27 Temmuz 2017

Cemil CEBECİOĞLU10 Ağustos 2016 , Çarşamba

Cemil CEBECİOĞLU

Kırmamak ve dökmemek

 Birkaç yıl önce İsviçre'nin Zürih  Kentine gitmiştik. Türklerin devam ettiği bir lokalde otururken bir anda kendimi siyaset tartışması içinde buldum. Ben sadece dinliyordum. Çünkü tartışma Almanca yapılıyor,  bana da  yanımda oturan  arkadaş tercüme ediyordu. Aslında konu da görüşler de çok güzeldi. Yalnız tartışmacılardan İsviçreli  - tercümanın bana çevirdiği kadarıyla-  ikide bir “Ben siyaset okudum” diyerek tezlerini güçlendirmeye çalışıyordu. Her şeye rağmen  tartışma  müthiş bir saygı çerçevesinde geçiyor,  kimse kimseye sesini yükseltmiyordu.  Tartışma bitmişti. Ben şaka  olsun diye yanımda tercümanlık yapan arkadaşa :  Şu devamlı “ben siyaset okudum” diyen İsviçreliye   söyler misin, bende   3 darbe gördüm dedim… Merakla cevabını bekledim.  “Neden o zaman tartışmaya katılmadın, o darbeler sana hiç sorumluluk yüklemedi mi?” Dedi.  Haydaaa kavgada söylenmez yahu. Ama doğru… Şakaya vurmaya çalıştım ama  ben bile beğenmedim. Kötü hissettim kendimi ve sadece sustum…  O gün sustum ama bu ülkenin aydını olarak bu gün bildiklerimi paylaşmak istiyorum.
            Rahmetli dedemin anlattığı bir şehir efsanesi vardı. Yazılı kaynağına rastlamadığım için şehir efsanesi diyorum. Güya rahmetli İnönü Atatürk'e “Paşam bu İstiklal Mahkemeleri çok cana kıymaya başladı. Bir  müdahale etseydiniz”  deyince,  Atatürk kaşlarını çatarak sorar. “Ne yani vatana ihanet edenleri cezasız mı bırakalım?” İnönü; “Paşam onların vatan hainliği unutulur da bizim onları cezalandırmamız unutulmaz” diyerek tarihi bir cevap verir. Benim paralel yapı hakkındaki düşüncelerim bilinir ve de  çok eskiye dayanır. Verdikleri zarar,  yapmak istedikleri hainlik bu günün işi değil. Çoktan beri her türlü cezayı hak ettikleri düşüncesindeyim. Ancak bu cezalar en ağır biçimde verilirken hukukun ve temayüllerin dışına asla taşınmamalı. Biz bu beladan mutlaka kurtuluruz ama kendi yaptığımız yanlışlar bizimle kıyamete kadar gelir. Senelerdir var ettiğimiz   gelenekler ve kültürümüz erozyona uğrar… Kısaca diyorum ki bu darbecilere hukukun emrettiği en ağır cezaları yargı yoluyla hukuka uygun bir şekilde verelim. Asla avukatlar; “biz bu alçakça yapıyı savunmayız” diyerek hukukumuza zulüm etmesinler. Doktorlar “bu hainlerin sağlığı bizi ilgilendirmez diyerek” Hipokrat yeminini sekteye uğratmasınlar.  Hele kimse “bunların cenaze namazı kılınmaz diyerek” fetva vermesinler.  Bu milletin ölülere söyleyeceği tek şey Allah taksiratını affetsin temennisidir.

          Üç kuruşluk alçaklar için bu millet kendi değerlerinden vazgeçmesin.   Bu piyonları tehlikeli görmek yerine fikirlerindeki sapkınlığı görmek ve mahkum etmek gerekir.  Ancak o görüşleri mahkum ettiğimiz an bu belayı kökten yok ederiz. Başka türlüsü zalimi mazlum gibi gösterir…
 


Bu yazı toplam 1 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

GAZETE SAYFALARI

GAZETE ARŞİVİ

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama


 


 


 

 


 




 



Anket Sorusu Diğer Anketler

SAKARYA'NIN EN BÜYÜK SORUNU NEDİR?

PUAN DURUMU


altın


SAKARYADA HALI YIKAMA SAKARYA HABERLERİ Sakarya'da Kiralık VinçSakarya OtelleriSakarya OtelSAKARYA HALI YIKAMASAKARYA DÜĞÜN SALONLARIİZMİR YOGA