20 Eylül 2017

Sezai MATUR9 Ocak 2017 , Pazartesi

Sezai MATUR

Sakarya Türk Japon Bilim ve Teknoloji Üniversitesi

2016 yılının son günlerinde dört gün arka arkaya ikinci üniversiteye ilişkin düşüncelerimi paylaşmıştım.
İkinci üniversitenin, kurulması planlanandan çok daha farklı olması gerektiğini belirtmiştim.
Ama illaki Uygulamalı Bilimler Üniversitesi kurulacaksa da nasıl olması gerektiği konusundaki düşüncelerimi yazmıştım.
Türkiye’nin ilk 10’undaki bir üniversitesinin Sakarya’ya kurulmasına, kim öncülük ederse, şehrin tarihine geçer.
İkinci üniversite, planlandığı gibi uygulanırsa, öğrenci sayısı 100 bine dayanan Sakarya Üniversitesi’nin öğrenci sayısını azaltmaktan başka bir işe yaramaz.
Fırsatlar, genellikle kaçırıldıktan sonra farkına varılırmış.
İnsan hayatı için yapılan bu genelleme aslında şehirler için de geçerli.
Bugün, Türkiye’nin en önemli ticaret ve üretim merkezlerinden biri olan Bursa, fırsatı değerlendirmeye iyi bir örnektir.
1961 yılında bir müşavirlik firması "Devlet Planlama Teşkilatı" adına, uygun bir sanayi alanı bulmak için Türkiye'nin her tarafında bir araştırma yapmış ve bu araştırma özellikle Bursa, İstanbul, Adapazarı, Adana, Mersin ve Zonguldak şehirlerinde gerçekleştirilmiş.
Bu çalışma sonucu Bursa seçilmiş ve verilen teşviklerle 1971 yılında önce TOFAŞ, çok kısa bir süre sonrada Renault fabrikaları kurulmuş.
Bu fabrikalarla birlikte yan sanayi gelişmiş ve Bursa, bugün ülkemizin en önemli otomotiv merkezi haline dönüşmüştür.
Bursa yakaladığı fırsatı iyi değerlendirirken, Sakarya, fırsatların, kaçırdıktan sonra farkına varmış.
Toyota’nın bu şehirde varlığı, çok önemli bir referanstır.
Ben şehrin Toyota’dan yeteri kadar yararlandığını düşünmüyorum.
Dünyanın hemen her yerinden üniversite öğrencileri fabrikayı gezmeye geliyor.
Maalesef, biz Toyota’yı, çalıştırdığı insan sayısı, yerel firmalara verdiği iş hacmi ile değerlendiriyoruz.
Ama dünyada otomobil endüstrisi, özellikle de Toyota, bilgi üretimi ve teknoloji ile bilinir. Toyota, alanında, bir üniversiteden çok daha fazla bilgi ve teknoloji üretir.
Toyota’nın ürettiği bilginin, aldığı patentin, geliştirdiği teknolojinin ülkemizdeki en iyi bilinen üniversitelerinden fersah fersah ileride olduğunu düşünüyorum.
O nedenle de, 28 Aralık 2016 tarihli yazımda, kurulması planlanan uygulamalı bilimler üniversitenin bir fakültesinin adının Toyota Teknoloji Fakültesi olmasını önermiştim.
Birkaç gün önce Anadolu Ajansı, TBMM’ye Türk Japon Bilim ve Teknoloji Üniversitesi kurulmasına ilişkin bir tasarı sunulduğu haberini geçti.
TBMM Başkanlığı'na sunulan tasarıya göre Türk Japon Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Vakfı da kurulacak, anlaşma gereğince üniversiteye her yıl Hazine'den yardım yapılacak.
Üniversitenin kurulacağı alan ise İstanbul Pendik Sabiha Gökçen Havalimanı bölgesinde Milli Savunma Bakanlığı'na tahsisli bulunan alan düşünülüyor.
Bu haberi okuyunca bu üniversitenin Sakarya’ya kazandırılması gerektiğine inandım.

……….
Japonya’dan çok büyük destek

Aslında, Türk-Japon Bilim ve Teknoloji Üniversitesinin kurulmasına dair anlaşma, 30 Haziran 2016'da imzalanmış.
İlk etapta üniversiteye Japonya tarafından 100 milyon dolarlık bir fon sağlanacak.
Türkiye de yer ve diğer altyapı unsurlarını temin edecek.
Üniversitede Japonya tarafından görevlendirilecek profesörlerin maaşları yine bu ülke tarafından karşılanacak.
Otomotiv ve savunma sanayiinde kendine gelecek gören Sakarya için Türk Japon Bilim ve Teknoloji Üniversitesi bulunmaz bir fırsat.
Gerçekten şehirlerin belki de 100 yılda bir yakalayacağı fırsat.

