.)  Amca aslında ben dinlemek istemiyorum ama o zorla dinletiyor…… Ahmet Kaya gibi…
              Evet,   25 Haziran Kazım Koyuncunun  ölüm yıldönümü. Ben bana çok şey ifade eden o anekdotu hatırlıyorum.  Siyasetin bir kültür haline dönüştüğü kırsal alanlarda dahi ezber bozabilen gerçek  sanatçıların gücü karşısında etkilenmişimdir.  Kazım Koyuncu bu sanatçılardan biriydi.  Sadece o anekdot değil ki ezberleri bozan. Bende çok sevmezdim Karadeniz Yöresinin Ezgilerini. Ezgilerin kıvraklığı kullanılarak çok deforme edilmişti. Onun için dinlemezdim.  Bende Kazım Koyuncuyla birlikte alakasız bir biçimde Karadeniz müziğini de  sevdim,  söylediği  Lazca Parçasını da… Aslında olay bu kadarla sınırlı değil.   Ne çok söylenecek söz var,  Karadeniz’in bu asi çocuğu hakkında…  34 yıla neler sığdırmış. Benim yeğenin deyimiyle “”zorla”” nasıl esir alabilmiş kendi görüşüne aykırı  kitleleri.    Sadece türkülerin gücü yeter mi sizce böyle bir şeye?   Duruşu da karakteri de işin içinde yok mu?  Kazım Koyuncuyu biraz takip eden bilir ki,  var. Kısaca   Kazım Koyuncu  başımızdan hiç eksik olmayan gökyüzüne , ara sıra kopan fırtınalara,  geçmişe inat geleceğe, çocuk yüzlerin gülümsemesine hatta Donkişotlara  aşıktı…   “Erken ölümler gördük, ağlayan anneler gördük, yeri geldi biz de öldük ama her şeye rağmen şarkılar da söyledik” diyebilen aykırı bir insandı. Toplumsal olaylara kayıtsız kalmadı. Hatta söyleyeceklerini birinci ağızdan söyledi,  net olarak. Ancak kimseye batmadı Lazcası da sözleri de. Aksine Lazca ezgide güzelmiş dedirtti. Karadeniz yöresinin ezgilerini sevdirdi insanlara.   
          Olmadı kardeşim Kazım Koyuncu. Çok erken terk ettin bizleri.
Ne çok ihtiyacımız vardı eserlerine ve toplumsal yapışkanlığına. Şair “Yaş 35 yolun yarısı” demişti sen yarısına varmadan terk ettin bizi. Ruhun şad olsun.      


Bu yazı toplam 1 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

GAZETE SAYFALARI

GAZETE ARŞİVİ

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama


 


 


 

 


 




 



Anket Sorusu Diğer Anketler

SAKARYA'NIN EN BÜYÜK SORUNU NEDİR?

PUAN DURUMU


altın


SAKARYADA HALI YIKAMA SAKARYA HABERLERİ Sakarya'da Kiralık VinçSakarya OtelleriSakarya OtelSAKARYA HALI YIKAMASAKARYA DÜĞÜN SALONLARIİZMİR YOGA