27 Temmuz 2017

Cemil CEBECİOĞLU8 Haziran 2016 , Çarşamba

Cemil CEBECİOĞLU

Şehr-i Ramazan

 Bilirim;  bu yazacağım  yazı beni takip edenler için rutin bir yazı haline geldi. Usandırıcı olduğunu da biliyorum. Ancak bu benim hayalim. Ben günün birinde Ramazan Ayında ekranlarda  saatlerce konuşanların mutlaka ülkem için gerekli olan konulara  da değinmeye başlayacaklarını düşünüyorum.  Kimse görmezden gelse de ben her Ramazan yazmaya devam edeceğim.
           Mesela diye başlayacağım. Mesela Ramazan Ayı için 11 ayın sultanı diyen herkes,   Ramazan Ayının bütün güzelliklerini ortaya çıkartmak için   daha  fazla gayret sarf etmeli.   Bu ülkede oruç ne zaman tutulur ve orucu neler bozar veya dini bir sürü sohbet,  Ramazan Ayının özelliklerini anlatmaya yetmiyor. Oruç ayı eğer nefisle ilgili bir mesele ise ki öyle… Nefsimizin ıslahı sadece aç kalmayla mı mümkün? Bunun içinde hoşgörü,  sözünü sakınma,  en kızgın anında biraz nefes alıp kızgınlığını orucu hatırlayarak nötrleştirme,  Ramazan Ayının bize yüklediği görevlerden biri değil midir? Neden bunlar konuşulacak yerde  sokaklarımızda “Ulan oruç ağzımla” diye başlayan -fetva merci değilim ama- bu tavrıyla bana göre tuttuğu orucu battal eden,  konuşmalar hala  revaçta. İftar saatlerinde trafikte olanların oruç tutmayı bahane ederek trafiği alt üst etmeleri, çeşitli kuyruklarda başkalarının önüne geçerek uyanıklık yapmaya çalışmaları, orucu bahane ederek alabildiğine agresif olmaları, oruç ayının hangi  kuralına uymaktadır? Kaldı ki oruç ayının anlamı fakir fukaranın yaşam tarzının empatisiyse,  bu kadar celallenme doğrumudur? Birileri bu davranışı gösterenlere demeli ki “Tuttuğun oruç senin görevindir, asla  yediğin kul hakkını karşılamaz.”  Konu o kadar derin ki  bakınız Ramazan Bayramlarında oluk   gibi akan kandan yani  trafik kazalarından bahsetmedim Bile….
              Oysa benim hayalim başka. Bir gayrimüslim demeli ki; “Türkiye’ye gidecekseniz Ramazan Ayında gidin. İnsanları o kadar hoşgörülü ki; Tuttukları oruç ibadeti onların yaşamına ayrı bir güzellik katmış”  Bizim oruç anlayışımız  Oruç tutmayanların kendi yaşamlarını sekteye uğratabilecek tavırlardan uzak durmak, çoktan beri unuttuğumuz dargınları barıştırmak ve büyüklerimizin ziyaretini sadece akrabalarla sınırlı tutmamak  olmalı. Kendi çocuklarımızdan başlayarak mahalledeki tanıyıp tanımadığımız ne kadar çocuk varsa sevindirmek, İftar davetlerinin  bir gelenek olduğunu hatırlamak,   maddi durumu iyi olmayanları rencide etmeden kollayabilmek. Bu oruç ayının farzlarından değilmidir.
Ha birde bu işin felsefesi var. Prof. Dr İlbey Ortaylı: “Ramazanda açları anladıktan  bir ay sonra açlar hala açsa, bu işte bir adaletsizlik var demektir” demekte. Ondan da ne anlaşılıyorsa o….


Bu yazı toplam 1 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama


 


 


 

 


 




 



Anket Sorusu Diğer Anketler

SAKARYA'NIN EN BÜYÜK SORUNU NEDİR?

PUAN DURUMU


altın


SAKARYADA HALI YIKAMA SAKARYA HABERLERİ Sakarya'da Kiralık VinçSakarya OtelleriSakarya OtelSAKARYA HALI YIKAMASAKARYA DÜĞÜN SALONLARIİZMİR YOGA