19 Nisan 2017

Beytullah ÖNCE20 Kasım 2016 , Pazar

Beytullah ÖNCE

Kız Çocukları Diri Diri Gömülürken

Siyasetin büyük manşetleri şu sıra öyle olağanüstülükler gösteriyor ki, gündelik hayatın sosyolojisinde olağanmış gibi karşılanmaya başlayan haberler bir türlü manşete çıkamıyor.
İsterseniz son yıllarda olup bitenlere birlikte bir göz atıp, nasıl bir toplumsal cinnet yaşadığımıza yakından bakalım.
Önce dün ajanslara düşen bir haber vardı, dikkatinizi çekti mi, bilmem, onu aktarayım:
“Zonguldak’ta, bir çift, 3 yaşındaki kızlarının anaokulunda cinsel istismara uğradığını belirterek savcılığa suç duyurusunda bulundu. Savcılık, iddiayla ilgili soruşturma başlattı.”
Olağan bir ülkede, normal bir toplumda sadece bu haberle bile yer yerinden oynamalıydı ama muhtemelen bu haber duyulmadı bile.
Fakat geçen ay hepimizin duyduğu fakat çoktan unuttuğu başka bir haber vardı, Minik Irmak’ın haberi.
Neydi, hatırlayalım:
Alaşehir'de gündelik işlerde çalışarak geçimini sağlayan bir ailenin küçük kızları, evlerinin önünde oynarken kaybolmuştu.
4 yaşındaki kız çocuğu tüm arama çalışmalarına rağmen bulunamamış, babasının bir televizyon programında şüphelendiğini söylediği komşusu, program arasında cinayeti itiraf edince tutuklanmıştı.
Minicik bedeni toprağın altından çıkarılan Irmak’ın otopsisinde, önce tecavüze uğradığı, sonra boğulduğu ve gömüldüğü anlaşılmıştı.
Bu nasıl bir vahşet ya da nasıl bir cinnet halidir, düşünebiliyor musunuz?
Oysa bu konu, televizyon ekranlarındaki itirafın magazinel boyutundan ibaret bir şeye dönüşmüştü.
Tabi bir de, üzeri örtülmek istenen utanç haberleri var; yüzleşmekten kaçınıldığı için gözden kaçırılmak istenen; tıpkı Adıyaman’da gündeme gelen ve bir okul personeli tarafından çocukların istismar edildiğinin anlaşıldığı olayda olduğu gibi…
Düşünün, şiddetin, tacizin, istismarın küçücük çocukları her gün daha fazla oranda tehdit ettiği bir ülke haline geldik ve böyle bir toplumsal vasatta, siyasetin gündemini oluşturan konu, çocuk istismarıyla ilgili kısmi bir af anlamı taşıyama potansiyeli haiz bir önerge.
Konu, iktidar ve muhalefet partileri arasında ciddi bir tartışma konusu oldu.
Polemiğin gölgesinden biraz uzaklaşarak kim baksa, söz konusu tasarının çocuklara yönelik istismar vakalarının arttığı bir dönemde nasıl bir etki yaratabileceğini pekala görebilir.
Tasarı, mevcut haliyle yürürlüğe girse, çocuğa yönelik cinsel istismar suçunu işleyen faillerin, mağduru yahut ailesini çeşitli yollardan etki ya da baskına altına almak suretiyle evlilik yolunu açmaları ve bu şekilde cezadan kurtularak serbest kalmaları mümkün olabilecek.
Böylece, daha çocukluk çağını tamamlayamamış mağdurlar, belki de bir insana yapılabilecek en büyük kötülüğü yapmış faillerle, üstelik daha genç yaşta evlenmeye mecbur bırakılacak.
Dahası, tüm bu süreçlerde yaşanan suça azmettiren ya da işlenmesine yardım edenler hakkında görülen davalar da affa uğramış sayılacak.
Yasanın bir defalığa mahsus olduğu savunmasını yapanlar, nedense yasanın yürürlük süresinin tasarıda belirlenmemiş olduğunu gözden kaçırmak istiyor.
Şimdi, herkesin, bir an önce kendisine gelmesi, meseleyi bir polemik konusu olmaktan çıkararak; çocuklarımızın geleceğini ifsat etme potansiyeli haiz bu tasarıya hep birlikte itiraz etmesi gerekiyor.
Düşünün ki, kundaktaki bebeklerin, kreşlerdeki çocukların dahi tacize uğradığı bir cinnet yaşanıyor.
Görün ki, çocuğa yönelik istismar vakaları, artık üzeri örtülemeyecek kadar büyük bir soruna dönüşüyor.
Anlayın ki, bu hassas konu, toplumda ahlaki çöküntünün had safhaya doğru yaklaştığına işaret ediyor.
Şimdi tüm bu acı gidişat gözümüzün önünde iken, son yaşadığımız kahredici utanç vakaları ortada iken; şu dünyanın en dokunulmaz varlıkları olan çocuklarımıza dönük daha hassas davranmak zorunda değil miyiz?


Bu yazı toplam 1 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama


 


 

 




 



Anket Sorusu Diğer Anketler

ANAYASA REFERANDUMUNDA HANGİ OYU KULLANACAKSINIZ?

PUAN DURUMU


altın

SAKARYA NAMAZ VAKİTLERİ


SAKARYADA HALI YIKAMA SAKARYA HABERLERİ Sakarya'da Kiralık VinçSakarya OtelleriSakarya OtelSAKARYA HALI YIKAMASAKARYA DÜĞÜN SALONLARIİZMİR YOGA