11 Aralık 2017

Sezai MATUR11 Mayıs 2017 , Perşembe

Sezai MATUR

Siyaset, fitne, Sakarya ve çıkış yolu

Sakarya hain FETÖ yapılanmasının en güçlü olduğu yerlerden biriydi.
15 Temmuz darbe girişiminde işgal edilen tek Valilik de Sakarya Valiliği, hedefteki tek Vali de, Sakarya Valisiydi.
15 Temmuz gecesi bu kent, yaşlısıyla-genciyle, solcusuyla-sağcısıyla bir bütün olmuş adeta demokrasi destanı yazmıştı.
Valiliği işgalcilerden kurtarmış, Valisine sahip çıkmıştı.
Sonrasında, Sakaryalı haftalarca Demokrasi Meydanı’nda nöbet tutarak birlik ve beraberlik örneği sergilemişti.
Bu havaya nazar değmesin derken birden bu şehirde bir fitne rüzgarı esmeye başladı.
O onun arkasından, öbürü bir diğerinin arkasından film çevirmeye kalktı.
Neredeyse herkes birbirini FETÖ’cülükle itham etmeye başladı.
O birlik ruhu, 15 Temmuzun demokrasi kahramanlarını birleştiren ruh bir anda yok olup gitti.
Bunu siyasi hesaplar adına yapanlar da oldu, maddi çıkar peşinde koşarak insanları birbirine düşürmeye çalışanlar da oldu.
Sosyal medya da, dedikoduculuğu meslek edinmiş aciz zavallı tipler de, başka başka mecralar da kullanıldı.
Bu fitnenin etkisi büyük büyük adamlar arasında, siyasette daha büyük oldu.
Şehrin en çok kenetlenmeye ihtiyaç duyduğu dönemde fitne ateşi büyüdü, büyüdü.
Kimlerin fitnecilik adına neler yaptığını çok iyi bilmeme rağmen, fitne ateşine odun koymamak adına ayrıntıya girmek istemiyorum.
Ancak geldiğimiz ve bulunduğumuz nokta hiç de hoş değil…
FETÖ’nün 15 Temmuz akşamı başaramadığını bu fitne ateşi başarmış görünüyor.
İnsanlar birbirine düşmüş, şehirdeki 15 Temmuz akşamı inşa edilen birlik ve beraberlik ruhu yok olmuş durumda.
Ve bugün artık bu aşağılık fitne ateşinin söndürülmesi gerekiyor.
Çünkü Sakarya kaybediyor.
Hepimiz kaybediyoruz.
Sanırım bu durumdan en çok FETÖ hainleri mutlu oluyordur.

Günlerdir bu durumdan kurtulmak için ne yapılması gerektiğini düşünüyorum.
Şehrin yeniden birlik havasını yakalaması için ne yapması gerektiğini bulmaya çalışıyorum…
İşimizin çok zor olduğunun farkındayım.
Zor da olsa bu fitne ateşini sonlandırmak için adım atmak zorundayız…
Bunun için hepimize, büyük görevler düşüyor.
Hepimizin öncelikli olarak kafamızın arkasındaki, kötülük ve fitne içeren düşünceleri ve icraatları bir kenara bırakmamız şart.
Sonra o gece Demokrasi Meydanı’nda, Valilik önünde olduğu gibi kim olduğumuza bakmadan birbirimize nasıl sarıldıysak yeniden birbirimize sarılmamız gerekiyor.
Sıfatlara, mevkilere, düşünce yapılarına, etnik kimliklere bakmadan bunu yapmalıyız…
Birbirimize yeniden sıkı sıkı sarılmalıyız.

Galiba burada bir görev de Ergün Ağabeye, Türk-iş Genel Başkanı Ergün Atalay’a düşüyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da yakın dostu olan Ergün Atalay bir büyük yemek organize ederek herkesi bir araya getirmeli ve şehirdeki fitne havasını sonlandırmalıdır…
……………..

