21 Ocak 2018

Serdar ÇAKAN28 Aralık 2017 , Perşembe

Serdar ÇAKAN

Kendini Sevdiren Kazanır

Meşhur bir tanımlama vardır hani: İp cambazını, Batılılar “ha geçti ha geçecek” diye seyrederken, Doğulular “ha düştü ha düşecek” diye seyredermiş.
Biz Tükler, duruma ve zamana göre ikisinden birini seçeriz. Bizim kültür, dünyadaki diğerlerinden farklıdır. Şöyle ki:
Problem, sevdiğimiz, desteklediğimiz birinin başına geldiyse, bir şekilde atlatacağını umarak dua ederiz. Fakat problem, sevmediğimiz, desteklemediğimiz birinin başındaysa, negatif duygularla uzaktan uzaktan izlemeyi tercih ederiz.
Anlatmak istediğimiz, olaylar ve olgular karşısında objektif olmayı pek beceremiyoruz. Karar verme, tavır alma, tutum takınma gibi eylemlerimiz çoğu zaman kişisel ilişkilerimiz, duygu ve düşüncelerimiz tarafından şekilleniyor.
Dolayısıyla, mantıklı, sürdürülebilir bir karar verme sistemi kurmamız mümkün olmuyor. Türk Milleti elbette ferasetlidir ancak “feraset” ile “analitik düşünce” aynı şey değildir!
***
Muhalefet (CHP ve İYİ Partiyi kastediyoruz), fırsat bulduğunda iktidarı farklı gerekçelerle farklı seviyelerde eleştiriyorlar. Hatta çoğu zaman çok sert üslup kullanıyor fakat sonuç alamıyorlar. İktidar da aynısını yapıyor ama o da durumunu değiştiremiyor. Siyaseti takip eden pek çok kişi seçmenin tutuculuğuna bir anlam veremiyor. Oysa cevap kültürde saklıdır.
Türkler bir şekilde sevdikleri kişi ve kurumları sahiplenirler, yanlışlarını örterler. Öyle ki gönül verdiklerine sahip çıkmayı ve onları her şartta korumayı bir nevi yiğitlik olarak kabul ederler. İşte bu nedenle; seçmenin sevdiği kişileri kötüleyerek yapılan politik hamleler seçmen üzerinde hedeflenen oy (taraf) değişimini sağlamıyor.
Ayrıca iktidardaki veya muhalefetteki siyasetçileri kötülemek, seçmene yıllardır yanlış kararlar verdiğini söylemek anlamına gelmektedir. Başka bir deyişle; ülkenin mevcut durumunda (eğer kötüyse) vatandaşın da dahli olduğunu iddia etmektir.
Vatandaşa ancak “daha fazla seveceği kişiler ve kurumsal yapılar” olumlu etki yapabilir. 2019 seçimlerinde muhalefet açısından hedefine ulaşmanın yolu; iktidarın artık yorulduğunu, demokrasilerde dönemsel değişimlerin faydalı olduğunu, kendilerine artık centilmence teşekkür edilmesi zamanının geldiğini anlatabilmekten geçmektedir.
Tansiyonun bu kadar yüksek olduğu bir ortamda bunu ne ölçüde başarabilirler, bilemiyorum.
***
Bu haftaki yazıyı basit bir soru ile bitireyim isterim: “Mevcut durumda Türk insanının sırtını yasladığı nesi kalmıştır?”
İnsanları gözlemlediğimde, aile bütçelerinin önemli kısımlarının çocukların eğitimine, sağlığına ve geleceğine harcandığına şahit olduğumda, aklıma gelen cevap: Ailedir!
Sosyolojik olarak bu durum toplumun içine kapandığı anlamına gelmektedir. Ailelerin mevcut ruh halini iyi analiz edebilen ve bu kapanmayı tersine çevirebilecek hareket, önümüzdeki yılların iktidarı olacaktır.
Unutmayalım!
Bütün dinler ve bütün ideolojiler elbette bir davet ile başlamıştır. Ancak dinin de ideolojinin de büyümesi evlerinde sessizce oturanların perdelerini, kapılarını sonuna kadar açmaları ile mümkün olmuştur.


Bu yazı toplam 1 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara


 


 


 

 



 



Site İçi Arama

Anket Sorusu Diğer Anketler

SİZCE SAKARYA'NIN EN BAŞARILI MİLLETVEKİLİ HANGİSİ?

PUAN DURUMU


altın


SAKARYADA HALI YIKAMA SAKARYA HABERLERİ Sakarya'da Kiralık VinçSakarya OtelleriSakarya OtelSAKARYA HALI YIKAMASAKARYA DÜĞÜN SALONLARIİZMİR YOGA