17 Ağustos 2017

Av. Zeynep SOYDAN ÜNLÜ11 Kasım 2016 , Cuma

Av. Zeynep SOYDAN ÜNLÜ

Mustafa Kemal

Uzun süredir yazmaya fırsat bulamadım. Klavye başına oturunca da son dönemin notlarına bir baktım da ne çok mevzu var. Hepsi de çok iç karartıcı olaylar. Giyim tarzı sebebiyle darp edilen genç bir arkadaş ve hukuki süreci, tacizler, katiller, Sapanca'da öldürülen sokak hayvanları... İnsan bu memlekette güzel bir şey olmuyor mu diyor. Oluyordur illa ki ama dün Atatürk'ümüzün ölüm yıldönümüydü, böyle olunca iyi olayları ele almak haftaya kaldı. Gerçi klasik bir "ölüm yıldönümü" yazısı yazmayacağım. Ama mevzu Mustafa Kemal.
Ben Atatürk'ün aslında esmer, kara kaşlı,kara gözlü, korkutucu tipte biri olduğunu ama ideal bir tip oluşturmak için insanlara sarışın mavi gözlü, yakışıklı bir kişi olarak tanıtılmaya çalışıldığını savunan bir görüşe şahit oldum mesela. Ortaokul çağlarındaydım. Allah'tan deden kalma bir fotoğraf aile albümünde hasbelkader varmış da oradan emindim ki böyle saçma bir sahtekarlık yoktu. Mesela şimdi olsa açarsın interneti, 1930'lardan kalan bir fotoğraf bulursun, bir videoya bakarsın, pat diye çürütürsün bu saçma görüşü.  Hem her şey bitti de tipi mi göze batmış Allah aşkına. Ama oluyor işte.
Sonra ilk kez "Ben Atatürk'ü hiç sevmem." diyen bir çocukla karşılaştığımda sanırım 7 yaşındaydım. Sokakta sürekli oyun oynadığım hem de anne babası öğretmen bir arkadaşım söylemişti bunu bana. Sürekli övdüğümüz, Ata saydığımız birini sevmeyen birini o güne kadar hiç duymamıştım. Ne kadar da garip gelmişti.
Şimdi de Mustafa Kemal sanki toplumun bir kısmının tekelindeymiş gibi hareket ediyoruz. En azından bazıları, bazı gruplar, kişiler. Kutuplaşmaya nasıl da meraklıyız. Hep bir "taraf olmayan bertaraf olur" hali.
Oysa Mustafa Kemal Atatürk, bir insandı. Sizin, benim gibi... Bir ananın evladıydı, bir çocuktu, bir gençti.  Bir askerdi. Ülkesi felaketler içinde olan bir asker. Bir ülkeyi gerek zenginlik içinde yönetirken gerek savaş halinde liderlik yaparken tabiidir ki toplumun her kesimini memnun edemez, herkesin birebir çıkarını kollayamazsın, asgari müştereklerde buluşursun. Benim naçizane fikrimce bu asgari müşterek o dönem için hayatta kalabilmek, dilini, dinini koruyabilmek idi. Çok şükür ki şuanda  Afrika kıtasındaki gibi Fransızca ya da Hindistan'daki insanlar gibi İngilizce yazıp konuşmuyor, Elhamdülillah Müslüman'ım diyebiliyor ve inancımızı istediğimiz gibi yaşayabiliyoruz.  Bence Görev tamamlanmıştır.
Şu kaotik dünyada bizden sonraki nesil için elimizden geldiğince din ve dilimizi korumaya çalışarak neslimizi sürdürmekten başka yapacak bir şeyimiz yok. Ha bir de bize mahvolmuş bir ülkede kendini de ateşe atan Büyük Lidere duamızı gönderelim, Mekanı Cennet olsun....


Bu yazı toplam 1 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

GAZETE SAYFALARI

GAZETE ARŞİVİ

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama


 


 


 

 


 




 



 

Anket Sorusu Diğer Anketler

SAKARYA'NIN EN BÜYÜK SORUNU NEDİR?

PUAN DURUMU


altın


SAKARYADA HALI YIKAMA SAKARYA HABERLERİ Sakarya'da Kiralık VinçSakarya OtelleriSakarya OtelSAKARYA HALI YIKAMASAKARYA DÜĞÜN SALONLARIİZMİR YOGA