Sakarya gerçek üniversite ile tanışır

Otomotiv sektörü bir ülkenin kalkınmasında olmazsa olmazların başında gelir.
Savunma sanayi, en çok otomotiv sektörünün bilgi birikimi ve teknolojisinden yaralanır. Sakarya da bu iki hayati sektörde ülkede öncü olmak istiyor.
Bilgi üretmeden de öncü olmak mümkün değil.
Bugüne kadara otomotiv mühendisliği bölümü kuramayan Sakarya Üniversitesi’nden, otomotiv sektörüne ilişkin bilgi üretmesini beklemek fazla iyimserlik olur.
Bilimden, patentten, icattan daha çok konjonktürel dalgalanmalarla savrulan, Brütüs’lerin ellerinde hançerle fırsat kolladığı, mevcut Sakarya Üniversitesi’nden fazla bir şey beklemeyin.
Sakarya Üniversitesi’ne ilişkin az olan umudumu, 15 Temmuz hain darbe girişimi sonrası kaybettim.
Bunda hain darbe girişiminin en önemli figürlerinin Sakarya Üniversitesinden çıkmasının etkisi yok.
Onlar, üniversite için sadece büyük şanssızlıktı.
Kritik dönemler, insanların karakterlerini ortaya çıkartır.
Hain darbe girişimi sonrası, akademik unvanlarının zirvesinde ve üniversitenin kritik pozisyonlarındaki insanların gündemini, davranışlarını ve çaplarını görünce, artık buradan bilim falan beklenemez dedim ve umudumu iyice yitirdim.

Türk Japon Bilim ve Teknoloji Üniversitesi, bu kritik zamanda Sakarya için yepyeni bir fırsat olabilir.
………………
En uygun yer Sakarya

Bu üniversite için Sakarya en uygun yer. Toyota, Boshoku, Yazaki gibi otomotiv, Daikin gibi, talaşlı imalat yapan Japon firmaları burada kurulu.
Türk üniversitelerine yapılan en büyük eleştiri, sanayi ile iç içe olmaları değil miydi?
Sakarya da kurulacak Türk Japon Bilim ve Teknoloji Üniversitesi buradaki sanayi ile iç içe bilgi üretebilir.
Sadece sanayi için bilgi üretimi değil, örneğin, bu üniversite de kurulacak ve Japon hocaları tarafından yönetilecek deprem araştırmaları merkezini düşünebiliyor musunuz?
Japonların deprem konusundaki uzmanlığı da veri alındığında, sadece şehrimiz için değil ülkemiz içinde çok önemli bilgi üretebilir.
Bu üniversite için yer hazır.
Benim daha önce hastane için önerdiğim,
Arifiye’deki Topçu Kışlasının arazisi. Savunma Bakanlığı, Tank Palet Fabrikasının büyütüleceği projeksiyonu ile hastaneye karşı çıkıyor.
Ama bilim ve teknoloji üretecek, bir dünya üniversitesi, Tank Palet fabrikasına çok ciddi katkı sağlayabilir.
Hızlı tren ve otobana yakın, Toyota gibi bir dünya devi ile işbirliği halinde, İngilizce eğitim veren uluslararası bir üniversite sadece Sakarya ya değil ülkemize çok ciddi katkı sağlar.
Bu üniversite için şehrin tüm dinamikleri harekete geçirilmeli.
………….
Bu görev hepimizin


Valilik, Milletvekilleri, Büyükşehir Belediyesi, ilçe belediyeleri, SATSO, SESOB, STK’lar, siyasi partiler, hep birlikte üniversiteyi Sakarya’ya kazandırmalıyız.
Bu konudaki lobi faaliyetlerine Toyota ve diğer Japon firmalarından da destek alınabilir.
Şehir olarak, tüm binalarını bila bedel yapmaya bile razı olmalıyız.
Varsın yollarımız 2 yıl daha bozuk kalsın, sularımız kısık aksın, ama bu üniversite şehrimize gelsin.
Bu konuda tüm bireysel duruşlarımızı bir kenara bırakarak, şehir için, aslında tarihsel sorumluluğumuzu yerine getirebilmek için bir araya gelmeliyiz.
Bu üniversite şehrin kaderini değiştirecek önemli bilgi üretim merkezi olabilir.
Ülkenin ve dünyanın başarılı öğrencileri şehrimizde en az 4 yıl eğitim görecek, bilgi üretecek, katma değer yaratacaklar.

Not: Konu Sakarya için çok önemli olduğu için bir uzun anlattım. Önümüzdeki günlerde de yazmaya devam edeceğim, 


Bu yazı toplam 1 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama


 


 


 

 



 

 




 



 

 

Anket Sorusu Diğer Anketler

SAKARYA'NIN EN BÜYÜK SORUNU NEDİR?

PUAN DURUMU


altın


SAKARYADA HALI YIKAMA SAKARYA HABERLERİ Sakarya'da Kiralık VinçSakarya OtelleriSakarya OtelSAKARYA HALI YIKAMASAKARYA DÜĞÜN SALONLARIİZMİR YOGA