27 Temmuz 2017

Beytullah ÖNCE18 Aralık 2016 , Pazar

Beytullah ÖNCE

Sana Anlatılan, Senden İstenen, İnsan, İmtihan

Ne insanlığın son adasındayız, ne de yeryüzünün merkezinde.
Tüm dünya gözünü dikmiş, bize bakmıyor, buraya bakmıyor.
6 milyarlık bir dünya var bizim dışımızda.
Ayak basılmadık yer kalmadı belki ama insanlığın hayat kurmadığı nice yerler var. 
Elbette binlerce yıllık insanlık hikâyesinde çok ama çok büyük yer tutmuş topraklardayız.
İnsanlıkla yoğrulmuş bir coğrafyadayız.
Bize tarih kitaplarında gelip geçen kavimleri anlatıyor.
Yapılmış savaşları, yıkılmış devletleri, fethedilmiş, kaybedilmiş, yine fethedilmiş yerleri; gelip geçen saltanatları, tahtaları, taht savaşlarını anlatıyor.
Hepsi önümüzde bir tarih kitabı.
Tarih önümüzde bir ders kitabı.
Fakat tarihten ders almıyoruz çünkü bize anlatılan aslında insanlığın kendi hikâyesi değil.
Efendilerin, efendiliklerin tarihi ve bize tarih diye anlatılmak istenen de çoğu zaman onların hikâyesi.
Kahramanlık diye gösterilenlerin ardını çoğu zaman bilmiyoruz.
Neden kahramanlara ihtiyaç duyuyoruz, bunu da anlamış değilim.
Allah’ın karşısında haddini, yerini, yurdunu, gücünü bilmesini gereken insan, nasıl oluyor da azıyor, istikbara kapılıyor ve nasıl üstünlük taslayabiliyor?
Kendisini nasıl oluyor da vazgeçilmez zannedebiliyor?
Kendisini nasıl oluyor da büyük bir kurtarıcı olarak görebiliyor?
Rabb’imiz dahi insanlığı gerçekten vahyin mesajıyla kurtuluşa rehberlik etmek için gönderdiği peygamberlerin insanlığını apaçık vurgularken, bugün insanların arasından çıkmış insan nasıl oluyor da insanüstü bir kurtarıcı gibi kendisini kahramanlaştırabiliyor?
Kabul edelim ki; tarihin tekrar ettiği, kahramanlık destanlarıyla büyülenmek istediğimiz günlerdeyiz.
Koskoca evrende, nokta dahi olamayacak bir yerdeyiz ama yine tüm dünyanın bizim etrafımızda döndüğüne inandırılmak istiyoruz.
Binlerce yıllık insanlık hikâyesini kendimizle, kendi coğrafyamızla sınırlayarak anlatmalarına müsaade ediyoruz.
“Alkışlayın” denildiği için avuçlarını patlatırcasına alkışlayanların gürültüsü arasında bize neler söylendiğini çoğu zaman duymadan yaşamaya başlıyoruz.
Ve toz duman arasında üzerimize neyin yaklaştığını da göremiyoruz.
Şimdi tam burada biraz durup düşünelim.
Dünya gerçekten bizim etrafımızda mı dönüyor?
İnsanlık, tüm dikkatiyle bu coğrafyada ne olup bittiğine mi bakıyor?
Şüphesiz değil.
Ama şüphesiz bunun tam tersi de değil.
Elbette dünya bizim etrafımızda dönmüyor ama bizim etrafımızda dönen bir insanlık da var.
İşte burada yaşanan nice trajediler var.
İşte şurada, hemen yanı başımızda yıkılıp giden şehirlerin hikâyeleri var.
Mesela “Halep oradaysa arşın burada” diyeceğimiz bir Halep yok mesela.
Ama niye yok olduğuna dair sahici fikirlerimiz de yok.
Yine tüm konuştuğumuz, bizden söylenilmesini istediğimiz şeylerden ibaret.
Yine tüm söylediğimiz, bize anlatılanlardan ibaret.
Önü yok, arkası yok, sonu yok.
Elbette sonuç, yaşananın bir insanlık trajedisi olduğu gerçeğini değiştirmeyecek.
Fakat bir trajedinin daha yaşanmamasını engellemek, önce bize anlatılmak istenenin hikâyenin aslına kafa yormakla başlayacak.
Sana anlatılanın, senden istenilenin ne olduğunu sorgulamakla başlayacak.
Bunu sorgulamamız lazım, çünkü böyle bir durumda karşımızda bir büyüklenme var demektir.
Bize kendi yolunu, kendi davasını, kendi geleceğini hakikatin kendisi gibi anlatan, dünyayı kendi merkezine alarak açıklayan ve kendi hikâyesini hepimizin ortak hikâyesiymiş gibi gösterenler var demektir.
Bu hikâyeyi değiştirirsek, evrendeki yerimizi yurdumuzu bilirsek, bizi yaratan Allah karşısında haddimizi bilirsek ve haddini bilmeyenlere de yerini hatırlatırsak, o zaman bazı şeyler değişmeye başlayacak.
Ama bu değişimi de çok abartacak değilim.
Sonuçta insan, son tahlilde insan; dünya son tahlilde imtihan.


Bu yazı toplam 1 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

GAZETE SAYFALARI

GAZETE ARŞİVİ

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama


 


 


 

 


 




 



Anket Sorusu Diğer Anketler

SAKARYA'NIN EN BÜYÜK SORUNU NEDİR?

PUAN DURUMU


altın


SAKARYADA HALI YIKAMA SAKARYA HABERLERİ Sakarya'da Kiralık VinçSakarya OtelleriSakarya OtelSAKARYA HALI YIKAMASAKARYA DÜĞÜN SALONLARIİZMİR YOGA