27 Temmuz 2017

Cemil CEBECİOĞLU17 Ağustos 2016 , Çarşamba

Cemil CEBECİOĞLU

Sesimi duyan var mı ?

 17 Ağustos depreminin en karanlık günleriydi. Enkaz çalışmaları yapılıyordu bir yandan. Halen ölü ve yaralı sayıları verilmeye devam ediliyordu. Eğitim Sen adına bir irtibat bürosu açmıştık. İrtibat bürosu desem de bildiğiniz çadır. Arkadaşlarla bir arada birbirimize ve yardıma ihtiyacı olanlara  destek  olmaya çalışıyorduk. Çadırda tanımadığımız  konuklarda oluyordu. Kimse kimseye kimsin nesin demiyordu. Böyle tanımadığımız bir bayan konuk sürekli ağlamasıyla dikkatimizi çekmişti. Birkaç defa sebebini sorduğumuzda; “yok bir şey”  diyerek geçiştirmişti. Bir artçı deprem sonrası  çok korkan bir arkadaşımızın  panik yapması hepimizi yeterince üzmüştü. Onu zorla sakinleştirmiştik ki,  bu defa o her gün ağlayan arkadaşın ağlamaya başlaması beni biraz kızdırmıştı. Arkadaşım biraz sakin ol,  bir haftadır içimizi zift kestin, dedim.   “Tamam” diyerek susması   içime dokunmuştu. Yanına gidip özür diledim. “Hepimizin acısı var. Acılar paylaşılarak azalır. Anlatmak ister misin?” dedim.  Anlattı. Çocuğu enkazda kalmış. Uzun bir uğraş sonucu çıkarılmış. Annesine vermişler çocuğu. Çocuk kısa bir süre sonra su istemiş. Annede vermiş. Çocuk suyu içtikten sonra vefat etmiş.  Kadın “Ona su verilmeyeceğini sadece dudaklarının ıslatılacağını biliyordum. Anne yüreği işte su isteyince  verdim.” Acısı içime işledi, dondum kaldım…    Enkazdan çıkmış çocuğu hemen sana neden verdiler, diye bile soramadım.
            “ Unutmayacağız,  unutturmayacağız.” 17 Ağustos Depremi için atılan sloganlardandı. Yani biz,  pardon bizim millet hem bu depremi unutmayacak hem de unutturmayacaktı… Ben  bu  sloganı hiç  atmadım. Malum ben Erzincanlıyım. 1992 Erzincan Depreminin bütün acılarını ve korkularını iliklerime kadar hissetmişken ,  1993 yılında Adapazarı’na geldiğimde -Adapazarı’nın deprem bölgesi olduğunu bildiğim halde  - oturmak için 5 katlı bir evin dairesini  tuttum.  O nedenle o sloganı atsam  bende  çok komik dururdu.  Ancak şimdi dönüp baktığımda bizim millette de komik durduğunu görüyorum. Teferruata girmeden ben diyorum ki o gün sloganı attanlar da attıranlarda 17 Ağustosu kısa bir süre sonra unuttu. Kimse geriye dönüp bakmadı, onca can rant uğruna mı  gitti? Diye… Çünkü depremden çok depreme dayanıksız evler öldürmüştü insanlarımızı. Bu gün ne kadar yapılıyor bilmiyorum ama o zaman  çok katlı evlere deprem bölgesi olmasına rağmen zemin etüdü dahi yapılmıyordu… Birisi çıkıp da depremden sonra bir dahaki depremlere yönelik tedbir amaçlı toplanma bölgeleri olarak planlanan arsaların  ne kadarı imara açıldı dese,  acaba cevap verecek merci ne söylerdi?
                O kadar deprem görmeme rağmen. Deprem bana  sadece sarsıntı, ölüm korkusu ve dostlarımı kaybetmek   duygusundan başka  bir bilinç veremedi… Dolayısıyla çok yakın olduğu sanılan bir Marmara Depreminin ne getireceği konusunda hiçbir fikrim yok. Baktığımda herkesimden insanlar  da  olası Marmara Depreminden hiç etkilenmeyecekmiş  gibi davranıyor. Ayrıca kimsenin bu konuda tedbir almaması da beni böyle düşünmeye itiyor. O zaman yani 17 Ağustos Depreminin yıldönümünde ben diyorum ki eğer bir şey olursa ihmaldir ve vebal vardır…                         
               Kısaca  o günleri anımsamak adına yaşadığım bir  öyküyle başladım. Canımızdan can götüren depremin yıldönümünde deprem şehitlerimize Allahtan rahmet diliyorum.  


Bu yazı toplam 1 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama


 


 


 

 


 




 



Anket Sorusu Diğer Anketler

SAKARYA'NIN EN BÜYÜK SORUNU NEDİR?

PUAN DURUMU


altın


SAKARYADA HALI YIKAMA SAKARYA HABERLERİ Sakarya'da Kiralık VinçSakarya OtelleriSakarya OtelSAKARYA HALI YIKAMASAKARYA DÜĞÜN SALONLARIİZMİR YOGA