17 Temmuz 2018

Şerif SARI1 Kasım 2017 , Çarşamba

Şerif SARI

Onat'ın ilk Cumhuriyet Bayramı Kutlaması

Bu satırların bir kısmını, Cumhuriyetimizin kuruluşunun 94’cü yılı kutlamaları münasebeti nedeniyle Çark Caddesinde düzenlenen, Cumhuriyet Bayramı yürüyüşü sırasında yazıyorum.

Çark Caddesinde tertiplenen yürüyüşte; hoparlörden 10'yıl Marşı, Ölürüm yolunda Türkiye ve Ankara’nın Bağları gibi marş ve türkülerin eşliğinde, oldukça kalabalık bir toplulukla birlikte yürüyoruz. 

Yürüyüş esnasında, farklı illerimizin halk oyunlarını sahneleyen topluluklara  da zaman zaman şahit oluyorduk. 

Ortaya konan oyunları oynayan topluluklara “Bu Bayram Nevruz Bayramı’mı” diyerek oyunun yöresine mırıldanarak tepki gösteren bazı kişi ve küçükte olsa gruplara maalesef şahit oluyordum.

O an, elinden tutarak ilk bayram kutlamasına getirdiğim kardeşimin çocuğu olan yeğenim Onat, elimden kurtulmaya çalışarak daha çok Türk bayrağı temin etmek isteğiyle hareket ediyordu. 

Aslında çocukların, bayram kutlamalarını hayatları boyunca unutamayacakları anlar olduğu biliniyor. 
Ancak ben yeğenimle birlikte, yeğenimin ilk kez gece katıldığı Cumhuriyet Bayramı yürüyüşü esnasında, geleceğimiz olan çocuklarımızı etkileyecek farklı konular üzerine, şahit olduklarım ve gördüklerim ışığında düşünmeye başlamıştım.

Çünkü yaşananlar biraz olsun beni, geleceğimiz olan çocuklarımız adına ürkütüyordu.

Mesela yürüyüşün başında Diyarbakır yöresinden olduğunu tahmin ettiğim bir oyunu ortaya koyanlara bu bayram “Nevruz Bayramı’mı” diyerek gösterilmek istenen tepki, geleceğimiz olan çocuklarımız ve ülkemiz adına oldukça düşündürücüydü. 

Dünya’da kültürel ve görsel zenginlikleri bir arada barındıran ender ülkelerden olan ülkemiz, coğrafyamızda bugün yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen, barındırdığı kültürel ve içerdiği doğal zenginlikleri nedeniyle ayrıcalıklı gözle bakılan ülkelerden biri olarak biliniyor..

Böylesi bir ülkenin biz yurttaşları olarak, ülkemizin zenginliğiyle orantılı bir hayat sürmediğimize inanıyorum.

Hâlbuki Cumhuriyetimiz 94 yıl önce çıktığı pak yolda, bizlere, geleceğe güvenle bakabilmemiz için ışık olmuştu. 

Ülkemiz, bir ve hür iradeleriyle emin adımlarla sonsuza dek, barış ve kardeşlik hisleriyle yürüye bilmesi,  özgürlüklerin temel alındığı ve barındırdığı tüm farklılıkları “gözü ve gücü” olarak değerlendirdiği bir anlayışla mümkün gözükmektedir.
Diyarbakır yöresinden oynandığını tahmin ettiğim halk oyununa tepki göstererek nereye varabiliriz?

Geleceğimiz olan çocuklarımıza nasıl bir ülke bırakacağız?

Farklıkları, kültürel zenginliklerimizi ayrışma nedeni olarak gören ve değerlendiren anlayış bu ülkeyi nereye götürebilir?

Bu köhne ve ayrıştırıcı anlayışla mücadele etmek her yurttaşın sorumluğu olduğunun bilmeliyiz.

Ülkemizin ve Cumhuriyetimizin geleceği çocuklarımıza karşı sorumluklarımızı yerine getirmeliyiz.

Günümüz dünyasında kültürel zenginlikler ülkelerin gücü, demokrasilerin temeli olarak değerlendiriliyor. 
Zaten demokrasi tüm farklılıkları özümseyip bir arada yaşama iradesinin adı olduğunu biliyoruz. 
Bu ada uygun davranmak, 94 yıl önce Cumhuriyeti kurarak başta kurucu liderimiz Mustafa Kemal Atatürk ve yola çıkan kurucu kadrolara borcumuzdur.

Çünkü Cumhuriyeti kuran bu kadroların nihai hedefi işleyen tam demokrasiydi.

7 yaşında, sorular sorarak dünyayı ve yaşadığı toplumu anlamaya çalışan, yeğenim Onat, gibi geleceğimiz olan çocuklarımıza “bağnazlık tehdidi altında” bugünkü Türkiye’den daha iyi bir ülke bırakmalıyız.
Bu uğurda mücadele etmek tüm yetişkinlerin geleceğimiz olan çocuklarımıza bir borcudur. ..


Bu yazı toplam 1 defa okundu.

Sizden Gelenler

Tarih : 6 Kasım 2017 , Pazartesi

kadri birlent karaçaylı

Uzun çarşı onarımı için, malzeme deposu olarak Ağa cami ve Orhan cami meydanı kullanılmış.Aylardır her iki cami avlusu işgal altında. Ağa camiinde cami duvarlarına kadar dayanmış, cami her taraftan malzeme ile örtülmüş, işgal yanında, her iki cami çevresi kirletilmiş, moloz yığınına dönüştürülmüştür.Oysa, mevzuatta, müteahhidin şehir dışında deposu olur ve ihtiyaç oldukça oradan, doğrudan inşaata nakliye yapılır, şehir içinde, cami önleri, meydanlar, cadde ya da sokaklar , yani umuma ait kamu alanları işgal edilmez.Nasıl bir belediyecilik ise iki seneden beri her iki cami önü işgal edilmiş, görüntü ve çevre kirliliği oluşturulmuş ve halkın ortak yürüyüş alanları işgal edilmiştir.Sakarya belediyemizin kulakları çınlasın!

Tarih : 2 Kasım 2017 , Perşembe

muhittin çameli

Kültür bakanlığına ait, batçıkın yanındaki AFA binası, o kocaman dev bina yıkıldı.Daha yeni bir bina idi.Daha yıllarca hizmet verebilirdi.Bu ne israf ki, bu ne zenginlik ki, onu yıkdı Sakarya belediyesi.Bu kadar müsriflik olur mu?İlle de yapacaksan, ihtiyaç varsa, ki yok, başka yere bir tane yap.Daha dün yapılmış dev binayı niye yıkıyor, milyonları çöpe atıyorsun.Millet aç, işsiz, garip.Siz gökyüzünde dolaşıtyorsunuz, ayağınız yere bassın.

UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara


 

 


 

 



 



Site İçi Arama


 

 

 

 

 

 

 

Anket Sorusu Diğer Anketler

ERSİN TARANOĞLU BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKAN ADAYI OLUR MU?

PUAN DURUMU


altın


SAKARYADA HALI YIKAMA Sakarya'da Kiralık VinçSakarya OtelleriSakarya OtelSAKARYA HALI YIKAMASAKARYA DÜĞÜN SALONLARIİZMİR YOGA