18 Haziran 2018

Beytullah ÖNCE29 Nisan 2018 , Pazar

Beytullah ÖNCE

Mayısı karşılarken

Nisan bitiyor, mayıs geliyor.
Mayıs’ı ise anlamlı bir gün karşılıyor.
Adını alın terinden, emekten alan; karşılığında ise canlar verilmiş bir günden.
Şüphesiz her gün bir emekçinin ölüm haberini aldığımız bir günde, 1 Mayıs’ın taşıdığı anlam daha büyük.
Türkiye ise bugünü uzun süredir Taksim merkezine sıkışan bir gündemle karşılıyor.
Gerçi olağanüstü hâl, bu tartışmayı şimdilik askıya almış olsa da; asıl meselenin Taksim’in çok ötesinde şekillendiğini bilmemiz gerekiyor.
Yine aynı şekilde, sadece mayısın birinci gününe sıkışıp kalmaktan kurtarmamız gereken bir emek meselemiz olduğunu da görmek zorundayız.
1 Mayıs, emeğin, emekçinin gündem olması gereken bir gün; emeğin hakkını gasp edenlerin gölgeleyeceği gün değil.
1 Mayıs, iş cinayetlerine giden ve isimleri rakamlara dönüşen; “iş kazası” sayılarak üstü örtülmek ve geçiştirilmek istenen canları andığımız, hatırladığımız bir gün olmalıdır; emekçilerin sırtı üzerinden yükselenlerin şov yaptığı bir gün değil.
Ve emeği değersizleştiren, emeğiyle birlikte emekçiyi, aileyi, toplumu ve tüm dünyayı metalaştıran, nesneleştiren, değersizleştiren dünya düzenini görüp, bu düzene karşı başka bir alternatifin mümkün olduğunu hatırlattığımız bir gün olmalıdır; yoksa düzene uyanların şenlik yapmakla oyalanacağı bir gün değil.
Dikkatimizi vermemiz gereken, eşitsizlik üreten, adaletsizlik üreten, savaş ve yıkım üreten, Allah’ın insanlara bahşettiği nimetleri acımazsızca talan eden iktisadi ve siyasi sistemlerin zihniyetidir; ürettikleri ilişki biçimleridir, yarattıkları hayat düzenidir.
O düzende mutlu bir azınlığın, kahir ekseriyeti mutsuz etmesi vardır.
Güç, servet, rant devşiren az sayıdaki bir zümrenin, tüm insanlığı sömürmesi vardır.
Dikkatimiz vermemiz gereken diğer husus da, aslında tam bu tespitte yer almaktadır.
Az sayıda insan, yeryüzündeki bunca zenginliği kendi tekellerinde biriktirme gücünü ve imtiyazını nasıl elde edebilmektedir?
1 Mayıs, işte bu soruna cevap üretecek bir iddia içermediği sürece anlamını bulamaz.
Sokaklarda atılan “başka bir dünya mümkün” sloganı, o mümkün olanı gerçek kılmak için çabalanmadığı sürece karşılığını alamaz.
Bugün ihtiyaç duyduğumuz asıl mesele, bu amaca dönük bir mücadelenin nasıl örgütlenebileceğidir.
Sivil toplum örgütlerinin amacından uzaklaştığı, sendikaların emek örgütlerinden parti kollarına dönüştürüldüğü, sendika başkanlıklarının milletvekilliğine giden yolda basamak sayıldığı bir vasatta, işin ne kadar zor olduğu meselesi de yine önemlidir.
Bu meseleleri önemsememek, hayatımıza mâl olmaktadır.
Her gün emekçiler birer birer can verirken, geride kalan milyonlarca insan açlık ve yoksulluk sınırı altında hayata tutunmaya çalışırken; bize “büyüme, kalkınma, gelişme” diye anlatılan masalın gerçek yüzüyle yüzleşmediğimiz sürece de bu hal değişmeyecektir.
Bunun için de rezidansların ya da AVM’lerin değil; hakkaniyet ve adaletin yükselmesi gerektiğini anlamamız gerekir.
Çocuklara çizgi filmlerde “yol, köprü, inşaat” hayali aşılayan bir anlayışla inşa edilecek bir geleceğin, insanlığa hayır getirmeyeceğini görmemiz gerekir.
İşte o sebepten, bu mayısı karşılarken; yaşadığımız hayata ve kıstırıldığımız düzene daha eleştirel bir gözle bakmamız şarttır.
Bize vaat edilenin ne olduğunu sorgulamamız gerekir.
Bize lazım olan, herkesin onuruyla insanca yaşayabildiği bir düzen midir; bir avuç insanı mutlu etmek için milyonların ezilmeye devam etmesi mi?
İstediğimiz, herkesin emeğinin hakkıyla, ekmeğinin sıcaklığıyla, ailesiyle dostuyla, barış ve huzur içinde yaşadığı bir dünya mıdır; yoksa savaşların, yıkımların, çatışmaların hüküm sürdüğü dünyada milyonların sömürülmeye devam etmesi mi?
Vereceğiniz cevabı da, o cevabın gerçekleşmesi için ne yapılması gerektiğini de hesaba katması gereken kişi sizsiniz.
Kendi çıkar düzeninin devam etmesini isteyenler, gereğini yapıyor zaten…


Bu yazı toplam 1 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara


 

 


 

 



 



Site İçi Arama

 

 

 

 

 

Anket Sorusu Diğer Anketler

24 HAZİRAN SEÇİMLERİNDE HANGİ PARTİYE OY VERECEKSİNİZ?

PUAN DURUMU


altın


SAKARYADA HALI YIKAMA SAKARYA HABERLERİ Sakarya'da Kiralık VinçSakarya OtelleriSakarya OtelSAKARYA HALI YIKAMASAKARYA DÜĞÜN SALONLARIİZMİR YOGA