Kibirli fare
Küçük bir fare kocaman bir devenin yularını kapmış, eline almış, kibir ve gururla kurula kurula gidiyordu. Deve; uysal tabiatı sebebiyle, onunla yol alıp giderken fare, kendi küçüklüğünü göremeden;
“–Meğer ben ne müthiş bir pehlivanmışım, develeri sürükleyebilecek bir yiğitmişim!” diye böbürleniyordu.
Gide gide bir nehrin kenarına geldiler. Nehri gören fare, kibrinin şaşkınlığı içinde donup kaldı. Onun kibrinin farkında olan deve ise, mânidâr bir şekilde;
“–Ey dağda, ovada bana arkadaşlık eden! Neden durakladın? Haydi, yiğitçe nehrin içine gir. Sen benim kılavuzum değil misin? Yol ortasında böyle şaşırıp kalmak, sana yaraşır mı?” dedi.
Mahcup düşen fare, kekeleyerek şöyle cevap verdi:
“–Arkadaş! Bu su pek büyük, pek derin bir su; boğulurum diye korkuyorum.”
Deve suyun içine girip;
“–Ey kör fare! Su diz boyu imiş, korkmana gerek yok!” dedi.
Fare çaresiz ve mahcup itirafına devam etti:
“–Ey hünerli deve! Nehir sana göre karınca, bize göre de ejderhâ gibidir. Çünkü dizden dize fark vardır. Benimki gibi yüz tane dizi üst üste koysak, ancak senin bir dizin eder.”
Bunun üzerine akıllı deve, fareye şu nasihatte bulundu:
“–Öyleyse, gurur ve kibre kapılıp bir daha terbiyesizlik etmeye kalkma; haddini bil! Bu yaptığını hoş görmeme aldanıp şımarma; çünkü Allah, şımaranları sevmez!..
Var git; sen, kendin gibi farelerle boy ölçüş!”
Artık, iyiden iyiye gerçeği anlayıp utanmış bulunan fare;
“–Tevbe ettim, pişman oldum. Allah için olsun şu öldürücü, şu boğucu sudan beni geçir!” diye yalvardı.
Böylece deve, yine merhamet edip ona acıdı da:
“–Haydi! Sıçra da hörgücümün üstüne çık, otur! Bu sudan geçmek veya başkalarını geçirmek benim işimdir. Zira vazifem, senin gibi yüz binlerce âcize hizmetten ibarettir.” dedi ve fareyi nehrin öbür tarafına geçirdi.

Mesnevi’den alıntıdır


Bu yazı toplam 1 defa okundu.

Sizden Gelenler

Tarih : 11 Mayıs 2017 , Perşembe

Sabahattin Bayhan

Sayın Matur Osmanlı İmparatorluğunun batması hatta İngilizler tarafından işgal edilmesi sonucunda Osmanlı subaylarından yani bir toplumun bin yılda bir çıkarabildiği Kahramanlarından MUSTAFA KEMAL ATATÜRK VE Arkadaşları ile birlikte Bağımsız TÜRKİYE CUMHURİYETİ Devletini kurdular.Kurdukları Demokratik ve Laik bir devlette Dindarlar değil dinciler buna çok karşı çıktılar.Çünkü tekke ve zaviyeleri kapatıldı bunu hazmedemeyen dinciler 1920 yılından beri hep karşı çıktılar. Emperyalizm bunlara sürekli destek verdiler ve ülkemizin uçurumun kenarına gelmesinde büyük payları vardır.Bu dincilerin iki gün önce bir tv kanalında ATATÜRK'e karşı söyledikleri aşağılık sözler karşısında yerli basından bunlara karşı bir tepki göremedim ve üzüldüm (Yalnız Akşam haberlerinde Nurettin Eryılmaz köşesinde yazmış) Sizlerden beklentim lütfen bu sapıklara gereken yanıtın verilmesini sizlerden bekliyorum.Saygılar Sayın Matur 15 Temmuz Hain Darbe girişim olayını da TBMM de bir araştırma komisyonun kurulması gerekmez mi? diye düşünüyorum.

UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara


 


 


 

 



 



Site İçi Arama

Anket Sorusu Diğer Anketler

SAKARYA'NIN EN BÜYÜK SORUNU NEDİR?

PUAN DURUMU


altın


SAKARYADA HALI YIKAMA SAKARYA HABERLERİ Sakarya'da Kiralık VinçSakarya OtelleriSakarya OtelSAKARYA HALI YIKAMASAKARYA DÜĞÜN SALONLARIİZMİR YOGA